Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/13993 E. 2026/6004 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/13993
- Karar No
- 2026/6004
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1714 E., 2025/1463 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/848 E., 2023/129 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının 14.06.2014 tarihinde davalı şirkette “yardımcı personel” olarak işe girdiğini, iş kazası geçirdiği tarihte asgari ücret aldığını, maaşına ek olarak işyerinde yemek (400 TL değerinde Multinet), servis ve yılbaşında erzak yardımından yararlandığını, 18.12.2015 tarihinde mesai bitimine 10 dk kala .. İstasyonu'nda yer alan makine dairesindeki, teleferik kabinleri arasındaki mesafeyi ayarlayan dizel motor olarak adlandırılan makineden ses gelmesi üzerine, dizel motorda arıza sesinin nereden geldiğini bakmaya çalışırken kayışa takılan sağ el orta parmağının 1. boğumdan koptuğunu, maluliyet oranının % 4 olarak belirlendiğini, kazanın oluşumunda müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 25.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının iddia ettiği gibi bir iş kazasının yaşanmadığını, zaten hastanede vermiş olduğun ifadesinde de iş kazası olmadığını kendisinin ikrar ettiğini, iş kazasının gerçekleştiğini kabul etmemekle birlikte davalı şirketin herhangi bir kusuru olmadığından hukuken sorumluluğuna gidilmesinin de mümkün olmadığını, davalı şirkette iş güvenliği ve işçi sağlığı açısından gereken tüm önlemlerin alındığını, işçilere iş güvenliği ile ilgili gereken tüm eğitimlerin verildiğini, davalı şirkete izafe edilebilecek hiçbir kusur bulunmadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, "davanın kısmen kabul kısmen reddine, net 146.581,84 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 18.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, net 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" şeklinde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a.dava konusu iş kazasında davalının herhangi bir kusurunun olmadığını, kusurun tamamıyla davacıya ait olduğunu, kusur bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, b. mahkemece belirlenen maluliyet oranının çok yüksek olduğunu, %4 olarak belirlendiği ve mahkemece bu rapor doğrultusunda yapılan hesaplamaya itibar etmesinde bir isabetsizlik görülmediğini, c. kaza tarihi itibariyle PMF 1931 tablosunun esas alınması gerekirken TRH 2010 tablosunun esas alınmasının hatalı olduğunu, d. kabul edilen 20.000 TL manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu ileri sürmüştür. B.Değerlendirme ve Gerekçe A) Davalı vekilinin davacı yararına hükmolunan manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarlarının kesinlik sınırı olan 72.070.00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B) Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından; Mahkemece maddi zararın tespiti amacıyla 18.09.2022 tarihli hesap raporu aldırıldığı , aldırılan iş bu raporda maddi zararın 98.319,97 TL olarak hesaplandığı, davacı vekilince anılan rapora itiraz edilmediği, davalı vekilince sunulan itiraz üzerine dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi ile 05.02.2023 tarihli hesap raporunun aldırıldığı, zararın bilinen dönemin değiştirilmesi suretiyle zararın bu kez daha fazla 146.581,84 TL olarak hesaplandığı, davacı vekilince anılan miktar üzerinden maddi tazminat talebini arttırdığı ve Mahkemece 05.02.2023 tarihli raporun hükme esas alınması suretiyle davacı lehine maddi tazminata hükmedildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda davacı vekilinin 18.09.2022 tarihli hesap raporunda tespit edilen maddi zarar miktarına itirazının bulunmadığı hususunun gözden kaçırılması suretiyle zararın daha fazla hesaplandığı rapora itibarla hüküm tesisi hatalı olmuştur. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
2.Davalı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesi yönünden ; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, A. İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe kısmında yer alan "... Yasal mevzuata ve yargı içtihatlarına uygun olduğu anlaşılan bilirkişi Av. ... ... tarafından sunulan 08.02.2023 havale tarihli bilirkişi ek raporundaki maddi tazminat hesabı somut uyuşmazlığa uygun bulunup hükme esas alınmıştır. ... "ibarelerinin silinerek yerine"... Yasal mevzuata ve yargı içtihatlarına uygun olduğu anlaşılan ve davacı tarafça itiraza uğramayan bilirkişi Av. ... ... tarafından sunulan 18.09.2022 tarihli bilirkişi ek raporundaki maddi tazminat hesabı somut uyuşmazlığa uygun bulunup hükme esas alınmıştır. " ibarelerinin yazılması suretiyle , B.İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm kısmının tamamen silinerek yerine ; "...Davanın kısmen kabul kısmen reddine, 1-Net 98.319,97 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 18/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Net 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Kabul edilen tutar üzerinden alınması gereken 8.082,43 TL harçtan peşin alınan 586,81 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.495,62TL harcın davalı şirketten alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvurma harcı, 88,81 TL peşin harcın ve 498,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 641,21 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan tebligat / posta / bilirkişi gideri / kep / tanıklık ücreti/e-teb. 2.614,50 TL yargılama giderinin davanın kabul (% 68) ve red (% 32 ) oranı gözetilip 1.777,86 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafça yapılan tebligat / posta / bilirkişi gideri / kep / tanıklık ücreti/e-teb. 927,30 TL yargılama giderinin davanın kabul (% 68) ve red (% 32 ) oranı gözetilip 296,73 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan tutarın davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Kabul edilen maddi tazminat tutarı üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ne göre 15.731,20 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davacıya verilmesine, 8-Red edilen maddi tazminat tutarı üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ne göre 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davalıya verilmesine, 9-Kabul edilen manevi tazminat tutarı üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ne göre 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davacıya verilmesine, 10-Red edilen manevi tazminat tutarı üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT 10/2. maddesine göre 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davalıya verilmesine, 11-Kararın kesinleşmesinden sonra; taraflarca yatırılıp harcanmayan gider avansının talep halinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliginden itibaren iki haftalık süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/04/2023
..." ibarelerinin yazılması suretiyle, kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.