Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/16310 E. 2026/10648 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/16310
Karar No
2026/10648
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2200 Esas, 2025/2855 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Çaldıran 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/344 Esas, 2024/618 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.

Davalı idare vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 09.06.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.

Duruşma günü davalı idare vekili Avukat ... gelmiş, davacı vekili duruşmaya katılmamıştır.

Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.

Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait Van ili, Çaldıran ilçesi, ... 1 14... parsel sayılı taşınmazın davalının sorumluluğunda bulunan dere suları nedeniyle zarar gördüğünü, müvekkilin taşınmazlarını kullanamadığını belirterek kamulaştırmasız el atma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davacı tarafa ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davanın haksız olduğunu, kamulaştırmanın söz konusu olması için el koymanın geçici değil daimi ve sahiplenme amacıyla olması gerektiğini, kamulaştırmasız el atmanın şartlarının oluşmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, belirlenen kamulaştırmasız el atma tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davacı tarafa ödenmesine, taşınmazın derece yatağında kalan kısmının tapudan dere yatağı olarak terkinine, tahliye kanalına isabet eden kısmının ise tapusunun iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan karar verildiğini, kamulaştırmasız el atmanın söz konusu olması için Yargıtay tarafından da gözetilen şartlardan olan taşımaza kamulaştırma yetkisine sahip bir idarece el atılması, kamulaştırma işleminin yapılmamış olması ve taşınmaza el koymanın geçici değil daimi ve sahiplenme amacının bulunması gerektiğini, kamu hizmetinde kullanılmak amacı olmayan durumlarda kamulaştırmasız el atmadan bahsedilemeyeceğini, idareden sadece mevcut zararın tazmini veya eski hale getirme ve var ise ecrimisil talep edilebileceğini, müvekkili idarenin dava konusu taşınmaz üzerinde herhangi bir kamulaştırma plan ve projesinin olmadığını, el atma koşullarının oluşmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerekirken davacı lehine hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, Uyuşmazlık Mahkemesi ve Danıştay'ın birçok kararında taşınmazın yatak değiştirmesi veya ... Genel Müdürlüğü tarafından yapılan bent nedeniyle arazinin sular altında kalması hallerinde açılan davanın idari yargı yerinde görülmesine dair istikrar kazanmış kararları olduğunu, ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken dava tarihi itibarıyla faize hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmeden karar verildiğini, kapitalizasyon faizi ve objektif değer artışının belirlenmesinde aynı hususların gözetilerek mükerrer uygulamanın yapıldığını, taşınmazın kuru tarım arazisi olduğunu, sulu tarım arazisi olarak değerlendirilip ecrimisil hesabı yapılmasının hatalı olduğunu beyanla, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca o yörede mutad olarak ekilen münavebe ürünleri yonca ve buğday verileri esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden metrekare birim fiyatının 47,82 TL olarak hesaplanıp değerinin tespit edilmesinde, hesaplamaya esas alınan ürünler ile sulu tarım arazisinde kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak uygulanmasında, taşınmazların bilirkişi raporu, dosya kapsamı ve Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgulama Sisteminden edinilen bilgilere göre özelliği ve durumu dikkate alındığında % 30 objektif değer artışı uygulanmasında istinaf edenin sıfatına göre bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net gelir esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/16310, K. 2026/10648, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-16310-e-2026-10648-k-29b80cded17d