Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/9330 E. 2026/2831 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/9330
- Karar No
- 2026/2831
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/752 Esas, 2025/872 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 41. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/290 Esas, 2023/34 Karar
Taraflar arasındaki tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkin davada, yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usuli eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip görüşüldü.
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İstanbul, ... ilçesi, ... Mahallesi 3 87... parsel sayılı 92 m² ... kagir ev vasıflı taşınmazın 1/2 hissesinin maliki bulunduğunu, taşınmazın bilahare başka parsellerle tevhit edildiğini 3 87... parsel sayısını aldığını, davaya konu taşınmazı da kapsayan bölgenin 20.02.2006 tarihli ve 10172 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile ... 1. Etap yenileme alanı olarak ilan edildiğini, 07.06.2006 tarihli ve 10573 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yenileme alanı kapsamında kalan taşınmazların acele kanunlaştırılmasına karar verildiğini, davalı idare tarafından kamulaştırma bedelinin tespit ve tescili için İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/264 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, bu davada yapılan yargılama sonucunda 19.09.2011 tarihli ve 2011/286 Karar sayılı kararı ile kamulaştırma bedeli olan 768.056,71 TL'nin hak sahipleri olan ... ve ...'a hisseleri oranında ödendiğini, 3 87... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile ... Belediyesi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğini, müvekkilinin İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3 87... parsel, 92.00 m² ... kargir ev vasıflı olan taşınmazın 5366 sayılı Kanun'un 4/2 nci fikrası gereğince kamulaştırılmasına ilişkin tesis edilen 26.11.2009 tarihli ve 1352 sayılı Belediye Encümeni kararı ve karara dayanılarak yapılan kamulaştırma işleminin iptali istemi ile İstanbul 5.İdare Mahkemesi 2010/1887 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, bu davada 08.07.2011 tarihli ve 2011/1154 Karar sayılı karar ile verilen kararın temyiz incelemesi sonucunda, Danıştay 6. Dairesinin 2011/935 Esas, 2014/2992 Karar sayılı 10.04.2014 tarihli kararı ile İstanbul 5. İdare Mahkemesinin 08.07.2011 tarihli ve 2010/1887 Esas, 2011/1154 Karar sayılı kararının bozulmasına karar verildiğini, bozma üzerine dosyanın ile İstanbul 5. İdare Mahkemesine iade edildiğini, 2015/1407 Esas sayısı ile yargılamaya devam olunduğunu, yapılan yargılama sonucunda İstanbul 5. İdare Mahkemesinin 07.07.2015 tarihli ve 2015/1407 Esas, 2015/1599 Karar sayılı kararı ile davacıya ait taşınmazın sırf yenileme alanı içinde kalması ve davacının davalı idare ile uzlaşmaması sebebi ile kamulaştırılması yönünde işlemin iptaline karar verildiğini, müvekkilinin taşınmaz kamulaştırma bedelinin ½ oranındaki 384.028.36 TL'yi ödemeye hazır olduğunu, taşınmazın tapusunun müvekkiline döndürülerek uğradığı zararın taşınmazın idare adına tescil edildiği 19.09.2011 tarihinden dava tarihine kadar geçen süre için hesaplanacak kira getirisi ile müvekkilinin taşınma masraflarının olduğunu, fazlaya ilişkin dava ve talep haklarını saklı tutarak, belirsiz alacak davası olarak bilirkişi incelemesi sonucunda tespit edilecek tazminat yönünden bedel artırımı yapılmak üzere 5.000,00 TL'nin tahakkuk tarihlerinden itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bedelinin Belediyece ödendiğini ve kamulaştırmanın iptali veya yürütmenin durdurulması kararı da verilmediğinden 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin 14 üncü fıkrası gereğince taşınmazın idare adına tescil edildiğini, davacının da aralarında bulunduğu bazı malikler tarafından idari yargıda 93 ayrı Kamulaştırmanın İptali davası açıldığını, İlk Derece Mahkemelerinin kamulaştırma işlemini hukuka uygun bularak davaların reddine karar verdiğini, davacılar tarafından temyiz edilen ret kararlarının eksik inceleme sebebiyle Danıştay 6. Dairesince bozulduğunu, bozma üzerine İlk Derece Mahkemelerinden bir kısmının bozmaya uyarak iptal kararı verdiğini, bir kısmının ise eski kararda direnerek ısrar kararı verdiğini, iptal kararı verilen dosyaların Belediyelerince temyiz edilerek Danıştay 6. Daireye gönderildiğini, ısrar kararı verilen dosyaların davacılarca temyiz