Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/2534 E. 2025/5768 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2534
Karar No
2025/5768
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1706 E., 2025/766 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karabük 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/67 E., 2023/292 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı bankadan kredi kullandığını, emekli maaşından muvafakati olmadan kredi nedeniyle kesintiler yapıldığını, muvafakat verilmiş olsa bile yasa ve Yargıtay kararları uyarınca geçersiz olduğunu, davalı bankanın müvekkilinin kullandığı krediye istinaden haksız olarak kesinti yaptığı tutarların tespit edilerek müvekkiline iade edilmesi gerektiğini ileri sürerek; emekli maaşından yapılan kesintinin iptalini ve önceden yapılmış toplam 19.132,81 TL kesintinin, hesaplanacak faiziyle birlikte istirdadını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili Bankanın alacağını tahsil etmek amacıyla davacı tarafından imzalanan sözleşmede kendisine tanınan hak ve yetkiler çerçevesinde hukuka uygun olarak kesintiler yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının, davacı tarafından imzalanan 10.03.2017 tarihli "Muvafakatname, Taahütname, Virman, Takas Ve Mahsup Talimatı" isimli belgeye dayalı olarak emekli maaşından kesinti yaptığını bildirdiğini, davacının bu belgedeki imzayı inkâr ettiği, imza incelemesi kapsamında Ankara Jandarma Kriminal Labaratuvar Müdürlüğünden alınan 27.04.2023 tarihli raporda, belge üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olmasının kuvvetle muhtemel olduğunun bildirildiği, buna göre dava konusu 10.03.2017 tarihli muvafakatnamedeki imzanın davacı tarafından imzalandığı, davacının kesinti yapılacağını bilerek muvafakat ve taahhütte bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalı tarafından sunulan ''muvafakatname, taahütname, virman, takas ve mahsup talimatı'' isimli belgedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, Mahkemece eksik imza incelemesi yapılarak karar verildiğini, belgeyi ve imzayı kabul anlamına gelmemekle birlikte banka tarafından sunulan belgenin haksız şart niteliğinde olduğunu, Karabük 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/91 E., 2019/520 K. sayılı ilamıyla, tarafı, sebebi ve konusu aynı olan işbu dava nezdinde taleplerinin kabul edildiğini ve ilgili ilamın kesinleştiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen tüketici kredi sözleşmesinden kaynaklanan banka alacağı sebebiyle emekli maaşından yapılan kesintinin iptali ile kesintilerin iadesi istemine ilişkindir. Somut olayda davacı, davalı Banka tarafından emekli maaşından rızası dışında kesinti yapıldığını, bu konuda 13.11.2018 tarihinde Karabük İl Tüketici Hakem Heyeti Başkanlığına başvuruda bulunduğunu, başvurunun reddedilmesi üzerine kararın iptali için dava açtığını, Karabük 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/91 E., 2019/250 K. sayılı dosyasında davanın kabul edilerek Hakem Heyeti Başkanlığının 18.03.2019 tarihli kararının iptaline karar verildiğini, bu karara rağmen Banka tarafından kesinti yapılmaya devam edildiğini ileri sürerek, kesintinin iptalini ve davalıdan tahsilini talep etmiştir. Karabük 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/91 E., 2019/250 K. sayılı dosyasının incelenmesinde; davaya konu kesintilerin, ancak davacıdan alınan muvafakatname hükümleri gereğince yapılabileceği, muvafakatname asılının dosyaya sunulması için davalıya verilen kesin süre içerisinde dosyaya sunulmadığı, içeriği somutlaştırılmayan maaş kesintilerinin tüketiciden alınacağına dair hükümlerin haksız şart olduğu, davacının maaşından yapılan kesintinin haksız tahsilat olduğu gerekçesiyle, İl Hakem Heyeti Başkanlığının 18.03.2019 tarihli ret kararının iptaline kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Yukarıda yer alan bilgiler ışığında; Hakem Heyetine müracaatla kesintilerin haksız olduğunun Karabük 1. Asliye Hukuk Mahkemesince tespit edilip kesin olarak hüküm altına alındığı, davacının kesin hükme dayanarak yapılan kesintilerin iadesini talep etme hakkının bulunduğu anlaşılmakla, kesin hükme rağmen, yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2534, K. 2025/5768, T. 01.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-2534-e-2025-5768-k-c654c69a732c