Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/2259 E. 2025/5595 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2259
- Karar No
- 2025/5595
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1960 E., 2025/607 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/135 E., 2023/197 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili Üniversitenin hak edişlerinden hukuka aykırı kesinti yapıldığını, aynı konuya ilişkin 154.891,87 TL'lik faiz kesintisine ilişkin davalı kuruma karşı açılan davada; Zonguldak 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/145 E.-2022/90 K. sayılı ilamı ile davanın kabulüne karar verildiğini, davalı Kurum tarafından hak edişlerinden yapılan 566.160,00 TL kesinti nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile kesintinin yapıldığı 03.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı Kurumdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; mahkemenin yetkili olmadığını, hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığını, dava konusu faturaların (maluliyet faturaları) ödenmeme sebeplerinin davacının faturaları MEDULA sistemi üzerinden müvekkili Kuruma fatura etmemesi ve yürürlükte olan Sağlık Uygulama Tebliği'nin (SUT) (5.2.1) maddesine aykırı olarak ilgili hastanenin faturalarında 3 aylık sürenin aşılmasından dolayı ödeme yapılmadığını, yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi heyet raporu doğrultusunda, SUT hükümleri çerçevesinde bilirkişi raporundaki listede gösterilen ilk 11 hastanın SUT'da GR1105 kodlu malzemenin kullanımını gerektirir nörovasküler bir işlemin söz konusu olmaması, listede gösterilen 12. ila 8. sıradaki 7 hasta için ise aort anevrizma tedavi işlemleri uygulanmasına rağmen koil embilizasyon tedavi kodunun girilmediği bu sebeple davalı tarafından SUT hükümleri kapsamında ödeme yapılmamasının haklı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça Zonguldak 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/145 E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporundaki Radyoloji Uzmanı bilirkişi görüşü ile eldeki davada alınan bilirkişi raporunun çelişkili olduğu ileri sürülmüş ise de, anılan davanın faizin haksızlığına ilişkin olduğu, faizin iptaline karar verildiği, eldeki davanın ise yapılan işlemin hukuka uygun olup olmadığı noktasında toplandığı, o davada alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınmadığı ve faiz hesabının incelendiği, bu nedenlerle iki dava dosyasındaki bilirkişi raporlarının çelişki oluşturmadığı, eldeki davada alınan bilirkişi heyetinin konusunda uzman bilirkişilerden teşekkül ettiği, Mahkemece hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, Zonguldak 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/145 E. sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporuna değinilmediğini, rapor arasında çelişki olduğundan yeni bir bilirkişi raporu alınmasını talep etmelerine rağmen bu husustaki taleplerinin gözetilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından davacı kamu üniversitesi sağlık sağlık sunucusunun hak edişlerinden yapılan kesintinin tahsili istemine ilişkindir. 1. Dava dosyasının incelenmesinde; taraflar arasında, davacı kamu üniversitesi sağlık hizmeti sunucusunun davalı Kurum sigortalılarına sağlık hizmeti sunmasına ilişkin sözleşme bulunduğu, davalı Kurum tarafından dava dışı hastalara uygulanan tetkik ve tedavi işlemleri ile tedavi sırasında kullanılan malzemelerin taraflar arasındaki sözleşme ile SUT hükümlerine aykırı olduğundan bahisle davacının hak edişlerinden 566.160,00 TL kesinti uygulandığı anlaşılmaktadır. Davaya konu uyuşmazlık, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun (5510 sayılı Kanun) 97. maddesinin (7.) fıkrasına dayanmakta olup, anılan fıkra; “(Değişik yedinci fıkra: 18.02.2009-5838/2 md.) Sağlık hizmeti sunucuları, sunmuş oldukları hizmetlere ilişkin bir ay içinde düzenledikleri fatura ve eki belgeleri izleyen ayın onbeşine kadar Kuruma teslim ederler. Fatura teslim tarihi; süresi içinde teslim edilen faturalar için teslim edildiği ayın onbeşinci günü, süresi içinde teslim edilmeyen faturalar için ise teslim edildiği ayı takip eden ayın onbeşinci günü olarak kabul edilir. Fatura bedelinin tamamı, fatura teslim tarihinden itibaren, altmış gün içinde, sağlık hizmet sunucularına avans olarak ödenir. Fatura ve eki belgeler, fatura teslim tarihinden itibaren üç ay içinde incelenerek avans hesabı kapatılır. İnceleme süresinin takip eden mali yıla sirayet etmesi durumunda, avans artıkları hakkında 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 35. maddesindeki akreditiflere ilişkin hükümler uygulanır.” hükmünü içermektedir. Ne var ki 22.12.2022 tarihli ve 7429 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici 90. Maddesinde; ''Genel sağlık sigortası kapsamında yer alan kişilere, finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerine ilişkin olarak Kurum ile götürü bedel üzerinden hizmet alım sözleşmesi imzalayan kamu üniversitesi sağlık hizmeti sunucularının sözleşmeyi imzaladıkları mali yıldan önce düzenleyerek 97. maddenin yedinci fıkrasına göre Kuruma teslim ettikleri fatura ve eki belgelerin, belirlenen sürelerde inceleme sürecinin tamamlanamaması nedeniyle, ödenen avans tutarları bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden bir ay içerisinde başkaca bir işleme gerek kalmaksızın Kurumca giderleştirilir. Götürü bedel üzerinden hizmet alım sözleşmesi imzalamış kamu üniversitesi sağlık hizmeti sunucularınca sözleşme öncesinde incelenen fatura dönemine ait oluşan kesinti tutarlarına karşı açtıkları davalardan kesinleşmemiş olanlarının tamamından bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen süre içerisinde feragat ederler. Sağlık hizmeti sunucusu tarafından itiraza konu edilmemiş olsa da bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce incelenen fatura dönemine ait oluşan tutarlardan sağlık hizmet sunucusunun mahsup edilmeyen alacakları Kurum tarafından terkin edilir.'' hükmü getirilmiştir. Yine 5510 sayılı Kanun'a 27.12.2023 tarihli ve 7491 sayılı Kanun ile eklenen geçici 99. maddede de; "2023 yılında götürü bedel üzerinden hizmet alımsözleşmesi yapılmış kamu üniversite sağlık hizmeti sunucularının Kuruma 31/12/2023 tarihine kadar bu sözleşme kapsamında verdikleri tedavi hizmetlerine ilişkin toplam tahakkuk tutarının götürü bedel sözleşme tutarından düşük olması durumunda, aradaki fark terkin edilir. Terkin edilen tutar, Bakanlık bütçesine bu amaçla tahsis edilecek ödenekten karşılanır." hükmünü içermektedir. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; yargılama sırasında yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un geçici 90. ve 99. maddeleri ile getirilen düzenlemelerin, devam etmekte olan davalarda da uygulanacak şekilde geçmişe yürütüldüğü gözetilerek bir değerlendirme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma sebebine göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Bozma sebebine göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer oladığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.