Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12668 E. 2025/17242 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/12668
- Karar No
- 2025/17242
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/931 Esas, 2025/1143 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/684 Esas, 2025/206 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin ve irtifak hakkı karşılığının tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın ve irtifak hakkının davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili ve bir kısım davalılar vekillerince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, ... ilçesi, .. Mahallesi, 1 61... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedeli ile irtifak hakkı karşılığının tespitini ve kamulaştırılan taşınmaz ile üzerindeki irtifak hakkının müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; acele kamulaştırma dosyasında belirlenen bedelin düşük olduğunu, mahkemece somut emsallere ve piyasa rayiçlerine dayanarak bedelin tespit edilmesini, haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; acele kamulaştırma dosyasında belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın .. ..dın Karayoluna cephesi bulunduğunu, ulaşımının kolay olduğunu, taşınmazın çevresinde benzin istasyonu, restaurant, fabrikalar ve mağazaların bulunduğunu, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin ve irtifak hakkı karşılığının tespiti ile davacı taraftan tahsil edilerek davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın kamulaştırma konusu kısmının tapu kaydının iptali ile taşınmazın davacı idare adına tesciline ve irtifak hakkının tesisine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; son yıllarda ülkede yaşanan enflasyonist süreçten dolayı teşekkülü menfaatlerinin korunabilmesini teminen bedel tespiti yapılırken daha önce ödenen acele kamulaştırma bedelinin güncellenerek mahsup edilmesini gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda %200 objektif değer artış oranı uygulanmak suretiyle irtifak hakkı bedelinin fahiş hesaplandığını, değer kaybı oranının yüksek tespit edildiğini, bilirkişi raporunda ürün gelirlerinin yüksek giderlerinin düşük gösterildiğini, kapitalizasyon faiz oranının hatalı olarak %4 alındığını, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığını kamulaştırma bedeline faiz işletilmesine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında sayılması gerektiğini, fark kamulaştırma bedeline dava tarihinden 4 ay sonrasından karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, objektif değer artışı oranının %200 olarak düşük hesaplandığını, değer kaybı oranına ilişkin eksik değerlendirme yapıldığını, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda münavebe planının re'sen değiştirilmiş olup taşınmazdan elde edilecek net gelirin 3 yıl ortalaması alınarak hesaplandığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
3. Davalılar ..., ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; fark kamulaştırma bedeline uygulanan faiz başlangıç tarihi ve faize ilişkin itiraz ettiklerini, yerel mahkemece yapılan yargılama esnasında 2 defa kök rapor ve 4 defa ek rapor olmak üzere toplam 6 tane bilirkişi raporu alınmasına rağmen, bilirkişi heyeti tarafından taraflarınca sunulan itirazlarının hiç birinin değerlendirmeye alınmadığını, emsal yargı kararları uyarınca davaya konu taşınmazın arsa vasfında kabul edilmesi gerektiğini, taşınmazdaki değer kaybı oranının en az %50 olması gerektiğini, objektif değer artışının kök raporda %400 hesaplanıp, ek raporlarda kabul edilebilir bir gerekçe gösterilmeksizin %200 olarak hesaplanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kök bilirkişi raporunda yer alan münevebe planına taraflarca hiç bir itiraz olmamasına rağmen ek bilirkişi raporlarında re'sen değiştirildiğini, davalılar aleyhine olacak şekilde bir münavebe planı hazırlanarak hesaplama yapıldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın irtifak kamulaştırılması olması sebebiyle, kamulaştırmadan arta kalan herhangi bir yer bulunmadığından, davalılar vekilinin kamulaştırmadan arta kalan kısımlarda değer düşüklüğü hesaplanmasına ilişkin istinaf itirazının yerinde olmadığı, dava konusu taşınmazın arazi vasfında kabul edilerek 2942 sayılı 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden değerinin tespit edilmesinde, kapitalizasyon faizinin sulu tarım olarak %4 oranında belirlenerek, ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinden, 2023 verileri ile hazırlanan bilirkişi raporuna tespit edilen ve ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerinden edinilen bilgilerden tespit edilen dava konusu taşınmazın konumu ve bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özellikleri de dikkate alınarak objektif değer artışı uygulanmasında ve sonuç m² birim fiyatının ve bu şekilde kamulaştırma bedelinin tespitinde; dava konusu taşınmaza yakın mesafede bulunan aynı mahalle 1 65... parsel ve 1 75... parsel için %150 oranında objektif değer artışı (Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2024/3346 - 10250 Esas - Karar sayılı ve 2023/108 65... /5293 Karar sayılı ilamları) uygulanmış olması da dikkate alınarak %200 objektif değer artışı ile 634,62 TL./m² belirlenmesinin yerinde olduğu anlaşıldığından bir kısım davalılar vekili ile davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.
2. Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında sayılması gerektiğini, fark kamulaştırma bedeline dava tarihinden 4 ay sonrasından karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, objektif değer artışı oranının %200 olarak düşük hesaplandığını, değer kaybı oranına ilişkin eksik değerlendirme yapıldığını ileri sürmüştür.
3. Davalılar ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek ek olarak Bölge Adliye Mahkemesinin taşınmazın irtifak kamulaştırması nedeniyle kamulaştırmadan arta kalan herhangi bir yer bulunmadığından davalılar vekilinin kamulaştırmadan arta kalan kısımlarda değer düşüklüğü hesaplamasına ilişkin istinaf itirazının yerinde olmadığı değerlendirmesinin hatalı olduğunu, taşınmazı 2’ye bölecek şekilde 2 adet direk dikildiğini, taşınmazın 128, 00... ’lik kısmı yönünden tapu kaydının iptaline karar verildiğini, dolayısıyla değer kaybı hesaplamasının yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığı ve pilon yeri bedelinin tespit edilmesi ve tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine ilişkin hüküm kurulması yerindedir.
3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.
4. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce 16.11.2022 tarihinde açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun;“Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir.
5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.