Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10956 E. 2026/3296 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10956
Karar No
2026/3296
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1234 Esas, 2025/2381 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/553 Esas, 2025/54 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin asıl dava ile 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, tapudan yol olarak terkini istemine ilişkin birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davada kamulaştırmasız el atma tazminatı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebi yönünden feragat nedeni ile reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl davada karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleştirilen davada davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 27... parsel sayılı taşınmaza acele kamulaştırma kararıyla el atıldığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın el atma bedelinin ve ecrimisilin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

2.Birleştirilen davada davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 27... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Asıl davada davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz yönünden kamulaştırma kararı alındığını ve işlemlerin devam ettiğini, davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük hesaplandığını, objektif değer artış oranının hatalı ve düşük uygulandığını, kamulaştırmadan arta kalan alanda değer azalışı oranının düşük hesaplandığını ileri sürmüştür.

2.Asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kapitalizasyon faiz oranı kriterlerinin hatalı uygulandığını, objektif değer artış oranı uygulanmasının gerekmediğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu kapama zeytinlik niteliğindeki dava konusu taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesi doğru olduğu gibi yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda kapitalizasyon faiz oranının %4 alınması, dava tarihi 2023 yılı olup 2022-2023 yılı maliyet cetveline göre ortalama verim ile 2023 yılı fiyatının alınması objektif değer artışı oranı uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kısmi kamulaştırma nedeniyle taşınmaz iki parçaya ayrılmış olup kamulaştırmadan arta kalan kısmın yüzölçümünün fazlalığı ve geometrik şeklinin bozulmamış olması nazara alındığında, bu kısım açısından değer düşüklüğü bedeli hesaplanmamış olmasının da yerinde olduğu gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesine rağmen davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, farklı yargılama usulüne tabi davaların birleştirilmesinin hatalı olduğunu, faize ilişkin kurulan hükmün hatalı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranı kriterlerinin hatalı uygulandığını, taşınmaza değer azalışı uygulanmasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Kapama zeytin bahçesi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca birleştirilen davada gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi, adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin birleştirilen davada davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile birleştirilen davada davacı idare adına tapuya tesciline ve yol olarak tapudan terkinine karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/10956, K. 2026/3296, T. 25.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-10956-e-2026-3296-k-a378646ff67b