Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3276 E. 2026/747 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3276
- Karar No
- 2026/747
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2363 E., 2025/983 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/57 E., 2023/363 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen 20.09.2013 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve 23.09.2013 tarihli ek protokol uyarınca davalıya çek ile toplam 1.200.000,00 TL avans ödendiğini, ancak davalının taşınmazı 30.05.2014 tarihinde teslim etmeyerek sözleşme şartlarını ihlal etmesi üzerine gönderilen ihtarname ile sonuç alınamayınca sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, davalının ödenen avansı iade etmemesi üzerine Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/380 Esas sayılı dosyasıyla açılan alacak davası sonucunda 1.200.000,00 TL'nin yasal faiziyle tahsiline karar verilip icra yoluyla borcun tahsil edildiğini, ancak önceki davada hükmedilen yasal faizin, davacı uhdesinde oluşan munzam zararı gidermede yetersiz kaldığını, bu munzam zararın, paranın geç tahsil edilmesi nedeniyle enflasyon, mevduat ve devlet tahvilleri faiz oranları, döviz kurları ve inşaat maliyetlerindeki artışlar gibi ekonomik koşullar ve davalının parayı ticari faaliyetlerinde kullanması sebebiyle meydana geldiğini, ayrıca 20.11.2020 tarihli Ödeme, Sulh ve İbra Protokolünün munzam zararı kapsamadığını ve sadece ilama dayalı icra takibindeki alacak ve masraflara yönelik olduğunu, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararlarının munzam zararın somut delillerle ispatını her zaman gerektirmediği yönündeki yaklaşımını dikkate alarak, belirsiz alacak davası kapsamında davacının uğradığı munzam zararın tespitini ve bu alacağın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların tacir olduğunu ve uyuşmazlığın ticari iş niteliğinde bulunduğunu, davanın görevli mahkemede açılmadığını, arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediği için davanın usulden reddi gerektiğini, munzam zararın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, taraflar arasında 20.11.2020 tarihli Ödeme, Sulh ve İbra Protokolü imzalandığını, Protokol'ün 4. maddesi gereği davalının 2.300.000,00 TL ödeme yapması sonucunda tarafların birbirlerini gayrikabili rücu, ibra ettiğini, dolayısıyla davacının munzam zarar talebinde bulunmasının yasaya ve usule aykırı olduğunu, ayrıca davacının munzam zararını sadece enflasyon, döviz kurları gibi soyut olgulara dayandırarak somut zararın varlığını ispatlayamadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Türk Borçlar Kanunu'nun 122. maddesi gereğince temerrüt faizini aşan zararın giderilmesi yükümlülüğü bulunsa da somut bir zararın varlığının ispatlanması gerektiği, Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere yalnızca enflasyon veya döviz kuru artışlarının tek başına munzam zarara dayanak oluşturmadığı, hali hazırda önceki alacak davası sonrası borcun icra yoluyla tahsil edilmesiyle birlikte taraflar arasında imzalanan 20.11.2020 tarihli Ödeme, Sulh ve İbra Protokolü'nün 4. maddesinde tarafların 2.300.000,00 TL ödeme sonrası birbirlerini gayrikabili rücu, ibra ettiklerinin açıkça beyan edildiği, davacının protokol ile davalıyı ibra etmesi sonucu munzam zarar talep etmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasında görülen yargılama neticesinde davalının sözleşmeyi haksız feshetmesi sebebiyle ödenen avans bedelinin yasal faizinin davacının uhdesinde oluşan gerçek zararı giderecek nitelikte olmadığını, davalının iade etmediği bedelin yüksekliği, temerrüt tarihi, enflasyon oranı, mevduat ve devlet tahvillerine uygulanan faiz oranları, döviz kurları ve diğer yatırım araçları gözetilerek, davacının uhdesinde oluşan zararın temerrüt tarihinden ödemenin yapıldığı tarih arasında işleyen faiz miktarı ile karşılanmadığını, taraflarca imzalanan protokolün ilama dayalı olarak başlatılan icra takibindeki alacağa, faizine ve bunlara dayalı yapılan icrai işlemlere ilişkin olduğunu, munzam zararı kapsamadığını, asıl alacaktan bağımsız olduğunu, bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, mahkemece verilen kararın Anayasa Mahkemesi kararına aykırılık oluşturduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshinden kaynaklanan munzam zararın tazmini istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.