Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4783 E. 2026/341 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4783
Karar No
2026/341
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/595 Esas, 2024/291 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/158 Esas, 2022/428 Karar

Taraflar arasındaki çekişmeli taşınmazın kıyı kenar tahdidi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ..., Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı Hazine yönünden kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...... ili, ... ilçesi ............... Mahallesi 1 01... parsel sayılı taşınmazın müvekkili adına tapuya kayıtlı olduğunu, davalı kurum tarafından taşınmazların kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığına ilişkin tapuya şerh düşüldüğünü, taşınmaz bedelinin davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idare yönünden davanın husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, kıyı terkin davalarının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının talebi üzerine ve bu idare adına açıldığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı ..., Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı Hazine yönünden kabulüne, tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davanın zamanaşımı ve husumet sebebiyle reddi gerektiğini, bilirkişi raporunda tespit edilen bedelin çok yüksek olduğunu, davada davalı idarenin kusurunun olmadığını, mahkemece itirazlarının karşılar şekilde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunun bilimsellikten uzak, usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacı taraf lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazların bulunduğu yerde idarece oluşturulmuş kıyı kenar çizgisinin bulunup bulunmadığının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünden sorulduğu, idarece verilen cevabi yazısı ile dava konusu taşınmazı kapsayan önceden oluşturulmuş ve kıyı kenar çizgisine ait karar ve dayanağı olan belgeler ile kroki ve haritasının gönderildiği, mahallinde teknik bilirkişiler ile harita mühendisi aracılığıyla usulüne uygun keşfin icrası sonucu idarenin gönderdiği krokinin de araziye uygulanması sureti ile ayrıca zemindeki sazlık kısımlar, ............ Gölü'nün maksimum su kotu gibi unsurları da dikkate alınarak gözlem çukurları açılmak ve haritada işaretlenmek suretiyle kıyı kenar çizgisinin belirlendiği, bilirkişi heyetince taşınmazın kıyı kenar kısmında kalan miktarlarının gösterildiği, sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza o yörede mutat olarak ekilen münavebe ürünleri esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilerek taşınmazların bedelinin hesaplanmasında bir isabetsizlik görülmediği belirtilerek davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu ..... ili, ... ilçesi, ............... Mahallesi 1 01... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına 21.06.2022 tarihinde kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığına dair şerh verildiği, eldeki davanın 31.05.2022 tarihinde açıldığı, taşınmazların halen davacı üzerine kayıtlı olduğu ancak dosya kapsamında yer alan fen bilirkişisi raporuna göre taşınmazın tamamının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı ve davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığı anlaşılmaktadır.

3. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesinde ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine karar örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/4783, K. 2026/341, T. 14.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-4783-e-2026-341-k-fd83de6e1af6