Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/2167 E. 2025/5398 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2167
- Karar No
- 2025/5398
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/260 E., 2024/1710 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/217 E., 2023/566 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi imzalandığını, davalı Kurumun anılan sözleşme ve mevzuata aykırı olarak 2009 yılı Temmuz ayı faturasından 924.582,36 TL haksız kesinti uyguladığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 924.582,36 TL'nin kesinti tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; itiraz konusu kesintilerin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.İlk Derece Mahkemesinin 25.11.2020 tarihli kararıyla; bilirkişi heyetinden alınan rapor doğrultusunda, davanın kısmen kabulü ile davalı Kurum tarafından davacının 2009/Temmuz ayı faturasından yapılan toplam 679.010,08 TL kesinti tutarının haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespiti ile bu tutarın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair 243.251,21 TL kesinti işleminin yerinde olduğunun ve 2.321,07 TL kesintinin haksız olduğunun ispatlanamadığının tespiti, bunların toplamı 245.572,28 TL'lik miktara ilişkin davacının alacak talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 04.04.2022 tarihli kararıyla; bilirkişi heyetinin kesinti işlemlerine esas tetkik ve tedavi işlemlerinin uygulandığı ana uzmanlık alanlarından oluşturulmadığı ve raporun bu hali ile yetersiz olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden inceleme yapmak üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2.İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; konusunda uzman hekimlerden oluşan bilirkişi heyetinden alınan rapor doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne, davacının 2009 yılı Temmuz ayı faturasından yapılan 655.463,69 TL lik kesintinin haksızlığının tespiti ile bu tutarın dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, dava dilekçesiyle kesinti tarihinden itibaren yasal faiz talep edilmiş olmasına rağmen, Mahkemece dava tarihinden itibaren avans faize hükmedildiği, davalı Kurumun haksız işlem tarihi olan kesintinin yapıldığı tarih itibariyle kesintiye uğrayan kısım yönünden temerrüde düştüğünün açık olduğu, davacı lehine kesinti tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olmasının doğru görülmediği, Mahkemece tacir olmayan davacı Üniversite lehine avans faizine hükmedilmesinin doğru görülmediği, davacı tarafın dava dilekçesinde yasal faiz talep etmiş olması karşısında da lehine yasal faize hükmedilmesi gerektiği, bu hususların düzeltilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği gerekçesiyle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, davanın kısmen kabulü ile, davacının 2009 yılı Temmuz ayı faturasından yapılan 655.463,69 TL'lik kesintinin haksızlığının tespiti ile bu tutarın kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; davalı Kurumun, hastalara uygulanan tedavinin gerekli olup olmadığı, teşhisin doğru konulup konulmadığı yönünde inceleme ve buna göre kesinti yapmasının mümkün olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili; 2009 temmuz dönemine ilişkin 32 branştaki 381 hastaya ait 3.494 işlemin ilgili alanlardaki hekim veya hekimler tarafından değerlendirilmesi ile mümkün olacağının, bilirkişilerce eksik inceleme ile değerlendirme yapıldığını, müvekkili Kurum aleyhine nisbi vekalet ücretine, yargılama harç ve giderleri ile faize ilişkin hüküm kurulmasının hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından davalı sağlık hizmeti sunucusunun hak edişlerinden yapılan kesintinin iadesi istemine ilişkindir. 