Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/8818 E. 2025/4755 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8818
- Karar No
- 2025/4755
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2239 Esas, 2024/1533 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/213 Esas, 2023/180 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin hisseleri oranında ...'ın mirasçıları olduğunu, müvekkilleri murisi ...'ın ise bidayette Ankara ili, ..., ... Mahallesi ... mevkiinde kain 22 parsel numaralı 9.620 m² alanlı tarla vasıflı taşınmazın maliki olduğunu, 22 nolu parselin ifraz işlemine tabi tutularak 2207 ila 2223 numaralı parselle ayrıldığını ve 22 numaralı parselin 3.3318 m²'lik kısmının bu yeni oluşan toplam 17 ayrı parsellerin kullanımına özgü olarak yola terk işlemi ile tapu sicilinden silindiğini, sonraki yıllarda söz konusu taşınmazın bulunduğu bölgenin imar uygulamasına tabi tutulması neticesinde ise müşterek yol olarak kullanılan taşınmaza davalı belediyelerce hukuka aykırı bir şekilde el atıldığını ve özel mülk niteliğindeki taşınmazın davalı belediyeler uhdesine katıldığını, bu işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek, Ankara ili, ..., ... Mahallesi ... mevkiinde kain 22 parsel taşınmazın ifrazı neticesinde oluşan parsellerin kullanımı için özel olarak ayrılmış (ifraz sonucu oluşan yeni parselin geçişini temin etmek için oluşturulan yol, geçit mahalli v.s.) taşınmaza, davalı belediyelerce fiilen el atılması neticesinde oluşan zararın davalı belediyelerden müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkillere ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; rızaen terk edilen hissenin kamulaştırmasız el atma davasına konu edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu parselden yola terk edilen kısmın ...'ın talebi ile tapu fen heyetince ve kanun hükümleri doğrultusunda ifraz sonucu oluşan parsellerin yola cephe almasını sağlamak amacı ile terkin edilmesi neticesinde oluştuğunu, ayrıca el atmanın şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, yapılan işlemlerde müvekkili belediyenin onay işlemi ve idari sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;dava konusu taşınmaz üzerinde kök maliklerin mülkiyet haklarının devam ettiğini, söz konusu terkin işleminin yalnızca ifraz ile oluşan yeni parsellere geçişi temin etmek amacıyla yapıldığını, alanda kamunun kullanımı için ayrılmış bir yol bulunmadığını, dava konusu kök parselden ifraz olunan diğer parsellerin özel kullanımı için tahsis edilen, geçit mahalli nitelikli taşınmazın kamu kullanımına açık olmadığını, davanın kabulü gerektiğini, dava değerinin 500,00 TL olduğunu ve karşı taraf lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesin de yerinde olmadığı ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu Ankara ili, ..., ... Mahallesinde bulunan eski 22 parsel numaralı kök parsel 9620 m² olarak tapuda kayıtlı iken, maliklerin isteği üzerine Tapu Fen Amirliğince düzenlenen ifraz beyannamesine göre 15.09.1955 tarihli ve 6430 yevmiye numarası ile 3118 m²si yola giden olarak ayrıldıktan sonra, geriye kalan 6502 m²si ise 2207 parselde başlanılarak ardışık olarak 2223 parsel numaralı taşınmazlar olarak ifrazen tescil edilmiş olduğundan tapu kütüğü sayfası kapatılmıştır. Yola giden olarak ayrılan 3118 m² alan ifraz sonucunda oluşan 2207 ile 2223 parsel numaralı taşınmazlara ulaşımı sağlamak için bu parseller arasında müşterek giriş yolu olarak ayrılmıştır. Söz konusu 2207 ila 2223 parsel numaralı taşınmazların 81063 numaralı imar planı ile düzenlemeye alınarak söz konusu parsellerden o tarihteki İmar Kanunu'na uygun olarak yaklaşık %25 oranında düzenleme ortaklık payı kesildikten sonra 24.07.1990 tarihli ve 3888 yevmiye numarası ile değişik imar parselleri ile şuyulandırılarak 2207 den 2223 parsel numarası dahil tapu kütük sayfaları kapatılmıştır. Dava konusu 22 parsel numaralı taşınmazın bulunduğu alanın ... Mahallesi 26953 ada 26954 ve 26943 adalar üzerindeki bazı parsellerin bulunduğu bölgeye ve adalar arasındaki kalan yollara isabet ettiği görülmektedir. Dava konusu edilen ... tapulama 22 parselden maliklerin rızası ile ifrazen ardışık sıralı olarak oluşturulan 2207 ila 2223 numaralı parsellerin müşterek yolu olarak ayrılan 3118 m² miktardan davacı ...'ya isabet eden miktar 584,62 m², davacı ...'ya isabet eden miktar 584,62 m², davacı ...'ya isabet eden miktar 584,62 m², davacı ...'ya isabet eden miktar 584,62 m² dir. Davacılar bu miktar hisselerine karşılık olarak davalılardan kamulaştırmasız el atma tazminatı talep etmektedirler. Davacıların özel parselasyon sonucu yol olarak ayrılan parsel ile ilgili tazminat talepli davasının yerinde olmadığının anlaşıldığı belirtilerek 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 35 inci maddesi uyarınca imar mevzuatı gereğince düzenlemeye tabi tutulan parsellerden özel parselasyon sonunda malikin muvafakatiyle kamu hizmet ve tesisleri için ayrılmış bulunan yerler için eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamaz ve karşılığı istenemez. Bedeli istenen bölüm de özel parselasyon sırasında davacıların murisinin muvafakatiyle yol olarak ayrılmış olan yerlerden olduğundan davanın reddine dair kararda, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden Kanuna aykırılık görülmemiş ancak dava değerinin 500 TL olduğu ve dava esastan reddedildiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/2 maddesi uyarınca hükmedilecek vekâlet ücretinin reddedilen miktar geçemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi yerinde değil ise de bu hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden belirtilen husus düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 2942 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi uyarınca imar düzenlemesi sırasında malikinin muvafakati ile yol, ... alan ve bunun gibi kamu hizmet ve tesislerine ayrılan alan için eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamayacağı gibi karşılığı da istenemeyeceği gözetildiğinde davacılar murisinin kendi isteği ile yapılan işlemden elde ettiği menfaat de nazara alınarak davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.