Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12618 E. 2026/879 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/12618
- Karar No
- 2026/879
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1019 Esas, 2025/1245 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/338 Esas, 2025/78 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, kesinlik, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Mahallesi 13 06... parsel sayılı taşınmazda müvekkilinin hissesi oranında malik olduğunu, davalı idare tarafından taşınmaza sosyal tesis vb. taşınmazlar inşa etmek ve yol yapılmak suretiyle kamulaştırmasız el atıldığını, davalı kurumun fiili el atması olmasına rağmen davalı idare tarafından taşınmaz bakımından herhangi bir bedel ödenmediğini ve müvekkilinin mülkiyet hakkının ihlal edildiği sebebiyle kamulaştırmasız el atma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu taşınmazda Belediyenin 349 m² hissesi bulunmakta olup herhangi bir şekilde davacının hissesine el atma durumunun olmadığını, dava konusu taşınmazın imar planında B-2 yapı adası ve yola isabet ettiğini, davacının iddiasını kabul etmemekle birlikte dava konusu uyuşmazlığın imar uygulaması ile çözülmesi için dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda Belediye Encümeninin 06.09.2023 tarihli ve 2783 sayılı kararı ile imar uygulama çalışmalarına başlanıldığını, Mahkemece imar çalışmalarının tamamlanmasının beklenilmesini, Mahkeme aksi kanaatte ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı kurum yönünden nispi yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın açılmasına davalı idare sebebiyet verdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6 ncı maddesine göre konusuz kalma durumunun ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra ortaya çıktığı için vekâlet ücretinin tamamına hak kazanılacağı hususu da dikkate alınarak davacı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, (benzer yönde Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2017/25158 Esas, 2017/20322 Karar sayılı kararı.) dava tarihi itibarıyla haklılık durumu gözetildiğinde, imar uygulamasının dava tarihinden sonra başladığı, delillerin toplandığı, keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığı, tazminat miktarının belirlendiği ve ıslah dilekçesi sunulduğu; bu aşamadan sonra imar uygulamasının tamamlandığı, davacı tarafından ıslah harcı tamamlandığından ve davaya konu taşınmaza dosya kapsamına göre 04.11.1983 tarihinden sonraki dönemde el atılmış olması nedeni ile davacı taraf lehine ıslah edilen bedel üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmediği, davalı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde görülmediği (benzer yönde Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2024/3050 Esas, 2024/10102 Karar sayılı kararı ve 2024/4794 Esas, 2025/801 Karar sayılı kararı) gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Yargılama aşamasında yapılan imar uygulaması sonucunda davanın konusuz kaldığı ve davanın açıldığı tarihte davacı tarafın haklılık durumuna göre ıslah dilekçesindeki dava değeri üzerinden davacı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.