Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/14244 E. 2026/5565 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/14244
- Karar No
- 2026/5565
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2894 Esas, 2025/3057 Karar DAVA TARİHİ : 15.02.2022 KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/77 Esas, 2023/451 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., ... Mahallesi 291 92... parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını ileri sürerek belirlenecek kamulaştırmasız el atma tazminatının faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza ilişkin kamulaştırma işlemlerinin usulüne uygun olarak tamamlandığını, hukuksuz el atma durumunun söz konusu olmadığını, idari yargıda görülmesi gerektiğini, davanın reddi gerektiğini ve bedelin yüksek olduğunu, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın imar kullanımının ...Teknoloji Geliştirme Bölgesi olduğu, davalı idare tarafından her ne kadar dava konusu taşınmazın kamulaştırıldığı iddia edilmiş ise de taşınmazın usulüne uygun olarak kamulaştırıldığına dair herhangi bir belge dosyaya sunulamadığı, mahallinde yapılan keşifte dava konusu taşınmazlara ait 1953, 1969, 1992 yılı hava fotoğrafları ile orman amenenjman planları uygularak, 3 nolu parselin ise orman sayılmayan yerlerden olduğu, halen 3 nolu parselde kısmen otopark, kısmen otlarla kaplı açıklık alan, kısmen yol, kısmen ağaçların bulunduğu, 2 nolu parselin kuzey kısmının kısmen otopark olarak kullanıldığı, kalan kısmın ağaçlandırılmış olduğu, 1953 yılı hava fotoğraflarına göre ise dava konusu parsellerde herhangi bir ağaçlandırma çalışması yapılmadığı, parseller üzerinde ağaç bulunmadığı, tarımsal faaliyetler için kullanıldığı, 1969 yılı hava fotoğraflarına göre, 3 nolu parselde herhangi bir ağaç bulunmadığı, bir bölümüne hafriyat döküldüğü, 1992 yılı hava fotoğraflarına göre ise 3 nolu parselde herhangi bir ağaç bulunmadığı, boş arazi olduğu; orman mühendisi ve harita mühendisi tarafından düzenlenen raporlara göre dava konusu olan 3 nolu parsele ise hafriyat dökülerek el atıldığı, bu nedenle taşınmaza da 19 56... tarihleri arası dönemde el atılmış olduğu, davacıların uzlaşma yönünde başvuruda bulundukları 3 nolu parsele 1969 tarihinden itibaren hafriyat dökmek ve ağaçlandırma yapmak suretiyle müdahalede bulunulduğu anlaşılmakla arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin davalı idareden tahsili ile dava konu taşınmazdaki davacı taraf paylarının iptali ile davalı idare adına tesciline dair kararda mahkemenin bedellerinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine dair kararda bir isabetsizlik görülmemiş, ancak; dava konusu taşınmaza 1983 yılından önce el atıldığından maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı idare vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.