Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12175 E. 2026/5176 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/12175
Karar No
2026/5176
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1247 Esas, 2025/1231 Karar KARAR : Esastan ret / Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/4 Esas, 2023/237 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, , Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun davalı idare vekili yönünden esastan reddine, davacılar vekili yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 29 37... parsel sayılı taşınmazın yol ve kaldırım olarak kullanıldığını ve fiilen el atmanın devam ettiğini belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacağın tamamı için dava tarihinden faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca tüm kat maliklerinin menfaatini ilgilendiren kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat davası açılabilmesi için tüm kat maliklerinin oy birliği ile karar alması gerektiğinden davanın, dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsalin uygun olmadığını, taşınmazın yola kadar bırakılacak asgari mesafesi ile bina ve yol arasındaki çekme mesafelerinin dikkate alınması gerektiğini, aksi takdirde imar mevzuatına aykırı olarak fazladan yola terk edilecek kısımlar yönünden taşınmazdaki yapıların yıkım kararına tabi olacağını, el atılan kısmın düzenleme ortaklık payı içerisinde kalıp kalmadığının tespiti gerektiğini, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olduğu anlaşıldığı hâlde müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, taşınmazın imar durumu ve bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre bedelinin uygun olduğu, davanın bedel artırım dilekçesi doğrultusunda kabulüne karar verildiğinden reddedilen kısım bulunmadığı, paydaşlar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı anlaşıldığından davalı idare vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediği belirtilerek, davanın niteliği gereği hükmedilen bedelin tamamına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olmasının ve dava konusu taşınmazda el atılan kısımlarda davacılar payının iptaline karar verilmesi gerekirken taşınmazın el atılan kısımlarının tamamının terkinine karar verilmiş olmasının doğru görülmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsili talebidir.

2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Hükme esas alınan 26.01.2022 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen alan 97,10 m² ve (B) harfi ile gösterilen alan 25,40 m² olduğu halde infazda tereddüt uyandıracak şekilde hükümde hatalı gösterilmesi ve fiilen el atılan alanlarda davacılar payına düşen bedel 1.351.500,00 TL olduğu hâlde hatalı alanlar esas alınarak 1.351.506,95 TL’ye hükmedilmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki, bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; a) (2) numaralı bendinin (B-1) alt bendinde yer alan "1.351.506,95" sayısının çıkartılması, yerine "1.351.500,00" sayısının yazılması,

b) (2) numaralı bendinin (B-2) alt bendinde yer alan "97,05 metrekare" ve “24,40 metrekare” ibareleri hükümden çıkartılarak yerine sırasıyla “97,10 m²” ve “25,40 m²” ibarelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/12175, K. 2026/5176, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-12175-e-2026-5176-k-ecae03a048bc