Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12530 E. 2026/9991 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/12530
Karar No
2026/9991
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2877 Esas, 2025/1446 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/236 Esas, 2023/229 Karar

Taraflar arasındaki kat mülkiyeti kurulması ve arsa paylarının yeniden belirlenmesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza hakim müdahalesi ile kat mülkiyetine geçirilmesine ve taşınmaz arsa paylarının yeniden oranlanması ve oranlanan arsa paylarının tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde bina inşa etmek amacıyla murisleri ... ile müteahhit ... arasında gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin imzalandığını, müteahhidin bu sözleşmeye uygun bir inşaat yapmadığını, bunun üzerine Bakırköy 11. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1989/117 D.İş sayılı dosyası ile tespit yapıldığını, müteahhit sözleşmeye aykırı olarak kendi arsa payından fazla daire yapıp sattığını, kendilerinin sözleşmeye ve arsa payına göre hak ettikleri oranda daire almadıklarını, yapı kayıt belgesinin mülkiyete ilişkin sorunları çözmediğini, imara aykırı bölümlerin yıkılmasını engellediğini, mevcut arsa paylarına riayet edilmesi halinde kat mülkiyetine geçiş için gerekenleri yapacaklarını; ancak davacıların arsa paylarına ilişkin haklarından feragat etmelerini istediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının murisi ... ile müteahhit ... arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesinin imzalandığını, müteahhidin bu sözleşmeye uygun bir inşaat yapmadığını, davalının sözleşmeye ve arsa payına göre hak ettiği oranda daire almadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın tapuda arsa olarak gözüken ancak üzerinde 11 adet bağımsız bölüm bulunan ve bu 11 dairenin tamamı için yapı kayıt belgesi alınmış binada arsa paylarının düzeltilmesi ve kat mülkiyetinin tesisine yönelik açıldığını, kat mülkiyeti kurulmamış taşınmazlarda arsa payının düzeltilmesi/belirlenmesi konusunda görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kesin nitelikteki Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile sabit olduğunu, yerel mahkemenin kesin nitelikteki bu kararın aksine hüküm tesis ettiğini, arsa payının düzeltilmesi/belirlenmesi konusunda karar vermesi gereken mahkemenin işbu dosyada tesis edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararına açıkça aykırı karar verdiğini, arsa payının düzeltilmemesinin diğer bir nedeni olarak gösterilen kat karşılığı inşaat sözleşmesinin huzurdaki davada haklı bir savunma olmasının mümkün olmadığını, davacıların anılan kat karşılığı sözleşmeye taraf olmadıklarını, dolayısıyla bu sözleşmenin varlığından bahisle hukuk alanında bir değişiklik doğmasının mümkün olmadığını, davalıların dayandığı kat karşılığı inşaat sözleşmesinde bir çelişkinin olduğunun ifade edildiğini, bu sözleşmeye göre arsa paylarının belirlenmesinin mümkün olamayacağının izah edildiğini, aynı şekilde tapuya şerh edilmediğini, 1987 yılına ait bir kat karşılığı inşaat sözleşmesinin ifasının dahi bu aşamada mümkün olmadığını, kat mülkiyeti kurulmasının 634 sayılı ve Kat Mülkiyeti Kanunu (634 sayılı Kanun) hükümlerinin dikkate alınması yönündeki taleplerinin uygulanamaz olduğuna dair gerekçenin hatalı olduğunu, tarafların sulh olma ihtimalinin olmadığını, davanın bu nedenle açıldığını, mahkemece yapılması gerekenin kat mülkiyetine geçiş için gerekli belgelerin -tarafların rızaen oluşturamadığı kayıtların- bilirkişilere hazırlatılması, yine bu aşamada bilirkişilere kat mülkiyetine esas olacak arsa paylarının tespit ettirilmesi, Kanuna ve Yargıtay kararlarına göre belirlenecek arsa paylarının bu belgelerde ve oluşturulacak yönetim planı ile birlikte tüm bunların tapu siciline tescil edilmesi yönünde bir karar vermek olduğunu beyan ederek mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmaz sahibinin imara aykırı olan yapı ile ilgili yapı kayıt belgesi alması binanın kullanılmasını sağlayabileceği ancak yapı kayıt belgesinin binayı iskân alınacak şekilde imara uygun hâle getirmeyeceği, yapı kayıt belgesi yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerli olup yapının kullanılmasına ilişkin geçici bir statü sağlamadığı, o hâlde yapı kayıt belgesinin alınmış olması hala tarla vasıflı ana taşınmaz üzerinde bulunan davaya konu binaya meşrutiyet kazandırmayacağı, o halde taşınmaz malikleri tarafından 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanun'un (634 sayılı Kanun) 12 nci madde hükmünde belirtilen eksiklerin tamamlanmasından sonra kurulmak üzere tapuya başvurulması gerektiği aksi halde mahkemece verilecek kararın hukuki niteliği olmayan taşınmaza hukuki meşrutiyet kazandırma anlamına geleceğinden davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kat mülkiyeti kurulması ve arsa paylarının yeniden belirlenmesi istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/12530, K. 2026/9991, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-12530-e-2026-9991-k-946ab215ea0b