Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/16402 E. 2026/5181 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/16402
Karar No
2026/5181
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/521 Esas, 2024/1302 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/366 Esas, 2022/493 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idareler vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ile davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Antalya ili, ..., ... Mahallesi 276 07... parsel sayılı taşınmazda hissesi bulunduğunu, taşınmazın imar planında ilköğretim okulu alanı olarak planlandığını, uygulama imar planı yapıldıktan sonra iş bu taşınmaza geçerli bir kamulaştırma uygulaması yapılmaksızın yol yapılmak suretiyle de fiilen el atılmış olduğunu ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın belediye tarafından fiilen yol olarak kullanıldığını, müvekkilinin el atmasının bulunmadığını, imar planı belediye tarafından yapıldığından sorumluluğun ilgili belediyeye ait olduğunu belirterek davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından dava konusu parsele okul yapılmak suretiyle herhangi bir fiili el atmanın söz konusu olmadığını, parselin kullanım hakkının imar planlarında okul alanında kalması sebebiyle Maliye Hazinesi adına ait olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın husumetten reddi gerektiğini, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, el atma tarihindeki nitelikleri esas alınarak değer biçilmesi gerektiğini, ıslahla arttırılan miktara ıslah tarihinden faiz işletilmesi, belirlenen bedelin yüksek olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın husumetten reddi gerektiğini, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, rapora karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, emsalin uygun olmadığını, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, ıslahla artırılan miktara ıslah tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu ... Mahallesi 276 07... parsel sayılı taşınmaz arsa niteliği ve 9.592,77 m² yüzölçümü ile tapuda kayıtlı olup, davacının murisi ....’ün (... oğlu) taşınmazda 35413/319759 payla paydaş olduğu, dava dilekçesi ekinde sunulan Antalya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 27.09.2004 tarihli ve 2004/1918 Esas, 2004/2114 Karar sayılı veraset ilamına göre davacı ...’un 3/20 payla murisin yasal mirasçıları arasında yer aldığı, ... Kentsel Tasarım Müdürlüğünün 19.08.2022 tarihli yazısına göre dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ilköğretim okulu alanı olarak planlandığı, imar planının 02.09.2015 tarihinde yapıldığı, 2022 yılı emlak vergisine esas arsa m² birim değerinin 53,00 TL/m² olduğu, ... Emlak ve İstimlak Müdürlüğünün 17.11.2022 tarihli yazısına göre dava konusu taşınmazın imar uygulaması sonucunda oluşan imar parseli olduğu, uygulama sırasında düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığı, mahallinde yapılan keşif sırasındaki gözlemde taşınmaz üzerinde yol ve gecekondu evler bulunduğu tespit edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında taşınmaz üzerinde bulunan yolların bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.164,00 m² ve (B) harfi ile gösterilen 249,00 m² olmak üzere toplam yol alanının 1.413,00 m² olduğu, bu kısımdan dolayı sorumluluğun ...’na ait olduğu, taşınmazın yol dışında olan ve imar planında ilköğretim alanında kalan kısmının ise 8.179,77 m² olduğu, her ne kadar bu kısma fiilen el atma yok ise de 2942 sayılı Kanun’un Ek 1 inci maddesi, taşınmazın imar planında ilköğretim okulu alanı olarak düzenlenme tarihi gözetildiğinde, taşınmazın yol olarak el atılan kısımları dışında kalan kısmından plandaki özgüleme amacına göre davalı ...’nın sorumlu olduğu kanaati ile mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda alınan bilirkişi kurulu raporunda davaya konu taşınmazın arsa vasfında olduğu kabul edilerek emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kıyaslamaya ... Mahallesi 267 07... parsel sayılı taşınmazın 03.04.2017 tarihli satışının esas alındığı, dava konusu taşınmazla benzer özelliklere sahip olduğu, emsal alınan satışın dava tarihinden önce, gerçek kişiler arasında ve tapuda yapıldığı, mukayese emsal olarak kabul edilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı, emsal taşınmazın 2022 yılı emlak vergi değerinin 55,00 TL/m² olduğu, ... Emlak ve İstimlak Müdürlüğü’nün 13.12.2022 tarihli yazısına göre emsal taşınmazın imar uygulaması sonucunda oluşan imar parseli olduğu, bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın özelliklerinin karşılaştırılması sonucunda emsalin dava konusu taşınmazdan daha değerli olduğu kabul edilerek m2 birim fiyatının tespit edildiği, taşınmazın tapu kaydındaki irtifak hakları nedeni ile değer kaybı oranının %3 olarak tespit edildiği ve bu şekilde bulunan metrekare değerinin taşınmazın bulunduğu konum itibarı ile denetimden geçen paydaş dosyaları ile de uyumlu olduğu, ancak tescil hükmü, harç ve vekâlet ücretine ilişkin yanlışlıkların düzeltilebilmesi bakımından ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmak sureti ile yeniden hüküm tesis edildiği, davanın kamulaştırmasız el atma nedeni ile tazminat istemine ilişkin olması sebebi ile değerlendirmenin dava tarihine göre yapılması ve faize de dava tarihinden itibaren hükmedilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davalı ...’nın sorumlu olduğu miktar üzerinden maktu karar harcına hükmedilmiş ise de, taşınmaza fiilen el atılmış olması gözetildiğinde, 7421 sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a ek 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının eldeki dava yönünden uygulanmasının mümkün olmadığı belirtilerek, kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken karar harcı nedeni ile kararın kaldırılması gerektiği gibi, davalı ...’nın sorumlu olduğu tazminat miktarı yönünden anılan davalı aleyhine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği halde nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi de doğru olmadığından davalı idare vekilinin vekâlet ücretine yönelik olarak ileri sürdüğü istinaf sebebi de yerinde görümekle davalı idareler vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... yönünden maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 4 üncü maddesinde sadece harçların maktu olacağı düzenlendiğinden vekâlet ücreti yönünden hükmün düzeltilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş ayrıca taşınmazın Maliye Hazinesi adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin belirlenmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsiline ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4.Dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali yönünden geri çevrilme ilamımız sonrası dosyaya eklenen 18.11.2025 tarihli sayısal koordinatları içerir fen bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.

5. Dava konusu taşınmazın imar planında okul alanında kalan kısmı yönünden taşınmazın Maliye Hazinesi adına tescili ile yetinilmesi gerekirken, ... adına tesciline karar verilmesi doğru değildir.

Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; a) (2) numaralı bendinin (c) ve (d) alt bentlerinde yer alan “21.10.2022 tarihli” ibaresi hükümden çıkartılarak yerine ayrı ayrı “18.11.2025 tarihli” ibaresinin yazılması,

b) (2) numaralı bendinin (d) alt bendinde yer alan “davalı ...” ibaresi çıkarılması, yerine "Hazine" kelimesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/16402, K. 2026/5181, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-16402-e-2026-5181-k-1af35e6c0cdb