Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2790 E. 2026/3665 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2790
Karar No
2026/3665
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2171 E., 2025/3463 K. DAVA TARİHİ : 19.02.2024 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 85. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/448 E., 2025/142 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı olarak sürekli işçi kadrosunda istihdam edildiğini, kadroya geçişinin 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile sağlandığını, hâlen davalı Bakanlığın kadrolu işçisi olarak çalışmaya devam ettiğini, iş yerinde yürürlükte olan toplu iş sözleşmelerinden yararlandığını, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini, ancak davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını daha önce ... 45 İş Mahkemesinin 03.11.2022 tarihli 2022/71 Esas ve 2022/640 Karar sayılı kararı ile 31.12.2021 tarihine kadar tespit edilen fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarının hüküm altına alınmış olduğunu, ancak eksik ödeme yapılmasına devam edildiğini iddia ederek, 01.01.20 22... .12.2023 tarihleri arasındaki döneme ilişkin ödenmeyen fark ücret, fark ikramiye, fark ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, dava konusu alacakların belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçiş sonrası işçi ücretlerinin ... tarafından düzenlenen toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak belirlendiğini, Bakanlığın genel uygulamasının hukuka uygun olduğunu, belirsiz süreli iş sözleşmelerinin 7. maddesinde ücrete ilişkin olarak belli bir oran yazılı olsa dahi geçersiz sayılacağını, davacının bir yandan bireysel iş sözleşmesindeki günlük brüt ücretin esas alınmasını bir yandan da toplu iş sözleşmesi ile öngörülen ücret kriterlerinin uygulanmasını istemesinin mümkün olmadığını, bu durumda işçilere hem asgari ücrete yapılan zammın hem de toplu iş sözleşmesinden kaynaklı zammın yapılması gibi (çifte zam) bir durum oluşacağını ve ücretlerin fahiş bir hâl alacağını, iddia edilenin aksine davacının ücretinin 2019 yılı asgari ücret seviyesine çekilerek bu ücrete %4 oranında ücret zammı uygulanmadığını, ücret bordrolarından anlaşılacağı üzere davacının 2018 yılı ücreti korunarak bu ücret üzerine %4 oranında ücret zammı yapıldığını, davacının ücretinin düşürülmesi gibi bir uygulama söz konusu olmadığından dava konusu alacaklara hak kazanamayacağını,yanı sıra talep edilen faiz oranı ile faiz başlangıç tarihlerinin de hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının ücretinin her ay asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair açık düzenleme olduğu,davacının 24.12.2019 tarihinde ... Sendikası üyesi olduğu ve bu sendika ile bağıtlanan toplu iş sözleşmelerinden yararlandığı, arabuluculuk son tutanak tarihine kadar hesaplamalar yapılan denetime elverişli bilirkişi raporuna itibar edildiği belirtilerek davacının fark ücret, fark ilave tediye ve fark ikramiye taleplerinin yerinde olduğunun değerlendirildiği gerekçesiyle bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalara göre davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporunda davacının bireysel iş sözleşmesinde ücretin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olduğu yönündeki düzenleme doğrultusunda davacının ücretinin ve fark alacak tutarlarının davacı talebi de dikkate alınarak arabuluculuk son tutanak tarihine kadar denetime elverişli şekilde belirlendiği, uygulanan faiz türlerinde ve arabuluculuk son tutanak tarihi olarak kabul edilen faiz başlangıç tarihinde de bir aykırılık bulunmadığı, davalı vekilince derdestlik itirazında bulunulmuş ise de eldeki davanın 01.01.2022-31.12.2023 dönemine ilişin olduğu, Uyap üzerinden yapılan sorgulamada ... 45. İş Mahkemesinin 2022/ 71... /640 Karar sayılı dosyasında ise 31.12.2021 tarihine kadar olan dönem bakımından talepte bulunulduğu, yine ... 24. İş Mahkemesinin 2020/3 34... /590 Karar sayılı dosyasına konu fark ücret alacağının talep ve hesap döneminin mevcut dosyada talep olunan dönemden farklı olduğu, her iki kararın da istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını, 2. Davacının dava konusu alacakları daha önce ... 45. İş Mahkemesinin 2022/71 Esas ve ... 24. İş Mahkemesi 2020/334 Esas sayılı dosyalarından da talep ettiğinin gözetilmediğini, 3. Davacı gibi sürekli işçi kadrosuna geçen işçilerin ücret ile diğer mali ve sosyal haklarının ... tarafından yürürlüğe konulan toplu iş sözleşmesinin uygulanması ile oluşan ücret ve diğer mali ve sosyal haklardan fazla olamayacağını, 4. Davacının 2018 yılı ücreti korunarak %4 oranında zam yapılmış olduğunu ücrette düşüm söz konusu olmadığını, davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu alacaklara hak kazanamayacağının açık olduğunu, 5. Davacıya ait ücret bordrolarının incelenmesinden davacının toplu iş sözleşmesinde belirlenen ücret zammından ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklı diğer ücret eklerinden yararlandığının anlaşılacağını, bir yandan toplu iş sözleşmesi ile ücretinde artış olan davacının diğer yandan bireysel iş sözleşmesindeki günlük brüt ücretinin esas alınmasını isteme hakkının mümkün olmadığını, 6. Davacı ve aynı durumda olan sürekli işçilerin ücretine hem asgari ücrete yapılan zammın hem de toplu iş sözleşmesinden kaynaklı zammın uygulanmasının çifte zam durumu oluşturduğunu, bu durumun diğer çalışanlar ile eşitsizliğe yol açacağını, aynı konuya ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararları arasında çelişkiler bulunduğu, kararlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, 7. Alacaklara yürütülen faizin başlangıç tarihi ve türünün hatalı olduğunu, ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile fark ücret,fark ikramiye ve fark ilave tediye alacağının bulunup bulunmadığı, derdestlik itirazının haklı olup olmadığı ile faiz türü ve faiz başlangıç tarihlerinin yerinde olup olmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle ; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/2790, K. 2026/3665, T. 22.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-2790-e-2026-3665-k-2fe2e9a82954