edilerek Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna gönderildiğini, Danıştay 6. Dairesinin iptal kararlarının onanmasına, İdari Dava Daireleri Kurulu da ısrar kararlarının bozulmasına karar verdiğini, bu kararlar üzerine Belediyelerince Karar Düzeltme talebinde bulunulduğunu, yenileme alanlarında avan projeye göre uygulama yapılacağını, uygulama imar planı yapılmasına gerek olmadığı dolayısıyla planın iptal edilmiş olmasının projeyi ve kamulaştırma işlemini hukuka aykırı hale getirmeyeceğinin ileri sürüldüğünü, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun karar düzeltme taleplerini reddettiğini, dava konusu taşınmazın, başka parsellerle tevhit edildiğini, tevhit sonucu dava konusu parselin yaşamadığını, tevhit işlemi sonucunda yeni parsel oluştuğunu, parselin yaşamadığından kaydın eski hale iadesi gerektiğini, kaydın eski hale iade edilse bile taşınmazın niteliği değiştiğini, parselin nereye tekabül ettiğinin belli olmadığını, tapunun iptal ve tescilinin tatbikinin fiilen imkansız olduğunu, fiili imkansızlık nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin idare, yıkım işlemini usul ve kanuna uygun bir şekilde gerçekleştirdiğini, idarenin işlem ve eylemlerinde kusur ve hukuka aykırılık durumu söz konusu olmadığını, bu nedenle de tazminat ile sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, bu kapsamda sonuç itibarıyla davanın reddine, tapu iptal ve tesciline karar verilmesi halinde, müvekkili tarafından yatırılan kamulaştırma bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte belediyeye iadesine; davacı tarafından depo edilen teminatın (700.204,00 TL) nemalandırılmış haliyle belediyeye ödenmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3 87... parsel sayılı taşınmazın davacı adına olan ve İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/264 Esas, 2011/286 Karar sayılı kararı ile iptal edilen ve ½ hissesi bakımından 46,00 m² yüzölçümüne isabet eden taşınmazın, tevhitle oluşan İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3 86... parsel sayılı davalı adına kayıtlı olan taşınmazdaki hissesinin iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Belediye adına yapılan tescilin yolsuz hale geldiğini, mahkeme kararı ile hüküm fıkrasının çeliştiğini, taşınmazın üzerindeki binanın yıkılmadığını, son güncel tapu numarası olan 36 parsel esas alınarak hüküm kurulması gerektiğini ve davacı payına düşecek olan 46 m² esas alınarak hüküm kurulması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın başka parsellerle tevhit edildiğini, tapu iptal ve tescil işleminin fiilen imkansız hale geldiğini, harç ve vekâlet ücretinin maktu alınması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu parselin bir kısmı davacı adına kayıtlı iken kamulaştırma işlemi ve İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin ilamı ile davalı ... Belediyesi adına tescil edildiği, davacının kamulaştırma işleminin iptali için İstanbul 5. İdare Mahkemesine dava açtığı, yargılama neticesinde 5366 sayılı Kanun'un 4/2 nci maddesi uyarınca kamulaştırılması yolunda tesis edilen ... Belediye Encümeninin kararının iptaline karar verildiği, kararın Danıştay incelemesi sonucu kesinleştiği, dolayısıyla Belediye adına olan tescilin yolsuz hale geldiği anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dosyanın incelenmesinden, taraflar arasında görülüp kesinleşen İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/264 Esas, 2011/286 Karar sayılı kararında dava konusu taşınmazın belediye adına tesciline, kamulaştırma bedelinin tespitine karar verildiği, İstanbul 5. İdare Mahkemesinin 07.07.2015 tarihli ve 2015/1407 Esas, 2015/1599 Karar sayılı kararı ile de davacıya ait taşınmazın sırf yenileme alanı içinde kalması ve davacının davalı idare ile uzlaşmaması sebebi ile kamulaştırılması yönündeki işlemin iptaline karar verildiği, kararın Danıştay incelemesinden geçerek 18.02.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir.
3. Davacının kamulaştırılan 92 m² yüzölçümlü 3 87... parselde 1/2 paylı malik olduğu, 3 87... parselin aynı proje kapsamında bulunan diğer taşınmazlarla tevhit edildiği, oluşan 3146 m² yüzölçümlü 3 87... parsel sayılı taşınmazda davalı ... Başkanlığının 26384/86515 pay karşılığı 959,42 m² malik olduğu anlaşılmış olup bu parseldeki davalı payının davacının 3 87... parsel sayılı taşınmazdaki 46 m² hissesi yönünden iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesinde sonucu itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.