Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/15203 E. 2026/9972 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/15203
- Karar No
- 2026/9972
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/28 Esas, 2025/196 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1635 parsel (ifrazen 1799 parsel) sayılı taşınmazın davalılar adına kayıtlı payların kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın kamulaştırılan kısmının idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 13.05.2013 tarihli ve 2011/792 Esas, 2013/445 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda yazılı özellikleri ve konumu dikkate alınarak gelir metoduna göre tespit edilen m² birim bedeline % 25 oranında objektif değer artırıcı unsur uygulanmak suretiyle değer biçilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, kabule göre de belirlenen kamulaştırma bedeline 13.02.2012 tarihinden karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesi gerektiğinin düşünülmemesi ve tapudaki payını davalı ...’e devreden ... ... mirasçılarının devir ile davalı sıfatı sona erdiği hâlde, gerekçeli karar başlığında davalı olarak gösterilmeleri doğru görülmeyerek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin, 11.09.2020 tarihli ve 2018/608 Esas, 2020/196 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda, Mahkemece 13.05.2013 tarihli kararı bir kısım davalılar temyiz etmiş olup ilk kararı temyiz etmeyen davalılar yönünden metrekare birim bedelinin kesinleştiği gözetilmeksizin, bozma sonrası daha yüksek kamulaştırma bedeli belirlenen rapora göre hüküm kurularak bu davalılar yönünden davacı idare yararına usuli kazanılmış hak ilkesi ihlal edilmek suretiyle fazla bedele hükmedilmesi, harçtan muaf olan davalı idare aleyhine harca hükmedilmesi ve davalı ... yargılama sırasında öldüğü hâlde, gerekçeli karar başlığında davalı olarak gösterilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 21.12.2022 tarihli ve 2021/260 Esas, 2022/287 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı 1. Mahkemenin 21.12.2022 tarihli ve 2021/260 Esas, 2022/287 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; infazda tereddüt uyandıracak şekilde dava konusu taşınmazın ... Mahallesinde olduğu belirtilmeden tescil hükmü kurulması ve Mahkemece 13.05.2013 tarihli kararı bir kısım davalılar temyiz etmiş olup, ilk kararı temyiz etmeyen davalılar yönünden tespit edilen 91.409,23 TL kamulaştırma bedelinden ilk kararı temyiz etmeyen davalıların payına düşen bedel ile bozma sonrası tespit edilen kamulaştırma bedeli 114.261,62 TL’den davalı ... ... mirasçıları ile davalılar ... ve ...’in paylarına düşen bedel toplanmak suretiyle kamulaştırma bedelinin açıkça belirlenmesi gerekirken, infazda tereddüt uyandıracak şekilde davalılara düşen kamulaştırma bedelleri ayrı ayrı ve açıkça belirtilmeden hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin ilâm başlığında belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A.Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın bulunduğu mahalle adının hükümde gösterilmediğini, ifrazen oluşan 1799 parselde 2023 yılında yenileme çalışmaları yapılarak 13 64... parsel numarasını aldığını ve yüzölçümünün 3512,42 m² olduğunu, fen raporu koordinatsız olup infazının kabil olmadığını, faiz bitiş tarihinin hatalı belirlendiğini, ilk bedele ilk karar tarihine ve bakiye bedeli ise ikinci karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerektiğini, depo edilen 114.262,27 TL olup hükmedilen 106.681,32 TL olduğundan fazla depo edilen 7.581,95 TL'nin iadesi gerektiğini, idare harçtan muaf olup daha önceden ödenen harçların iadesi gerektiğini, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgu Uygulaması ve UYAP sisteminde bulunan Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) kayıtları üzerinden Dairemizce edinilen bilgiye göre dava konusu 3.512,78 m² yüzölçümlü 1799 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sonucu 13 64... parsel olarak tapuya tescil edildiği, taşınmazın yüzölçümünün değiştiği anlaşılmakla, dava konusu taşınmazın güncel tapu kaydı getirtilerek yenileme sonrası oluşan durum üzerinden hesap yapılması, buna göre infaza yarar sayısal koordinatları içerir fen bilirkişi raporu düzenletilmesi ve yeni ada/parsel numarası üzerinden karar verilmesi gerektiği hâlde, yazılı şekilde yenileme öncesi durum üzerinden karar verilmesi bozmayı gerektirir.
4. Kabule göre de, a) Tespit edilen kamulaştırma bedeli, kazanılmış haklar gözetilerek 25.07.2024 tarihli bilirkişi raporu uyarınca 106.681,31 TL olduğu hâlde, 114.261,62 TL’ye hükmedilmesi ve fazla depo edilen 7.580,95 TL ‘nin davalılar ..., ..., ..., ..., ... ...’den alınarak davacı idareye iadesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.
b) İlk kararla hükmedilen bedele ilk karar tarihi olan 13.05.2013 tarihine kadar faiz işletilmesi gerekirken yazılı şekilde faize hükmedilmesi doğru değildir.
5. İnfazda tereddüt uyandıracak şekilde dava konusu taşınmazın ... Mahallesinde olduğu belirtilmeden tescil hükmü kurulması bozmayı gerektirir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.