Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12665 E. 2025/17080 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/12665
- Karar No
- 2025/17080
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1496 Esas, 2025/1502 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/169 Esas, 2025/69 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi 1 32... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için acele kamulaştırma dosyasında belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın konumu ve nitelikleri itibarıyla kıymetli olduğunu, taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesi gerektiğini, aksi yönde kanaat oluşursa objektif değer artışının yüksek oranda uygulanmasını, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı taraftan tahsil edilerek davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının tespitinde dikkate alınan unsurların mükerrerlik oluşturacak şekilde objektif değer artış oranının tayininde de esas alınmak suretiyle objektif değer artış oranının yüksek uygulandığını, net gelir hesaplamasında genel idare giderleri ve sermaye faizi kalemlerinin de dikkate alınması gerektiğini, üretim masraflarının brüt gelirin 1/3’ü oranında alınmasının hatalı olduğunu, müvekkili idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında kabul değerlendirilmesi gerektiğini, aksi yönde kanaat oluşursa objektif değer artışının en az %300 oranında alınmasını, .. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri esas alınarak 13,00 TL ayva satış fiyatına göre hesaplama yapılmasının gerçeği yansıtmadığını, .. Ticaret Borsası 2023 yılı verilerine göre nar meyvesinin ortalama fiyatının 31,14 TL ve .. Hali verilerine göre ise 15,00 TL olduğunu, Anayasa Mahkemesinin 01.08.2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2022/83 Esas, 2223/69 Karar sayılı kararı ile yasal faiz işletilmesi nedeniyle enflasyon karşısında oluşan değer kaybının giderilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle kamulaştırma bedeline yasal faiz işletilmesine ilişkin 2942 sayılı Kanun’da yer alan düzenlemeyi iptal ettiğini, bu nedenle kamulaştırma bedeline acele kamulaştırma bedelinin depo edildiğini gösteren dekontun dosyaya sunulduğu tarihten geçerli olmak üzere kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz oranı üzerinden faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın incelenen imar durumuna göre 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı dışında kaldığı, 1/25000 ölçekli ... Planında "Pasif ... Alan - 1.Derecede Yol ve .." olarak planlı olduğu görülmekle, Dairelerince Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemedeki konumu da dikkate alındığında taşınmazın arazi vasfında kabul edilerek 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde isabetsizlik görülmediği, dava konusu taşınmazın sulu kapama ayva bahçesi vasfında kabul edilerek olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden değerinin tespit edilmesinde, kapitalizasyon faizinin sulu arazi olarak %4 oranında belirlenerek taşınmazın metrekare değerinin belirlenmesinde, .. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinden edinilen bilgilerden tespit edilen dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri de dikkate alınarak %100 oranında objektif değer artışı uygulanmasında, sonuç metrekare birim fiyatının 866,66 TL/m² olarak belirlenmesinde ve bu şekilde kamulaştırma bedelinin tespitinde bir isabetsizlik görülmediği, ayrıca 02.04.2024 tarihli bilirkişi ana raporunda sehven 2022 yılı verilerinin esas alındığı yazıldığı, ancak Dairelerince rapor denetlendiğinde dava tarihi 2023 yılı olmakla rapordaki hesaplamanın doğru şekilde 2023 yılı verilerine göre yapıldığının anlaşıldığı, bilirkişi raporunda yapılan maddi hatanın sonuca etkili olmadığı, bunun yanında davada tek davalı, dava konusu taşınmazda tek hissedar olmasına rağmen, hükmün (3) numaralı kısmında "...davalıların tapu kaydındaki payı/veraset ilamındaki payı oranında ödenmesine..." şeklinde yazıldığı, hükmün (4) numaralı kısmında "...davalıların tapu kaydındaki payı/veraset ilamındaki payı oranında ödenmesine..." şeklinde yazıldığı, hükmün (5) numaralı kısmında "...davalıların tapu kaydındaki payı/veraset ilamındaki payı oranında ödenmesine..." şeklinde yazıldığı, hükmün (3) numaralı kısmında bakiye kamulaştırma bedelinin ödenmesine ilişkin hüküm olduğu hâlde, hükmün (4) numaralı kısmında yeniden bakiye kamulaştırma bedelinin ödenmesine ilişkin fazladan hüküm kurulduğu ve bu hükümde bakiye kamulaştırma bedeli yazması gerekirken "...kamulaştırma bedeli olarak tespit edilen..." şeklinde ibarenin yazıldığının görüldüğü, ayrıca hükmün (2) numaralı kısmında krokili fen bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına karar verilse de tapusunun iptaline karar verilen 3.964,06 m²lik alanın bilirkişi raporuna atıfla tarifinin yapılmadığının da görüldüğü, ancak bu hususların esasa etkili olmayan mahallinde düzeltilebilir maddi hatalar olduğu belirtilerek kaldırma sebebi yapılmayıp Dairelerince eleştirilmekle yetinildiği, davacı idare vekilinin haklarında vekâlet ücreti verilmesi yönündeki istinaf talebinin incelemesinde 2942 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında, davacı idare vekilinin vekâlet ücretine yönelik istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşıldığı, davalı vekilinin faize yönelik istinaf talebinin incelenmesinde ise dava tarihi 18.07.2023 tarihi olduğundan 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkra hükmü iptal edildiğinden uygulanan faiz başlangıç tarihinin ve faiz türünün yerinde olduğu davalı vekilinin faize yönelik istinaf talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Kapama ayva bahçesi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir.
3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; "İptal kararları geriye yürümez" hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun "Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…" gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile "Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır" genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararı nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması doğrudur.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığın, davalından peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.