Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/2966 E. 2025/15082 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2966
- Karar No
- 2025/15082
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2015 Esas, 2024/2384 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Mudanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/365 Esas, 2024/347 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
l. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 15 11... parsel sayılı taşınmazın davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmadığı hâlde, imar planında hastane alanı olarak ayrıldığım, bu nedenle mülkiyet hakkının kısıtlandığını, taşınmaza hukuken el atıldığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza müvekkil idarenin el atmasının söz konusu olmadığından dava şartı yokluğundan işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin düşük olduğunu, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, nispi vekâlet ücretine ve tazminat bedeline dava tarihinden itibaren işleyecek Anayasa'nın 46 ncı maddenin son fıkrası gereği kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; sorumluluğun ... Belediye Başkanlığı ve Sağlık Bakanlığında olduğunu, husumet yokluğu nedeniyle müvekkil idare açısından davanın reddinin gerektiğini, dava konusu taşınmaza hukuki ya da fiili el atmanın söz konusu olmadığını, bedelin yüksek belirlendiğini, emsalin hatalı bir emsal olduğunu olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın uzun yıllardan beri kamu hizmetine tahsis edilmiş olması nedeniyle, fiilen el atılmamış olsa dahi mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeniyle kamulaştırmasız el atma olgusu gerçekleşmiş olup, taşınmazın aynına ilişkin bu davaya bakmak adli yargının görevi olduğu, İlk Derece Mahkemesince taşınmazın sağlık alanı olarak planda aynlmasına ilişkin Sağlık Bakanlığının bu yönde bir talebinin olmadığı, taşınmazın planda sağlık alanı olarak ilgili belediyece resen plana alındığı anlaşılmakta olup davalının husumete yönelik itirazının yerinde olmadığı, arsa niteliğindeki taşınmaza, mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre değer biçilmesi sonuç değerin de bölge koşullarına uygun olması gözetildiğinde isabetli olduğu, 6745 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 1'de hukuki el atma düzenlendiğinden, hukuken el atılan dava konusu taşınmaz yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları gereği İlk Derece Mahkemesince maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinde ve hükmedilen tazminat miktarına yasal faiz uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 15 11... parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak dava tarihi itibarıyla değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin tüm, davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
4. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun (3194 sayılı Kanun) 18 inci maddesine 04.07.2019 tarihinde 7181 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile eklenen ek fıkra uyarınca "Belediye veya valiliğin; parselasyon planlarını, imar planlarının kesinleşme tarihinden itibaren beş yıl içinde yapması ve onaylaması esastır. Parselasyon planı yapmamaları sebebiyle doğacak her türlü kamulaştırma iş ve işlemlerinden belediyeler veya valilikler sorumludur." hükmü getirilmiştir.
5. Bu açıklama doğrultusunda somut olayın incelenmesi neticesinde; dava konusu taşınmazın 18.07.2011 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli Mudanya Revizyon İmar Planında "Hastane Alanı" olarak ayrıldığı ve Belediye tarafından yapılan parselasyon işlemi ile 3194 sayılı Kanun’un 18 nci maddesi uyarınca taşınmazdan %40 oranında düzenleme ortalık payı kesilmek suretiyle taşınmazın imar parseli haline getirildiği anlaşılmıştır.
6. Bu itibarla; dava konusu taşınmazın kamulaştırma yetki ve sorumluluğunun Sağlık Bakanlığına ait olduğu gözetilmeden taşınmaz bedelinin davalı Belediyeden tahsiline karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacılar vekilinin tüm, davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.