Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/4126 E. 2026/3663 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/4126
- Karar No
- 2026/3663
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2026/217 E., 2026/174 K. DAVA TARİHİ : 22.03.2024 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 18. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/161 E., 2025/242 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı olarak sürekli işçi kadrosunda istihdam edildiğini, kadroya geçişinin 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile sağlandığını, hâlen davalı Bakanlığın kadrolu işçisi olarak çalışmaya devam ettiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini, ancak davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını, davacının fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacakları bakımından daha önce ... 57. İş Mahkemesinin 2021/672 Esas sayılı dosyasına kayıtlı olarak açılan davada Nisan 20 18... .01.2021 tarihleri arası dönem için fark ücret, Nisan 20 18... .12.2020 tarihleri arası dönem için fark ilave tediye ve Nisan 2018 ile Temmuz 2020 tarihleri arası dönem için fark ikramiye alacaklarının hüküm altına alındığını ve temyiz denetiminden geçerek kesinleşmiş olduğunu, ancak eksik ödemenin devam ettiğini, bu nedenle 15.01.2021 tarihinden itibaren fark ücret, 01.08.2020 tarihinden itibaren fark ikramiye, 15.12.2020 tarihinden itibaren fark ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, taleplerin belirsiz alacak davasına konu edilmesinin mümkün olmadığını, işçilerin sözleşmesinde ücrete ilişkin belirli bir oran yazılmış olsa dahi geçersiz olduğunu, 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçiş sonrası işçi ücretlerinin ... tarafından düzenlenen toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak belirlendiğini, davacının ücretinin düşürülmesi gibi bir uygulama söz konusu olmadığından dava konusu alacaklara hak kazanamayacağını, davacının hem bireysel iş sözleşmesinin ücret zammı hem de toplu iş sözleşmesi ile öngörülen ücret kriterlerinin uygulanmasını istemesinin mümkün olmadığını, aksi durumda çifte zam durumunun oluşacağını ve diğer personelin aldıkları ücretler arasında dengesizlik oluşacağını, ayrıca talep edilen faiz oranı ile faiz başlangıç tarihlerinin de hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin 29.04.2025 tarihli kaldırma kararı üzerine yeniden yapılan yargılama neticesinde, davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının ücretinin her ay asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair açık düzenleme olduğu, buna karşın 01.01.2019 tarihinde davacının 31.12.2018 tarihindeki ücretine sadece Çalışma ve ... Bakanlığı Genelgesindeki ... kararında belirtilen %4 oranındaki ücret zammının uygulandığı gerekçesiyle, belirsiz süreli iş sözleşmesi ile ... tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesinin ve davacının üyesi olduğu ... Sendikası ile imzalanan toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca ve davacının daha önce açmış olduğu dava ile hüküm altına alınan dönem gözetilmek suretiyle arabuluculuk son tutanak tarihine kadar hesaplama yapıldığı anlaşılan bilirkişi raporuna göre davacının fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarına ilişkin talebinin kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile kadroya geçişte imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının ücretinin her ay asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair açık düzenleme olduğu, davacının sözleşmede belirlenen ücretine ek olarak toplu iş sözleşmesi zamlarının uygulanması gerektiği, bilirkişi raporu ile davacının 15.01.2021-31.12.2022, 01.01.2023-14.03.2023 tarihleri arası fark ücret alacaklarının hesaplandığı, davacı vekilinin ıslah dilekçesi dikkate alınarak hesaplanan fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarının hüküm altına alınmasında hata bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. 2021 yılında günlük brüt asgari ücret tutarının 119,25 TL, toplu iş sözleşmesinde belirlenen taban ücretin ise bu rakamın %14,7 yukarısında olduğunu, dolayısıyla toplu iş sözleşmesi ile zaten günlük brüt asgari ücretin %14,7 üzerinde bir belirleme yapıldığını, bu sebeple İdare ile davacı arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmelerinde 01.01.2021 tarihi itibarıyla davacıların lehine alacak çıkmadığını, 2. 01.01.2022 ve sonrasına ilişkin alacaklar hesaplanırken toplu iş sözleşmesinin 33/II-(c) hükmü gereğince zam oranının davacının 31.12.2021 tarihindeki ücretine uygulanmasının gerektiğini, 31.12.2021 tarihindeki ücrete enflasyon farkı olan %25,47 ve Kamu Çerçeve Ek Protokolü'nde yapılması kararlaştırılan %2,5 oranında zammın uygulanması gerektiğini, ancak bilirkişi raporunda davacının 31.12.2021 tarihindeki ücreti yerine 01.01.2022 tarihindeki asgari ücretin % fazlası yevmiye dikkate alınarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, 3. Davacının ücret bordrolarından anlaşılacağı üzere davacının 31.12.2018 tarihli ücreti korunarak üzerine %4 oranında zam yapıldığını, herhangi bir ücret indirimine gidilmediğini, 4. Davacının ücretinin her seneki asgari ücrete yükseltilerek iş sözleşmesindeki oran üzerinden tekrar tespit edilmesi talebinin hukuka aykırı olduğunu, zira bireysel sözleşmede kastedilen asgari ücretin 2018 yılı asgari ücreti olduğunu ve kadroya geçiş ücretinin davacının 2018 yılı ücreti korunarak belirlendiğini, aksi yorumda davacı ve aynı durumda görev yapan sürekli işçilere hem asgari ücrete yapılan zammın hem de toplu iş sözleşmesinden kaynaklı zammın yapılması gibi (çifte zam) bir durum oluşturacağını ve bu durumun da ülke genelinde görev yapan tüm çalışanlar arasında eşitsizliğe yol açacağını, 5. Belirsiz süreli iş sözleşmesinde belirli bir oran yazılmış olsa dahi geçersiz olduğunu, 6. Alacaklara yürütülen faizin başlangıç tarihi ve türünün hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacağının bulunup bulunmadığı ile faiz türü ve faiz başlangıç tarihlerinin yerinde olup olmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.