Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/13833 E. 2026/5564 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13833
Karar No
2026/5564
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1647 Esas, 2025/2653 Karar DAVA TARİHİ : 17.10.2022 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/458 Esas, 2024/93 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli ile ecrimisilin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların ecrimisil istemi yönünden davanın reddine, tazminat istemi yönünden kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde; Ankara ili, ..., ... Mahallesi 2394 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını ileri sürerek taşınmaz bedelinin ve ecrimisilin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların ecrimisil istemi yönünden reddine, tazminat istemi yönünden kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu alanın Ankara Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 1995 tarihli kararı ile 1. Derece Doğal Sit Alanı olarak ayrıldığını ve bu nedenle özel mülkiyete dayalı iddiada bulunamayacağını, orman alanı olduğundan tapunun hükümsüz hale geldiğini ve kamulaştırmasız el atma şartlarının oluşmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı, bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu Ankara ili, ..., ... Mahallesi, 2934 parsel sayılı taşınmazın kadastral 227 parsel sayılı taşınmazın özel ifrazı sonucu 1956 yılında 268 m² yüzölçümlü olarak tapuda tescil edildiği, Ankara-Polatlı-Eskişehir yolu kamulaştırması kapsamında 21.11.1962 tarihli ve ... yevmiye nolu işlemle 243 m²lik bölümünün yola terk edilmesi sonucu 25 m²lik bölümün kamulaştırma harici bölüm olarak kaldığı ve tapuda yaşamaya devam ettiği, dava konusu bölümün 1/1000 ölçekli ODTÜ koruma amaçlı imar planı kapsamında 1. Derece Doğal Sit Alanı-Orman alanında kaldığı, yapılan keşif sonucu sunulan bilirkişi raporuna göre etrafının tel çit ile çevrili olduğu, ODTÜ yerleşkesi içinde ağaçlık ve ... alan içerisinde kaldığı bu yönüyle fiilen el atma olgusunun gerçekleştiği, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak emsaller ile dava konusu taşınmazın vergiye ilişkin değerleri de kıyaslanmak suretiyle bedelini tespit eden bilirkişi kurulu ek raporu esas alınarak asıl dava yönünden yapılan ıslah doğrultusunda, birleştirilen dava yönünden ise taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın yüzölçümü ve emsal kira sözleşmesi sunulmadığı gözetilerek ecrimisil talebinin reddine dair kararda, aynı bölgede bulunan ve 227 kadastral parselin ifrazı ile oluşan 2936 parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davada Mayıs 2021 değerlendirme tarihi itibarıyla tespit edilen 7.900 TL/m² birim bedelin Dairelerinin 2023/3268 Esas sayılı kararı ile uygun bulunduğu da dikkate alındığında hükümde bir isabetsizlik görülmeyerek istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği husuları tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde, dava konusu taşınmazın bedelinin belirlenerek davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/13833, K. 2026/5564, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-13833-e-2026-5564-k-ef1007452e39