Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/8198 E. 2026/877 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8198
Karar No
2026/877
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3519 Esas, 2025/584 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/215 Esas, 2024/222 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin... Mahallesi 9 65... parsel sayılı taşınmazda müvekkilinin hissesi oranında malik olduğunu, taşınmaz üzerinde yapılan imar planı ile “dini tesis alanı (cami)” olarak düzenlendiğini, ancak aradan yıllar geçmesine rağmen davalı idare tarafından taşınmaz bakımından herhangi bir bedel ödenmediğini ve müvekkilinin mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, kamulaştırmasız el atma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idare adına açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, açılan davanın reddi gerektiğini, dava konusu taşınmaza müvekkili idarenin fiilen ve hukuken el atmasının bulunmadığını, söz konusu parselin kamulaştırılmasında müvekkili idarenin sorumluluğu bulunmadığını, husumetin... Başkanlığına yöneltilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza davalı kurum tarafından hukuken ve fiilen el atılmadığını, söz konusu taşınmazın kamulaştırılma sorumluluğunun davalı idarede değil, ...Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olduğunu, davanın taraf yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2017/13327 Esas, 2018/25277 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere 5216 sayılı Kanun'un Büyükşehir ve İlçe Belediyelerinin görev ve sorumluluk karar başlığını taşıyan 7 nci maddesi uyarınca "mabedlerin" yapım, bakım ve onarım görevi belediyelere ait olduğundan, dava konusu taşınmaz üzerideki cami ve eklentilerinin Belediye tarafından yapılmamış olsa bile husumetten Belediye sorumlu olduğundan, Yine Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2013/22660 Esas, 2014/7262 Karar; 2016/11432 Esas, 2017/17344 Karar sayılı kararlarında belirtildiği üzere dava konusu taşınmazın ... tarafından ilk olarak 1999 yılında düzenlenen imar planı ile ibadethane olarak ayrıldığı, yeniden yapılan imar planında da yine cami yeri olarak ayrıldığı anlaşıldığından İlçe Belediye Başkanlığının sorumlu olduğu gözetilerek, husumete ilişkin değerlendirmede isabetsizlik görülmediği, dosyada alınan bilirkişi heyet raporunda somut emsal olarak alınan ... Mahallesi 34 43... parsel sayılı taşınmazın değerlendirilmesi ile işbu raporda bilirkişilerce taşınmazların konumu ve imar durumu, belediye ve altyapı hizmetleri, ulaşım durumu, sosyal yaşam ve resmî kurumlara uzaklık gibi kriterler puanlanarak yapılan karşılaştırmada dava konusu parselin, emsal taşınmazın %97'si değerinde olduğunun tespit edildiği, karşılaştırmanın uyumlu olduğunu, dava konusu taşınmaz ve emsal taşınmazın imar parseli olmaları nedeniyle düzenleme ortaklık payı yönünden denkleştirme yapılmamasının yerinde olduğu, dava konusu taşınmaza yakın konumda bulunan ... Mahallesi 1 07... ,1 11... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 2022/2523 Esas, 2023/306 Karar sayılı dosyasında Kasım 2016 dava tarihi itibarıyla belirlenen 1.700 TL/m² birim değeri üzerinden verilen kararın Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2023/3915 Esas, 2023/10783 Karar sayılı kararı ile onandığı, Dairelerinin 2023/493 Esas sayılı dosyasında aynı taşınmazlar yönünden 29.01.2021 tarihi itibarıyla belirlenen 3.767,00 TL/m² birim fiyatının uygun görüldüğü gözetildiğinde, dava konusu taşınmazın konumu ve endeks farkları karşılaştırıldığında 13.06.2023 tarihi itibarıyla belirlenen 5.380,00 TL/m² birim fiyatının yerinde olduğu gerekçesi ile davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/8198, K. 2026/877, T. 21.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-8198-e-2026-877-k-5cfdfff3bfdf