Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/18013 E. 2026/5931 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/18013
Karar No
2026/5931
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1013 E., 2025/2320 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/137 E., 2025/79 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma yaparak 10.06.2015 tarihinde Kurumdan tahsis talebinde bulunduğunu, 01.07.2015 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığını, 10.072020 tarihli denetim raporu ile yapılan incelemede fili çalışma olmadığının tespit edildiği belirtilerek 20.02.2024 tarihli işlemle bu tarihe kadar ödenen aylıkların faiziyle 435.253,99 TL'nin, ayrıca 07.03.2024 tarihli yazı ile ödenen ... ikramiyesi olarak faizi ile 23.26234 TL'nin ödenmesinin talep edildiğini, denetim raporunun tanziminde davacının ifadesine başvurulmadığını, davet gönderilmediğini, iddianın gerçeği yansıtmadığını, davacının çalışmalarının fili olduğunu, emekli olmadan önce .. isimli işyerinde 04.07.2014 tarihinde el ilanı dağıtıcısı olarak işe girişinin yapıldığını, 07.04.2014 tarihinde istifa ederek işten ayrıldığını, el ilanlarını iş saatleri arasında dağıttığını, aksini ortaya koyan delil olmadığını çalışmalarının ...'ya bildirildiğini, 03.07.2014 tarihinde Türkiye'ye giriş yaptığını, 04.07.2014 tarihinde işe başladığını, el ilanlarını .. .. meydanında dağıttığını, işverenden yevmiyesini aldığını beyanla Kurum işlemi iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı ve yetki itirazında bulunduklarını, davanın süresinde olmadığını, davalı Kurum yapılan denetimler sonucu 10.07.2020 tarihli raporda davacının çalıştığı işyerinde 2014/4-2016/3. ay arası bir kısım çalışanlar dışındaki çalışma bildirimlerinin gerçek ve fili çalışmaya dayanmadığının tespit edilerek iptal edilmesi gerektiğinin belirtildiğini, çalışma bildirimlerinin iptali nedeniyle borçlanma statüsünün değiştiğini ve 4/b statüsünde değerlendirilmek zorunda kalındığını, Kurum denetmenlerince düzenlenen raporların aksi ispat edilinceye kadar geçerli olduğunu, Kurum denetmenince düzenlenen rapor aksini ispata yarar bilgi ve belge bulunmadığını, hizmetinin iptali sonrası mevcut hizmetine göre aylık bağlanması için gerekli koşulları sağlamadığından aylık bağlanamadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurum işlemlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, davacının çalışmalarının fiili ve gerçek çalışmaya dayalı olup bildirimlerinin usulüne uygun olduğunu, Kurum işlemlerinin yanlı ve haksız olup davalı Kurumca yapılan borç tahakkukunun iptali yerine yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının dava dışı ... ünvanlı işyerinde 04.07.2014-07.07.2014 tarihleri arasındaki çalışmalarının gerçek olup olmadığı, Kurumun yaşlılık aylığının iptaline ilişkin işleminin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/18013, K. 2026/5931, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-18013-e-2026-5931-k-a125c4fa90b5