Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/17922 E. 2026/9470 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/17922
- Karar No
- 2026/9470
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2641 Esas, 2025/3430 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 132 60... parsel sayılı davacıların hissedarı olduğu dava konusu taşınmaza davalı idare tarafından el atıldığından bahisle kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat istemiyle davacılar tarafından davalı idare aleyhine açılan asıl ve birleştirilen davada, ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.11.2021 tarihli ve 2016/256 Esas, 2021/745 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verildiğini, işbu kararın istinaf edilmesi üzerine, istinaf mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda hukuken ve fiilen el atılan taşınmazın 1.743, 63... lik kısmının bedelinin 1.264.131,75 TL olup her bir davacının payına düşen tazminat bedelinin ise 147.602,77 TL olarak belirlendiğini, bu durumda hüküm altına alınması gereken toplam tazminat bedelinin 590.411,10 TL olarak tespit edildiğini, ancak taleple bağlı kalınarak karar verildiğini, talep edilmeyen kısım için dava açma zorunluluğu doğduğunu ileri sürerek taşınmazın dava tarihi itibarıyla belirlenecek olan rayiç değerinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin faiziyle birlikte davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsili ile davacılara payları oranında ödenmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptali ile davalı idare adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmaz hakkında yine aynı davacılar tarafından öncesinde açılıp istinaf incelemesi sonucu kesinleşen karara aykırı, mükerrer ve fazladan ödemeye sebebiyet verecek şekilde eksik inceleme sonucu hatalı karar verildiğini, söz konusu kesinleşen ilk davada, davacıların taşınmazdaki tüm hisselerinin iptal edilip davalı idare adına tesciline ve yol olarak tapudan terkinine karar verildiğini, davacıların taşınmazdaki payları gözetilerek fiilen ve hukuken el atılan taşınmazın 1.743,63 m²lik kısmının bedelinin, istinaf mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda toplam 590.411,10 TL olarak belirlendiğini, ancak asıl ve birleştirilen davada taleple bağlı kalınarak toplam 255.552,60 TL'nin hüküm altına alındığını, bu durumda bakiye kısım için ek dava açılabileceğini, eldeki davanın ek dava mahiyetinde olduğunu, bakiye alacak için açılan davada yeniden keşif yapılıp bilirkişi raporu alınmasına gerek bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olduğunu, ıslah harcı yatırılmadığı halde ıslah ile artırılan kısım üzerinden hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmaza dair kamulaştırmasız el atıldığından bahisle davacılar tarafından tazminat istemiyle açılan ve kesinleşen kısmi davada hükme esas alınan bilirkişi raporunun, yargısal denetimden geçerek taraflar yönünden kesinleştiği, açılan eldeki ek dava yönünden yeniden inceleme konusu yapılmasının hukuken mümkün olmadığı, hem tarafları hem de mahkemeyi bağlayacak şekilde kesin delil mahiyetini almış olduğu, bahse konu bilirkişi raporu ile davacıların payına isabet eden toplam tazminat bedelinin 590.411,10 TL olarak belirlendiği, ancak taleple bağlı kalınarak asıl ve birleştirilen davada toplam 255.552,60 TL üzerinden hüküm tesis edildiği, bu durumda ilk davada saklı tutulan 334.858,50 TL bedel üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza hukuki el atmadan kaynaklı tazminat alacağının kısmi davada ileri sürülmediğini, hukuki el atmaya dair kesinleşmiş bilirkişi raporunun bulunmadığını, taşınmazın dava tarihi itibarıyla belirlenecek olan rayiç değeri üzerinden hüküm kurulması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada saklı tutulan kısmın tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dava konusu taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmaksızın el atıldığından bahisle, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat istemiyle davacılar tarafından davalı idare aleyhine açılan kısmi davada, ıslah dilekçesi ile asıl davada 191.664,44 TL ile birleştirilen davada 63.888,16 TL'nin talep edildiği, ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/256 Esas, 2021/745 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verildiği, işbu kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, istinaf mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, taşınmaza fiilen ve hukuken davalı idare tarafından kamulaştırmasız el atıldığından bahisle davacıların payına isabet eden toplam tazminat bedelinin 590.411,10 TL olarak tespit edilip taleple bağlı kalınarak 255.552,60 TL üzerinden hüküm tesis edildiği, dava konusu taşınmazın davacılar adına olan tapu kaydının iptali ile davalı idare adına tesciline 21.02.2023 tarihinde kesin olarak karar verildiği, kararın 16.03.2023 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır.
3. Bu durumda; kısmi davada alınan ve kesinleşen hükmün dayanağını teşkil eden bilirkişi raporunun açılan eldeki ek dava yönünden hem tarafları hem de mahkemeyi bağlayacak nitelikte kesin bir delil mahiyetini almış olup; saklı tutulan bedele ilişkin açılan eldeki davada yeniden bilirkişi incelemesi yapılmaksızın işbu raporun hükme esas alınması yerindedir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.