Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6217 E. 2026/2309 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6217
Karar No
2026/2309
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2538 E., 2024/1320 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : (Kapatılan) Kadirli 1. Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/6 E., 2021/50 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vasisi ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sırasında, ...köyü çalışma alanında bulunan 2 94... , 1957, 1968, 1969, 1978, 2002, 20 14... parsel sayılı ve sırasıyla 1.972,70 m², 9.991.31 m², 8.895.58 m², 3.345.99 m², 66.42 m², 25.670.33 m², 9.004.10 m² ve 4.004.79 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldıkları" ve 2 94... , 2002, 2016 parsel sayılı taşınmazların "...oğlu ... .... mirasçılarının, 2 94... parsel sayılı taşınmazın" ...oğlu ....'in oğlu ...'in, 2 94... parsel sayılı taşınmazın ...oğlu ...'in, "2 94... parsel sayılı taşınmazın ...oğlu ...'in oğlu ...'ın", 2 94... parsel sayılı taşınmazın "...'nın", 2 94... parsel sayılı taşınmazın ...'un kullanımında" oldukları şerhleri yazılarak tarla vasıflarıyla Hazine adına tespit edilmişlerdir. 2. Davacı ... vasisi ... dava dilekçesinde; 2 94... , 1957, 1968, 1969, 1978, 2002, 20 14... parsel sayılı taşınmazların davacının babasından tüm mirasçılara kaldığını ileri sürerek, taşınmazların beyanlar hanesine davacı adına da kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı ... cevap dilekçesinde; 2 94... parsel sayılı taşınmazın ...'ten kalmadığını, dava konusu diğer taşınmaz olan 2 94... parsel sayılı taşınmaz ile birlikte babası ...oğlu .... tarafından imar-ihya edilen yerlerden olup bu tarihe kadar bir bütün olarak kullanıldığını ve muris ...den gelen yerlerin davacı vasisinin babası ... de dahil olmak üzere murisin diğer çocukları adına da 2/B tespitinin yapıldığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 3. Davalı ... cevap dilekçesinde; 2 94... ile 1969 parsel sayılı taşınmazların babası ...'ten kalmadığını, bu parsellerin kendisi tarafından imar-ihya edilen yerlerden olup bu tarihe kadar da bir bütün olarak kullanıldığını ve muris ...den gelen yerlerin davacı vasisinin babası ... de dahil olmak üzere murisin diğer çocukları adına da 2/B tespitinin yapıldığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 4. Davalı ... cevap dilekçesinde; 2 94... parsel sayılı taşınmazın sağlığında ... tarafından imar-ihya edilmediğini, bu yeri davacı vasisinin babasından aldığını, karşılığında ise kendisine ait başka bir yer verdiğini ve parselin üzerindeki su deposunu kendisinin yaptırdığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 5. Davalılar ... ile ... müşterek cevap dilekçesinde; muris ...'den kalan taşınmazlardan kısıtlı ...adına dava dışı 2 94... , 1977, 1979 parsel sayılı 2/B parsellerinin yazıldığını, davacı vasisi ... ve babası ...oğlu ...adına da dava dışı 2 94... , 1955, 1959, 1972, 1988, 1989, 2006, 2008 sayılı 2/B parsellerinin yazıldığını, vasi ...nin kardeşi .... adına da dava dışı 2 94... sayılı 2/B parselinin yazıldığını, muris ...den kalan taşınmazların muris ...tarafından 1970'li yıllarda sözlü olarak paylaştırılarak herkesin kendi kullanımına bırakıldığını, 2 94... ile 1969 sayılı parsellerin ...'e, dava konusu 2 94... , 2002, 2014, 2016 sayılı parsellerin babaları ...oğlu ...'e düştüğünü ve 1970 yılından beri kendisi tarafından kullanılarak ölümü ile kendilerine intikal ettiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "bir kısım nizalı parseller ile dava dışı parsellerin muris ...'ten kaldığı, nizalı parsellerden 2 94... , 2002, 2016 sayılı parsellerin ...oğlu ... ... mirasçıları, 2 94... sayılı parselin ...oğlu ... ....'in oğlu ..., 2 94... sayılı parselin ...oğlu ..., 2 94... sayılı parselin ...oğlu ...'in oğlu ...'