Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/2177 E. 2025/5590 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2177
- Karar No
- 2025/5590
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/9 E., 2025/375 K. DAVA TARİHİ : 16.06.2011 İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/508 E., 2024/125 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı Kurum tarafından müvekkili Üniversitenin hak edişlerinden 2010 yılı Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran dönemine ilişkin mutabakat faizi (avans artığı faiz) adı altında haksız kesinti yapıldığını ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 TL'sinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili Kurumun, Kamu Zararlarının Tahsiline ilişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine tabi olduğunu, ilgili Yönetmeliğin 12. maddesi hükmüne göre müvekkili Kurum alacaklarına faiz uygulamasının yasal bir zorunluluk olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında yapılan hizmet sözleşmesinin götürü bedel üzerinden akdedildiği, 22.12.2022 yürürlük tarihli 7429 sayılı yasa ile 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa geçici madde olarak eklenen geçici 90. maddeye göre ''...Götürü bedel üzerinden hizmet alım sözleşmesi imzalamış kamu üniversitesi sağlık hizmeti sunucularınca sözleşme öncesinde incelenen fatura dönemine ait oluşan kesinti tutarlarına karşı açtıkları davalardan kesinleşmemiş olanlarının tamamından bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen süre içerisinde feragat ederler.'' hükmü dikkate alınarak davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, feragat kararının dava açıldıktan sonra yapılan yasal düzenleme gereği olduğundan davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmediği, tarafların yaptığı yargılama giderinin kendi üzerlerinde bırakıldığı gerekçesiyle; 5510 sayılı Kanunun geçici 90. Maddesi gereği açılan davanın reddine, davalı lehine verilen kararın yasa gereği olması nedeniyle vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili istinaf isteminde bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı vekiline Mahkeme kararının usulüne uygun biçimde 29.10.202 tarihinde tebliğ edildiği, en son 12.11.2024 tarihi akşamına kadar istinaf başvurusunda bulunulması gerekirken, davacı vekili tarafından 13.11.2024 tarihinde istinaf talebinde bulunulduğu gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf dilekçesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 346/1 maddesi gereğince ön inceleme aşamasında süreden reddine; katılma yolu ile başvuran davalı vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı Kanunun 348/2 maddesi gereğince reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; yapılan kesinti işleminin hukuka aykırı olduğunu, kesinti işlemine dair müvekkiline tebligat yapılmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili; yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu, müvekkili Kurum lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesini gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından davacının hak edişlerinden avans artığı faizi adı altında yapılan kesintinin iadesi istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle davacı vekiline Mahkeme kararının usulüne uygun biçimde 29.10.202 tarihinde tebliğ edildiği, en son 12.11.2024 tarihi gün sonuna kadar istinaf başvurusunda bulunulması gerekirken, davacı vekili tarafından 13.11.2024 tarihinde istinaf talebinde bulunulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf dilekçesinin 6100 sayılı Kanunun 346/1 maddesi gereğince ön inceleme aşamasında süreden reddine; katılma yolu ile başvuran davalı vekilinin istinaf talebinin aynı Kanunun 348/2 maddesi gereğince reddine karar verilmiş olmasının usul ve kanuna uygun bulunduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.