Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/11993 E. 2025/7859 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/11993
Karar No
2025/7859
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/496 Esas, 2024/1436 Karar DAVA TARİHİ : 05.02.2021 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/48 Esas, 2022/362 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar ile dava dışı ... adına kayıtlı ... Mahallesi 6 75... parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak ... Belediye Encümenin 22.09.1999 tarihli kararı ile 363,50 m²lik kısmının bila bedel yol olarak ... lehine sicilden terkini ile 596.00 m² olarak kalan taşınmazın 6 75... parsel sayılı ... adına tescilli taşınmaz ile tevhidi suretiyle ... adına tescil edildiğini, lehine artı değer sağlandığını, işlemin yapıldığı tarihte bedelsiz belediye lehine terkin edilen 363.50 m²lik alanla ilgili davalının kamu gücünü kullanarak mülkiyet hakkına el koyduğunu belirterek belediyece alınan kararla davacıların mülkiyet hakkı sınırlanan 363.50 m²lik alanın değerine karşılık belirlenecek bedelin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların rızası ile 1992 yılında tamamlanan işleme karşı haksız el atmadan bahisle tazminat isteminin yerinde olmadığı göz önüne alınarak haksız ve mesnetsiz davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yola terk işleminin dayanağının 22.09.1992 tarihli encümen kararı olduğunu, düzenleme ortak payı miktarının da aşıldığını, tazminat taleplerinin kabulü gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyada bulunan bilgi ve belgelerden; davaya konu edilen 6 71... parsel sayılı taşınmazın 363.50 m²lik kısmı ile ilgili davacılar tarafından verilen muvafatname ile bedelsiz yola terk işlemi bulunduğu ve halen taşınmazın ... Caddesi ve kaldırım olarak kullanıldığı, dava konusu yerin davacı malikinin rızası ile kamunun ortak kullanımına terk edilen yerlerden olduğu anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü istinaf sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre; davaya konu edilen 6 71... parsel sayılı taşınmazın 363.50 m²lik kısmının davacılar tarafından verilen 12.11.1992 tarihli tescil istem belgesi neticesinde, istem üzerine bedelsiz olarak yola terk işleminin gerçekleştiği ve terkin edilen kısmın fiilen yol olarak kullanıldığı anlaşıldığından, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 35 inci maddesi uyarınca terkin edilen kısmın bedeli istenemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/11993, K. 2025/7859, T. 20.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-11993-e-2025-7859-k-7365fcc3b99b