Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/4532 E. 2026/340 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4532
- Karar No
- 2026/340
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/161 Esas, 2024/1910 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Isparta 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/281 Esas, 2023/515 Karar
Taraflar arasındaki taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptalinden kaynaklanan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın Hazine yönünden kabulüne, davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ... davalı ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .......... ili, ..., ......... Mahallesi 2 46... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilerek orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiğini, mülkiyet hakkı ihlal edildiğinden 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca zararının tazmini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın Hazine yönünden kabulüne, davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... davalı ... vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de kararın işletilen faiz, Orman Yönetimi lehine hükmedilen vekâlet ücreti ve bedel yönünden hatalı olduğunu, Orman Yönetimi tarafından dava açılmadığından davanın Hazine ve Orman Yönetimine karşı açıldığını, pasif husumetten ret ile vekâlet ücreti kararının hatalı olduğunu, dava tarihi itibarıyla tapuya şerh koymuş olan ve başkaca işlem yapmamış olan Orman Yönetiminin davanın açılmasından sorumlu olduğunu, faizin dava tarihinden itibaren işletilmesi gerekirken dosyanın tefrik edildiği tarihten itibaren işletildiğini, bilirkişi kök raporunda objektif değer artışı %100 iken, ek raporda bu oranın %60'a düşürüldüğünü, hangi kriterlere göre düşürüldüğünün belirtilmediğini, taşınmazın bulunduğu bölgede bilirkişi heyetince hesaplanmış olan m² fiyatına hiçbir tarla vasfında arazi satılmadığını, taşınmazın özellikleri, şerhe yakın oluşu, ana yola cephesi olması, arsa vasfında olabileceği ve emsal tapu kayıtları da gözetildiğinde m² birim fiyatının en az 200,00 TL olması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu olayda 05.09.1973 tarihinde ilan edilen orman tahdidine karşı davacı tarafından süresi içinde dava açılmadığını, kadastro tespitinin 05.09.1974 tarihinde itirazsız kesinleştiğini, kadastro tespitinin kesinleşmesine davacı kusuru ile sebebiyet verdiğinden bu nedenle illiyet bağının kesildiği gözetilerek davacının tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu parsel için fahiş olarak %60 olarak belirlenmesinin yasaya aykırı olduğunu, tapunun iptaline esas mahkeme kararının kesinleşme tarihi 2021 yılı olmasına karşı dava konusu taşınmazın değer hesabında son 5 yılın verilerinin ortalamasının esas alınmasının hatalı olduğunu, yetişebilecek ürünün miktarı yüksek tutularak elde edilebilecek net gelirin olması gerekenden fazla hesap edildiğini, maliyet ve masrafın da düşük kabul edildiğini, verimsiz nitelikte kıraç araziden her yıl verim alındığı mantığı ile değer tespiti yapılmasının doğru olmadığını, gelir hesabında nadas indirimi yapılmadığını, bilirkişilerce veya mahkeme tarafından bilirkişiye hesaplattırılan değer üzerinden bir miktar veya oranda hakkaniyet indirimi yapılarak adil bir sonuca ulaşılmadığını, kesinleşen orman kadastrosu gereği orman sayılan yerler hakkında şahıslar adına tapu kaydı oluşturulmasının mümkün olmayacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci dayalı tazminat davalarında husumetin Hazineye yöneltilmesi gerektiğinden, davanın yöneltildiği Orman Yönetimi yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde ve bu ret kararı nedeniyle Orman Yönetimi yararına maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı; davalı ... yönünden ise taşınmazın bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre arazi niteliğinde olduğu kabul edilerek net gelir yöntemine göre hesaplama yapan rapor doğrultusunda ve taşınmazın tapu iptal kararının kesinleştiği tarihin dava tarihinden sonrası olması karşısında kesinleşme tarihi esas alınarak gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde ve her ne kadar davacı vekilince sunulan istinaf dilekçesinde tefrik tarihinden faiz işletildiği iddia edilmiş ise de tapu kaydını iptal eden mahkeme kararının kesinleşme tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasında usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacı ... davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; dava konusu taşınmazın kök parselinin 26.06.1954 tarihinde tapulama ile davacılar murisi adına tescil edildiği, ... tarafından açılan dava sonucunda Isparta 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/315 Esas, 2021/201 Karar sayılı kararı ile tamamının orman tahdit sınırı içinde kaldığı gerekçesiyle tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine 08.09.2021 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 28.06.2020 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
3.Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ... davalı ... vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.