Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3416 E. 2026/745 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3416
- Karar No
- 2026/745
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.) SAYISI : 2023/560 E., 2024/429 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kooperatifin en son 16.02.2010 tarihinde genel kurul toplantısı yapıldığını, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 81. maddesinin 6. bendi gereğince üç yıl üst üste olağan genel kurul toplantısının yapılmaması hâlinde kooperatifin dağılacağının düzenlendiğini, ancak ... dağılmış olsa da bu durumun kooperatifin tasfiye edilip sicilden silindiği anlamına gelmediğini ileri sürerek, davalı kooperatifin münfesih olduğunun tespitine ve tasfiye heyeti atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen davaya karşı cevap sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.05.2019 tarihli kararı ile davacının, davalı kooperatifin amacına ulaşma imkânının bulunmadığı iddiasına dayanmadığı göz önüne alındığında, 1163 sayılı Kanunun 81/6 ve ... Ana Sözleşmesinin 110/f maddeleri gereğince 3 yıl üst üste olağan genel kurulunu yapmaması halinde kooperatife genel kurul yapabilmesi için uygun bir süre verilmesine gerek olmaksızın kendiliğinden dağılmış sayılacağına ilişkin düzenleme çerçevesinde feshe ilişkin bu davanın ilgili bakanlık tarafından açılamayacağı, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı gibi bu davayı açmakta hukuki yararının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 08.05.2019 tarihli kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 04.02.2022 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 04.02.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, dava dilekçesinde dayanak yasa maddesi bildirilmese dahi hukuki nitelendirme hakime ait olup, kooperatifin iştigal alanına göre tarımsal amaçlı ... olduğu, tarımsal amaçlı kooperatifler yönünden 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun Ek Madde 1/2 nci fıkrası uyarınca ilgili Bakanlığın ... olduğu, davacı Bakanlığın aynı Kanun'un 81 nci maddesinin 7 nci bendine dayanarak davalı kooperatifin feshi için dava açabileceği, dava dilekçesindeki anlatıma göre 81 inci maddenin 7 nci bent hükmüne de dayanıldığı anlaşılmakla, mahkemece 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 86/2 nci maddesi uyarınca Bakanlığın kooperatifleri teftiş ve denetim yetkisi de nazara alındığında dava açma hak ve ödevi ile taraf sıfatının ve dava açmakta hukuki yararının bulunduğu gözetilerek işin esasına girilerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bozma Kararı Sonrası İlk Derece Mahkemesi Kararı 2. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kooperatife ait ticaret sicil dosyasında yapılan inceleme neticesinde son olarak 16.02.2010 tarihinde olağan genel kurul toplantısını gerçekleştirdiği, 09.11.2010 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısının gerçekleştirildiği, bu tarihi izleyen ... genel kurul toplantılarının yapılmadığı, olağan genel kurul toplantılarının yapılmadığı ve ... faaliyetlerinin uzun süredir devam etmediği gözetildiğinde davalı kooperatifin kuruluş amacına ulaşma imkânının bulunmadığı gerekçesiyle bozma ilamına uyulmasına ve davanın kabulü ile davalının 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu m. 81/7 hükmü uyarınca münfesih olduğunun tespitine ve kooperatifin tasfiyesine, tasfiye işlemlerini sağlamak üzere yönetim kurulu başkanının, yönetim kurulu başkan vekilinin ve muhasip üyenin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ... münfesih olmakla yetkilisinin kooperatife atanan tasfiye memuru olacağını, bu sebeple tescil ve ilan işlemlerini yapmak üzere tasfiye memuruna yetki verilmesi gerektiğini, mahkeme kararının tescil ve ilan işlemlerini yapmak için davacı Bakanlık vekiline yetki verilmesine hükmedilmesi yönünden kararın bozulması gerektiğini, 659 sayılı KHK‘nın 6/2 ve 14/1 maddeleri gereğince yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı kooperatifin üç yıl olağan genel kurul toplantısını yapmaması sebebiyle münfesih olduğunun tespiti ve kooperatife tasfiye heyeti atanması istemine ilişkindir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun "ticaret siciline bildirme" başlıklı 82. maddesine göre iflastan gayrı hallerde kooperatifin dağılması, yetkili organlar tarafından Ticaret Siciline tescil ile ilan ettirilir. Yetkili organların kimler olacağı Anasözleşmede gösterilir. Davalı kooperatifin Ana Sözleşmesi'nin "ticaret siciline bildirme" başlıklı 112. maddesinde iflasın dışında kooperatifin dağılmasının, yönetim kurulu veya denetçilerce ticaret siciline tescil ve en çok birer hafta ile üç defa ilan ettirileceği düzenlenmiş olup İlk Derece Mahkemesince verilen kararın Ticaret Sicil Müdürlüğünde 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 82. maddesi hükmü uyarınca tescil ve ilanına, tescil ve ilan işlemleri yapmak üzere tasfiye memurlarına yetki verilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile tescil ve ilan işlemleri için davacı vekiline yetki verilmesine karar verilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/2-4. maddesi hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin ve hüküm kısmının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan "davacı vekiline" ibaresinin çıkartılarak yerine "tasfiye memurlarına" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.