ın kullanımlarında olduğuna dair şerh düşüldüğü, mirasçıların muristen kalan taşınmazları aralarında paylaştıkları ve ... köyünde yapılan 2/b kullanım kadastrosu çalışmalarında her mirasçı lehine kullanıcı şerhi düşülen 2/b parselinin bulunduğu, bunlardan dava dışı 2 94... sayılı 2/b parselinin beyanlar hanesinde davacı ... oğlu ...lehine kullanım şerhi düşüldüğü, dava dışı 2 94... ile 1979 sayılı 2/b parsellerinin beyanlar hanesine ise 1/3 hissesinin ...oğlu...ın, 1/3 hissesinin ...kızı ...'nin ve 1/3 hissesinin ise ...kızı ... mirasçılarının kullanımında olduğuna dair şerh düşüldüğü, dava dışı ...oğlu ... (davacı vasisinin babası) lehine de şerh düşülen muhtelif sayıda 2/b parselinin bulunduğu, tüm bu parsellerin kadastro tutanaklarının edinme sebeplerinde taşınmazların cedlerinden intikalen ve vereseler arasında taksimen geldiğinin belirtildiği, murisin diğer mirasçıları lehine de eldeki davada dava konusu olan taşınmazlardan şerh düşülenlerden olduğu, böylece murisin mirasçılarından muristen kalan tapusuz taşınmazlardan 2/b olarak tespiti yapılanlardan lehine beyanlar hanesine şerh düşülmeyen bulunmadığı, murisin tüm mirasçıları lehine beyanlar hanesine kullanıcı şerhi düşülen 2/b parselinin bulunduğu, bu itibarla murisin terekesinin mirasçılar arasında taksim edildiğinin sübut bulduğu, mirasçılar arasında yapılan taksimde eşitliğin zorunlu olmadığı, tüm mirasçılara eşit miktarda yer düşmemesinin taksimin geçerliliğini etkilemediği, murisin taksim edilen terekesinin müşterek mülkiyet hükümlerine tabi olduğu, bu sebeple tespit günü itibari ile taşınmazlarda fiili kullanımı olan mirasçıların kullanımlarının tereke adına değil kendi adlarına olduğunun kabulü gerektiği, nizalı 2 94... sayılı parselin fiili kullanıcısının ise kullanımının kendi adına olduğu, parselin ...oğlu ... tarafından kendisine yıllar önce devredildiği ve 2/b tespit günü de dahil olmak üzere fiili olarak kullanan kişinin lehine şerh düşülen kişi olduğu, nizalı 2 94... sayılı parselin ise bundan 3-4 sene önce parselin lehine kullanım şerhi düşülen kullanıcısı tarafından kullanılmaya başlandığı ve kullanımının kendi adına olduğu, böylelikle 2 94... ile 1978 sayılı parsellerin murisin terekesine dahil olmadıkları da anlaşılmakla davanın sübut bulmadığı, ayrıca orman dışına çıkarılan taşınmazların malikinin Hazine olduğu, orman dışına çıkarılan taşınmazların özel mülkiyete konu olamayacağı sebebi ile davacının tespitin Hazine adına yapılmasına ilişkin itirazının da reddine karar verilerek netice itibari ile sübut bulmayan davanın reddi gerektiği " gerekçesiyle davanın reddine, 2 94... , 1957, 1968, 1969, 1978, 2002, 2014, 2016 parsel sayılı taşınmazların beyanlar haneleri olduğu gibi korunarak tespit gibi Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vasisi ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Mahkemece yapılan keşif, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre dava konusu taşınmazların tapu kaydında beyan şerhi sahipleri tarafından kullanıldığı, davacının kullanımının olmadığı anlaşılmış olup; İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda vicdani kanaatin oluştuğu, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, kararın dayandığı deliller ile kanuni sebepler ve gerekçe içeriğine göre, davanın esası ile ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davacı ... vasisi ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vasisi ... vekili temyiz dilekçesinde; tanıklarının tamamının dinlenilmediğini, taşınmazların tamamının ... mirasçılarına kaldığını ve eksik incelemeli ve değerlendirilmeli bilirkişi raporu ile hatalı hüküm verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlarda davacının kullanım hakkı bulunup bulunmadığı, taşınmazlarınm muris Veli'den kalıp kalmadığı, muristen kalan taşınmazların taksim edilip edilmediği ile taşınmazlarda fiili kullanımı bulunanların kullanımlarının tereke adına mı kendi adlarına mı olduğuna ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vasisi ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davacı ...'den alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/6217, K. 2026/2309, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-6217-e-2026-2309-k-d1afc74fa2ac