1. Dava dosyasının incelenmesinde; taraflar arasında, davacı kamu Üniversitesi sağlık hizmeti sunucusunun davalı Kurum sigortalılarına sağlık hizmeti sunmasına ilişkin sözleşme bulunduğu, davalı Kurum tarafından dava dışı hastalara uygulanan tetkik ve tedavi işlemleri ile tedavi sırasında kullanılan malzemelerin taraflar arasındaki sözleşme ile SUT hükümlerine aykırı olduğundan bahisle davacının 2009 yılı Temmuz ayı faturasından 924.582,36 TL kesinti uygulandığı, hükme esas alınan 03.02.2023 tarihli kesinti işlemine konu branşlarda uzman olan bilirkişi heyetinden alınan rapora göre; davacının 2009 yılı Temmuz ayı faturasından yapılan 655.463,69 TL kesintinin yerinde olmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Davaya konu uyuşmazlık, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun (5510 sayılı Kanun) 97. maddesinin (7.) fıkrasına dayanmakta olup, anılan fıkra; “(Değişik yedinci fıkra: 18.02.2009-5838/2 md.) Sağlık hizmeti sunucuları, sunmuş oldukları hizmetlere ilişkin bir ay içinde düzenledikleri fatura ve eki belgeleri izleyen ayın onbeşine kadar Kuruma teslim ederler. Fatura teslim tarihi; süresi içinde teslim edilen faturalar için teslim edildiği ayın onbeşinci günü, süresi içinde teslim edilmeyen faturalar için ise teslim edildiği ayı takip eden ayın onbeşinci günü olarak kabul edilir. Fatura bedelinin tamamı, fatura teslim tarihinden itibaren, altmış gün içinde, sağlık hizmet sunucularına avans olarak ödenir. Fatura ve eki belgeler, fatura teslim tarihinden itibaren üç ay içinde incelenerek avans hesabı kapatılır. İnceleme süresinin takip eden mali yıla sirayet etmesi durumunda, avans artıkları hakkında 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 35. maddesindeki akreditiflere ilişkin hükümler uygulanır.” hükmünü içermektedir. Ne var ki, 22.12.2022 tarihli ve 7429 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici 90. maddede; ''Genel sağlık sigortası kapsamında yer alan kişilere, finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerine ilişkin olarak Kurum ile götürü bedel üzerinden hizmet alım sözleşmesi imzalayan kamu üniversitesi sağlık hizmeti sunucularının sözleşmeyi imzaladıkları mali yıldan önce düzenleyerek 97. maddenin yedinci fıkrasına göre Kuruma teslim ettikleri fatura ve eki belgelerin, belirlenen sürelerde inceleme sürecinin tamamlanamaması nedeniyle, ödenen avans tutarları bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden bir ay içerisinde başkaca bir işleme gerek kalmaksızın Kurumca giderleştirilir. Götürü bedel üzerinden hizmet alım sözleşmesi imzalamış kamu üniversitesi sağlık hizmeti sunucularınca sözleşme öncesinde incelenen fatura dönemine ait oluşan kesinti tutarlarına karşı açtıkları davalardan kesinleşmemiş olanlarının tamamından bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen süre içerisinde feragat ederler. Sağlık hizmeti sunucusu tarafından itiraza konu edilmemiş olsa da bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce incelenen fatura dönemine ait oluşan tutarlardan sağlık hizmet sunucusunun mahsup edilmeyen alacakları Kurum tarafından terkin edilir.'' hükmü getirilmiştir. Yine 5510 sayılı Kanun'a 27.12.2023 tarihli ve 7491 sayılı Kanun ile eklenen geçici 99. madde de; "2023 yılında götürü bedel üzerinden hizmet alımsözleşmesi yapılmış kamu üniversite sağlık hizmeti sunucularının Kuruma 31/12/2023 tarihine kadar bu sözleşme kapsamında verdikleri tedavi hizmetlerine ilişkin toplam tahakkuk tutarının götürü bedel sözleşme tutarından düşük olması durumunda, aradaki fark terkin edilir. Terkin edilen tutar, Bakanlık bütçesine bu amaçla tahsis edilecek ödenekten karşılanır." hükmünü içermektedir. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; yargılama sırasında yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un geçici 90. ve 99. maddeleri ile getirilen düzenlemelerin, devam etmekte olan davalarda da uygulanacak şekilde geçmişe yürütüldüğü gözetilerek bir değerlendirme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma sebebine göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'uun 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 2. Bozma sebebine göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.