Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/8798 E. 2025/4997 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8798
- Karar No
- 2025/4997
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1971 Esas, 2024/1435 Karar KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı (Ankara) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/2 Esas, 2022/749 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinine ilişkin asıl dava ile kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin birleştirilen davada, yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleştirilen davada ise karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuştur.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleştirilen davada ise karar verilmesine yerolmadığına dair hüküm kurulmuştur.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların davacı idare yönünden esastan reddine, davalı vekili yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın kabulüne, birleştirilen davada ise karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Asıl davada davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., ... Mahallesi 125026 ada 7 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapusunun iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., ... Mahallesi 125026 ada 7 parsel sayılı taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığından, tazminat bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın gerçek değerinin tespitini talep etmiştir.
2. Asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; aynı nedenle açılmış dava ile birleştirme kararı verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulüne, birleştirilen davada ise karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuştur.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arazi vasfında olduğunu, emsal taşınmazın doğru seçilmediğini, idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ve raporun uygun hazırlanmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2. Asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin, gerçek bedelin altında belirlendiğini, raporun doğru hazırlanmadığını, faiz hükmünün tarihleri yönünden hatalı olduğunu, birleştirilen davada lehe nispi vekâlet ücretinin hüküm altına alınması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vergi değerleri, imar durumları ve tapu akit belgeleri ile Dairemiz denetiminden aynı kamulaştırma kapsamında 125029 ada 12 parsel sayılı taşınmaza ait dosyada 2020 Eylül itibarıyla biçilen 120,00 TL metrekare değeri de nazara alındığında arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal mukayesesi yapılmak suretiyle değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş; ancak birleştirilen dava yönünden, dava tarihi itibarıyla fiili el atma mevcut olduğundan ve ıslah edildiğinden lehe nispi vekâlet ücreti takdiri gerektiği, tespit tescil davasında Mahkemenin, Dairenin kaldırmasından önceki ilk kararında derhal ödenmesine karar verilen kısım 275.282,05 TL olup, bu kısma ilk karar tarihine kadar faiz işletilmesi yerinde ise de fark bedelin, Dairenin 02.04.2021 ara kararı ile ödenmesine karar verilen 98.516,75 TL lik kısmı yönünden, ara karar tarihi olan 02.04.2021 tarihine, kalan 83.066,40 TL’lik kısmı yönünden ise ikinci karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerektiğinin düşünülmemesi ve 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un değişik 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki “ Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması halinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir” hükmü Anayasa'ya aykırı görülerek iptaline karar verilmiş olduğundan, başvuruların davacı idare yönünden esastan reddine, davalı vekili yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın kabulüne, birleştirilen davada ise karar verilmesine yerolmadığına dair hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; faiz hükmünün kaldırılması gerektiği hususunu ilave ederek istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza, 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı göz önüne alındığında davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; asıl davada davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
5. Bölge Adliye Mahkemesince 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrasının iptal edildiği gerekçesiyle Mahkeme kararı faiz yönünden düzeltilmişse de dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerektiğinden hükmün bozulması gerekir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı idare vekilinin temyiz isteminin kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının, (1-A) bendinin (1) numaralı alt bendinin tamamen çıkartılması, yerine “Ankara ili, ..., .... mahallesi, 125026 ada 7 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin 456.865,20 TL olarak TESPİTİNE, bu bedelin 275.282,05 TL’lik kısmına 17.05.2020 tarihinden ilk karar tarihi olan 22.10.2020 tarihine, 98.516,75 TL ‘lik kısmına 17.05.2020 tarihinden ödeme ara karar tarihi olan 02.04.2021 tarihine, kalan 83.066,40 TL’lik kısmına ise 17.05.2020 tarihinden ikinci karar tarihi olan 27.12.2022 tarihine kadar geçen süre için yasal faiz işletilmesine,” bendinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.