Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/1555 E. 2026/2051 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1555
- Karar No
- 2026/2051
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/473 E., 2025/587 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu edilen ve tescil harici bırakılan taşınmazdaki ağaçların müvekkilleri tarafından dikildiğini, davalı Devlet Su İşlerinin (...) ... geçirmek suretiyle ağaçları kestiğini belirterek, ağaçların davacılara ait olduğunun tespitini ve doğan zarar nedeniyle 2.500,00 TL’nin tahsilini talep etmiş olup tazminat istemi yargılama aşamasında tefrik edilmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; muhdesat konusunda hak iddia etmediklerini, husumetin kendilerine yöneltilemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 25.11.2015 tarihli kararı ile; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 25.11.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 10.02.2020 tarihli ve 2016/10698 Esas, 2020/1108 Karar sayılı kararı ile; Mahkemece hüküm fıkrasında davanın kabulüne, tescil harici bırakılan meyve bahçesindeki ağaçların davacılar ... ile ...'e ait olduğunun tespitine karar verildiği, hükmün gerekçesinde ise, tespitin yanı sıra davacıların talebi gibi 2.500,00 TL'nin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilerek çelişki yaratıldığı belirtilerek hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 02.09.2020 tarihli kararı ile; muhdesatın aidiyetinin tespiti talebinin kabulüne, davalı ...'den talep edilen tazminat yönünden davanın tefrik edilmesine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 02.09.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 24.03.2022 tarihli ve 2021/4463 Esas, 2022/2269 Karar sayılı kararı ile; Mahkemece keşif yapılmadan değişik iş dosyası üzerinden karar verildiği, muhdesatın aidiyetinin tespiti istenen alanın orman sınırları yakınında olduğu görülmesine karşın davacılar tarafından meydana getirildiği ileri sürülen ağaçların orman sayılan taşınmazlar üzerinde bulunup bulunmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde tespit edilmediği gibi yine davaya konu edilen muhdesatın bulunduğu alanın kamulaştırma alanında kalıp kalmadığı da belirlenmediği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 21.12.2022 tarihli kararı ile; davanın usulden reddine karar verilmiştir. E. Üçüncü Bozma Kararı 1. Mahkemenin 21.12.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 19.09.2023 tarihli ve 2023/3222 Esas, 2023/3900 Karar sayılı ilâmında belirtilen “...Mahkemece, muhdesatın yapıldığı tarih de dikkate alınarak Mahkemece kamulaştırma ile ilgili kayıt ve belgelerle kamulaştırma haritası getirtilip taşınmaz başında uzman bilirkişiler eşliğinde keşif yapılması, fen bilirkişi eliyle kadastro paftası ve kamulaştırma haritası ölçekleri eşitlenip zemine uygulanarak denetime elverişli rapor alınması, bu yolla muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazın gerçekten kamulaştırma alanı içinde kalıp kalmadığının belirlenmesi gerekirken, yalnız kamulaştırma yapan kuruma müzekkere yazılması, dava konusu olamayan 468 parsele ilişkin verilen cevabın hükme esas alınması doğru görülmemiş, hüküm bozulmuştur...” gerekçeleri ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. F. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırılık teşkil ettiğini, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gidildiğini, taleplerinin mahkeme kararı ile tefrik edildiğini, bozma ilamına uymak ile usulü müktesep hak meydana geldiğini, vekil edenlerin haklarını alamadığını, yargılama aşamasında masraflar yapıldığını, Avukatlık ücretinin hatalı ve yüksek belirlendiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, muhdesatın tespiti talebine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.