Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/11248 E. 2026/8220 K.
Konu: Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/11248
- Karar No
- 2026/8220
- Karar Tarihi
- Konu
- Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 55. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3383 Esas, 2025/1362 Karar KARAR : Esastan ret
Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 87... parselde bulunan taşınmazda D-10 nolu bağımsız bölümün maliki olduğunu, davalının ise D-9 nolu bağımsız bölüm maliki olduğunu, dava konusu yere ait yönetim planının ekini oluşturan vaziyet planı ile her bağımsız bölüme sınırları belirlenmiş bahçe tahsis edilmiş olduğunu, davalının maliki olduğu D-10 nolu bağımsız bölüme tahsis edilen bahçede, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'na (634 sayılı Kanun) ve tapuda tasdikli ve tescilli mimari proje ve yönetim planı ile eki vaziyet planına aykırı şekilde ağaçlandırma ve tesisler yaptığını, sabit şemsiye monte ettiğini, binasına ait açık mutfak arka duvarının arkasına demir direk diktiğini ve özel güvenlik kamerası yerleştirmiş olduğunu, atık eşya koyduğunusöz konusu imalatların yönetim planına, mimari projesine ve 634 sayılı Kanun'a aykırı olduğunu, bu nedenle müdahalenin önlenmesini ve eski hale getirilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu olayın kat malikleri genel kurul kararı ile bir ilgisi bulunmadığından olayda 634 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesinin uygulama yeri bulunmadığını, bu nedenle hüküm kısmından 3 numaralı bendi çıkartılmak suretiyle düzeltilerek, kesin olmak üzere esas hakkında yeniden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu sitede her villanın kullanımına bir bahçe tahsis edildiğini ve yıllardır süregelen uygulamada ve komşuluk ilişkileri çerçevesinde, kat maliklerince yapılan anlaşma, uzlaşma ve de fiili taksimle müvekkiline ait daireye, davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği bahçenin tahsis edildiğini, davalı müvekkili ve davacının yıllardır D-9 ve D-10 nolu dairelerin maliki olduğunu, bir an için yönetim planına göre davacının iddialarını kabul edecek olsa bile davacı da dâhil tüm site sakinlerinin hali hazırda kullandığı bahçeyi boşaltması gerekeceğini, davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği bahçeden başka hali hazırda D-11 numaralı villanın bitişiğindeki bahçeyi de yıllardır kullandığını, dava konu taşınmazda tarafların paydaş olduklarını, taşınmazın kullanma biçiminin tüm paydaşlar arasında varılan bir anlaşma ile belirlendiğini ya da fiili bir kullanma biçimi oluştuğunu, el atmanın önlenilmesi davasında öncelikle tüm paydaşları bağlayan harici bir taksim sözleşmesi ve özel bir parselasyon planının olup olmadığı veya fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığı üzerinde özenle durulması, varsa çekişmeli yerin kimin kullanımına terk edildiğinin saptanılması; harici veya fiili taksim yoksa uyuşmazlığın 4721 sayılı Kanun'un müşterek mülkiyet hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğini, somut olayda mahallinde yapılacak keşif sonucunda fiili kullanım olduğu anlaşılacakken bu yönde bir keşif yapılmadığını, bilirkişi raporunun doğru ve eksiksiz hazırlanabilmesi için lisanslı harita kadastro mühendisleri ve bürolarından bilirkişi görevlendirilmesi ve akabinde dava konusu taşınmazın bulunduğu sitede gerekli ölçüm ve tespitlerin yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.