Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/15562 E. 2026/11405 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/15562
Karar No
2026/11405
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/149 Esas, 2025/1589 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/138 Esas, 2023/512 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,

Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre davacılar ... ve ... yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktarlar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20 nci maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un Ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme uyarınca dava tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı ... vekilinin ... ve ... yönünden temyiz dilekçelerinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı ... vekilinin ... ve ... dışında kalan davacılara ilişkin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 107 38... parsel sayılı taşınmaza yol ve tretuvar yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... yönünden davanın kabulüne, davalı ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın husumetten reddi gerektiğini, belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak zeminine, üzerindeki yapıya resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı da düşülmek suretiyle değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, dava konusu taşınmaza yakın bir bölgede bulunan ... Mahallesi 23 73... parsele İstanbul Anadolu 32. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/48 Esas sayılı dosyasında 04.01.2019 tarihi itibarıyla 3.250,00 TL değer biçildiği ve bu bedelin Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 2022/11412 Esas sayılı kararıyla uygun görüldüğü nazara alındığında dava konusu taşınmaza biçilen bedelin adil ve hakkaniyetli olduğu, davadan önce uzlaşma için davalı idareye müracaat edildiği, fakat dosya içindeki belgeler ve bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmaza 1983 yılı sonrası el atıldığı, taşınmaza cepheli olan caddelerin ana arter olmadığı, dolayısıyla sorumluluğun davalı ... Başkanlığında bulunduğu,taşınmazın bir kısımına fiilen el atılması nedeniyle proje bütünlüğü ilkesine göre tamamına değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davalı ... Başkanlığının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf nedenlerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelin davalı ... Başkanlığından tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Buna karşın, dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki takyidatların hükmedilen bedele yansıtılmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı ... Vekilinin Davacılar ... ve ... ’e İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinin miktar yönünden REDDİNE,

B. Davalı ... Vekilinin ... ve ... Dışında Kalan Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden; 1.Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine,

2.Kamu düzeni uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak “Dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki takyidatların hükmedilen bedele yansıtılmasına,” cümlesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalı ...'ndan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/15562, K. 2026/11405, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-15562-e-2026-11405-k-7e75c5f7f26f