Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/17491 E. 2026/8326 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/17491
- Karar No
- 2026/8326
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2278 Esas, 2025/2707 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar
Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 inci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 19.150 m² yüzölçümlü 985 parsel sayılı tarla vasıflı taşınmazı satın aldığını, taşınmazda yüzölçüm değişikliği yapılarak 7.042,22 m² ... olamak üzere 1 02... parsel olarak tapuya tescil edildiğinden, uğranılan zararın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Hazineden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumetin kendilerine düşmediğini, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının dikkate alınmadığını, yüzölçüm farklılığının parsel sınırlarının değişmesinden kaynaklanmadığını, vaki azalma ölçüm hatasından kaynaklanmış olduğundan sorumlu olunamayacağını, fiili bir zararın söz konusu olmadığını, dava tarihi itibarıyla değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, zararın doğduğu tarihin dikkate alınması gerektiğini, kapitalizasyon faizi ve objektif değer artışını kabul etmediklerini, parsel çapında hata bulunmadığını, hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yenileme çalışması sonrası taşınmazın yüzölçümünün küçülmesi sebebiyle davacının zararının oluştuğu, küçülmenin dava konusu parselin tesis kadastrosundaki teknik olarak hatalı alan hesabından kaynaklandığı, 30.09.2022 tarihli jeodezi mühendisinin sunmuş olduğu rapor, 26.10.2022 tarihli heyet raporu gereğince davacının satın alması sonrası yapılan işlemler nedeni ile yüzölçümü küçülmesinin meydana geldiği, bundan dolayı yenileme ve sayısallaştırma işleminin tescili ile davacının zararı oluşmakla bu tarihin değerlendirme tarihi olarak belirlenmesi gerektiği, bu kapsamda geri çevirme sonucunda alınan 26.09.2025 tarihli ek rapor gereği dava konusu taşınmazın bilirkişi heyetince arazi niteliği ve net gelir yöntemine göre metrekaresinin 171,20 TL/m² olarak belirlendiği, aynı yer ve konumda olan taşınmazlara ilişkin olarak ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2023/1659 Esas, 2025/672 Karar; ... Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesinin 2022/854 Esas, 2023/2147 Karar sayılı dosyalarda alınan metrekare birim fiyatı ve fiyatın belirlenmesinde uygulanan değer artış oranları dikkate alınarak ek rapor ile belirlenen 2.072.851,94 TL değerin yerinde olduğu ve bu miktar üzerinden davanın kabulü gerektiğinden, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, ek rapora karşı diyeceklerinin sorulmadığını, raporunu tebliğ edilmemesinin zararın doğru hesaplanmasını imkansız hale getirdiğini, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; ek raporun tebliğ edilmediği hususunu ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının dava konusu 19.150,00 m² yüzölçümlü taşınmaza 1994 yılında satış yoluyla malik olduğu, alanın hatalı olduğuna dair şerhin tapuya 2019 yılında konulmuş olduğu ve yapılan yenileme çalışmaları sonucu da 3402 sayılı Kanun'un Ek-1 fıkrası uyarınca yapılan çalışma sonucunda yüzölçümünün 7.042,22 m² olarak tespit edilip 1 02... parsel numarası ile davacı adına 30.06.2021 tarihinde tapuya tescil edildiği, tapu alanında 12.107,78 m² azalma olduğu, aradaki farkın ölçüm hatasından kaynaklandığı, parselin zeminde ve paftasında gösterilen sınırlarında herhangi bir eylemli değişiklik olmadığı, fiilen tasarruf edilen sınırlar ile paftasındaki sınırların aynı olduğu, komşu taşınmazlarla sınır ihtilafının bulunmadığı, düzeltmeden komşu parsel maliklerinin etkilenmediği, aradaki farkın hemen hemen 1/3 oranına yakın olduğu, farkın bilinebilecek ve ayırt edilebilecek durumda olduğu, 4721 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "durumun gereğine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimsenin iyi niyet iddiasında bulunamaz" hükmü ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.02.2025 tarihli ve 2023/5-16 Esas, 2025/36 Karar sayılı kararı karşısında davacının iyi niyetli olduğunun kabulü mümkün olmadığı dikkate alınıp tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda tapu sicilinin tutulmasından kaynaklı bir zararın doğmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin tüm, davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.