Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/11811 E. 2026/8351 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/11811
Karar No
2026/8351
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/492 Esas, 2025/824 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.

Davalılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 05.05.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.

Duruşma günü davalılar vekili Avukat ... gelmiş, davacı idare vekili duruşmaya katılmamıştır. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.

Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., ... köyü 593 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arazi olarak kabul edilmesi ve buna göre değer biçilmesi gerektiğini, taşınmazın metrekare birim bedelinin olması gerekenin çok üzerinde hesaplandığını, ağaç bedeli hesaplanırken bilirkişi raporunda belirtildiği üzere 5-6 yaşlarında çam ağaçları için 100 TL takdir edilmesinin bedelin yüksek çıkmasına sebebiyet verdiğini, bilirkişiler tarafından taşınmazın üzerinde 4500 m² kilitli parke taşı olduğu belirtilerek bedeli hesaplanmış ise de .... Kıymet Takdir Komisyonunca yapılan keşiflerde kilitli parke taşı imalatına rastlanılmadığını, inşaat bilirkişisi tarafından yapı sınıfının doğru belirlenmediğini, yıpranma payının doğru hesaplanmadığını, eksik imalat bedellerinin düşülmediğini, kamulaştırma bedelinin olması gerekenin çok üzerinde hesaplandığını, bilirkişi raporunda belirtilen muhdesatların sökülüp götürülebildiği gözetilerek bedellerinin kamulaştırma bedeline dahil edilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın arsa vasfında olduğunu, metrekare birim fiyatının düşük belirlendiğini, üzerinde benzin istasyonu olduğunu, hesaplamanın hatalı yapıldığını, taşınmaz üzerinde bulunan bazı muhdesatların bedellerinin hesaplanmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza, 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip emsal karşılaştırması yapılarak, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapılara resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek, taşınmaza kapama bahçe niteliği kazandırmayan ağaçlara maktuen değer biçilmesinde, taşınmaz üzerinde bulunan elektrik ve makine teçhizatlarına değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı; ancak elektrik ve makine teçhizatına ilişkin olarak mükerrer bedele hükmedildiği ve dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan jeneratörün taşınabilir olması nedeniyle jeneratöre değer biçilmemesi gerektiği anlaşıldığından, rapordaki maddi hesap hatası (toplama işlemi hatası) giderilmek suretiyle ve istinaf sonrası artan bedelin yanlış hesaplanmak suretiyle hatalı bedellere yasal faiz işletilmesi ve faiz bitiş tarihinin hatalı gösterilmesi doğru görülmediğinden istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar etmiş, Bölge Adliye Mahkemesince yeniden esas hakkında hüküm kurulmuş olup İlk Derece Mahkemesine nazaran daha düşük bir bedele hükmedildiği hâlde bedelin iadesine ilişkin hüküm kurulmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalılar vekili temyiz dilekçesince özetle; istinaf sebeplerini tekrar etmiş, kamulaştırma bedeline kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek oranda faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibarıyla doğru olduğu gibi akaryakıt istasyonunda bulunan yakıt tankları, akaryakıt pompaları, elektrik tesisatı, makine ve teçhizattan taşınması mümkün olanların demontaj, nakliye ve montaj bedelinin, taşınması mümkün olmayanların ise bedellerinin, yine varsa yapıların resmi birim fiyatları esas alınarak yıpranma payı da düşülmek suretiyle bedellerinin tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

4. Dava konusu taşınmaz ile aynı kamulaştırma kapsamında kamulaştırılan dava konusu taşınmaza bitişik konumdaki 597 parsel sayılı taşınmaza 20.12.2016 değerlendirme tarihi itibarıyla Batman 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.01.2023 tarihli ve 2022/360 Esas, 2023/52 Karar sayılı dosyasında 179.46 TL/m², 592 parsel sayılı taşınmaza Batman 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.12.2016 tarihli ve 2020/208 Esas, 2020/615 Karar sayılı dosyasında 179.46 TL/m², 596 parsel sayılı taşınmaza 22.02.2016 değerlendirme tarihi itibarıyla Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.04.2021 tarihli ve 2018/61 Esas, 2021/375 Karar sayılı kararı ile 180.00 TL/m² değer biçildiği ve bu bedellerin Dairemizin 2023/11994 Esas, 2022/11514 Esas ve 2022/15629 Esas sayılı kararları ile denetiminden geçerek onandığı anlaşıldığından belirtilen dosyalardaki bedelden ayrılma nedenleri hususunda bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken taşınmaza yüksek birim fiyatı belirleyen bilirkişi raporunun hükme esas alınması bozmayı gerektirir.

5. Davalı idare tarafından fazla bloke edilen bedel tespit edilerek iadesine ilişkin hüküm kurulmaması doğru görülmemiştir.

6. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiş olup, kamulaştırma bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar Anayasa'nın 46 ncı maddesi gereğince kamu alacakları için öngörülen en yüksek oranda faiz uygulaması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine,

Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacı idareden alınarak davalıya ödenmesine, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/11811, K. 2026/8351, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-11811-e-2026-8351-k-faceb30c9ac5