Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5676 E. 2026/887 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5676
- Karar No
- 2026/887
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/177 Esas, 2025/219 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/6 Esas, 2023/651 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;... Mahallesi 4 70... parsel sayılı taşınmazın tamamının maliki olduğunu, taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında “İlköğretim Okulu” olarak planlanmış olduğunu, davaya konu taşınmaz üzerinde hukuki el atmanın varlığı mevcut olduğunu, dava konusu taşınmaza, herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmaksızın 1991 yılında hukuken el atılarak 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında “İlköğretim Okulu” olarak planlanmış olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız olduğunu, inşaat bürosunun kayıtlarına göre dava konusu taşınmaz üzerinde kuruma ait binanın bulunmadığının belirtildiğini, davacının uzlaşma başvurusunun bulunmadığını, davanın usulden ve husumet yönünden reddi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumetin imar planını yapan ilgili belediyeye yöneltilmesi gerektiğini, imar planı yapılırken görüşlerinin alınmadığını, bedelin fahiş belirlendiğini, davanın reddi gerektiğini, tescil hükmünün takyidatlardan arındırılarak kurulması gerektiğini, bedelin yüksek belirlendiğini, hükmedilen bedelin tümüne dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, aleyhlerine vekâlet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli İmar Planında ilköğretim alanı olarak planlı olduğu, davalı idare tarafından taşınmazın imar planına ayrılma tarihinden itibaren makul süre içerisinde kamulaştırma işlemi yapılmaması nedeniyle davacı tarafın mülkiyet hakkının kısıtlandığının kabulünün gerektiği, bu nedenle davacı tarafın kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat dava hakkının bulunduğu, dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli İmar Planı içerisinde kalması nedeniyle arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırma yöntemi ile 02.01.2023 tarihi itibarıyla m² birim fiyatının 4.691,59 TL olarak tespitinin yerinde olduğu, ancak kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminat davasının hukuki el atmadan kaynaklandığı, bu nedenle davacı lehine maktu vekâlet ücreti takdiri gerekirken nispi vekâlet ücreti takdirinin hatalı olduğu, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin kısmen yerinde olduğu görülmekle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasında maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davalının açık itirazının bulunmadığını ileri sürmüştür.
2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Hukuken el atılan dava konusu taşınmaza davacı payına düşen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası uyarınca Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.