Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13326 E. 2025/10174 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13326
Karar No
2025/10174
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/117 Esas, 2024/86 Karar KARAR : Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi Eski 20 Parsel sayılı taşınmazın mülkiyetinin müvekkillerinin murisi ...'ın maliki olduğunu, taşınmazda inşaata başlanacağı sırada imar planında okul olarak kalması nedeniyle davalı ... tarafından inşaat ruhsatı verilmediğini, Belediye Encümeni Teklif belgesine göre taşınmazın 1.291,04 m²lik kısmın bedelsiz olarak yola terk etmesi, 2.916,93 m²lik kısmının ise kültürel alan olarak kullanılmak üzere davalı belediyeye hibe edilmesi karşısında inşaat ruhsatının verilebileceğinin şifahen bildirildiğini, murisin hibe etmeyi kabul ve talep etmek zorunda kaldığını, taşınmazın %65'lik kısmın murisin mülkiyetinden çıktığını bildirerek dava konusu taşınmazın müvekkillerinin murisi tarafından bedelsiz olarak yola terk edilmek durumunda kalınan 1.291,04 m²lik kısmı ile kültürel alan olarak kullanılmak üzere Belediyeye hibe edilmek durumunda kalınan 2916,93 m²lik kısmın belirlenecek bedelinin yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkillerine verilmesine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli ... Revizyon Uygulama İmar Planında kısmen kültürel tesis alanı ve kısmen konut alanında kaldığından mal sahiplerinin müracaatı üzerine 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) 15 nci ve 16 ncı maddelerine göre uygulama yapıldığını, kendi rızaları ile parselin %40'ından fazlası terkin edilmiş ise de plan notu gereği parselin %60'ı üzerinden kendilerine inşaat alanı verildiğini, davacı maliklerin kendi talep ve müracaatı üzerine işlemlerin başlatıldığını ve rızaen de tescilin gerçekleştirildiğini, müvekkili kurumca davacıların zorlanmış iddiasının gerçeği yansıtmadığını, belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.01.2021 tarihli dava şartlarından olan yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 24.05.2021 tarihli ve 2021/498 Esas 2021/755 Karar sayılı kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin 24.05.2021 tarihli ve 2021/498 Esas, 2021/755 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 35 nci maddesi uyarınca imar düzenlemesi sırasında malikinin muvafakati ile yol, yeşil alan ve bunun gibi kamu hizmet ve tesislerine ayrılan alanlar için açılan davalar bakımından, davanın görülme yerinin adli yargı olduğu gözetilerek mahkemece işin esasına girilerek olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın yargı yolu bakımından usulden reddine karar verilmesi hatalı olduğundan kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; ruhsat almak için murisin rızai terk ve hibeye zorlandığını, yasal dop oranı üzerinde olan kesintinin doğru olmadığını mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Yapılan incelemede; dava konusu kök 20 parsel sayılı taşınmaz davacıların murisi ... adına tapuda kayıtlı iken davacılar murisinin Bahçelievler Belediye Başkanlığına 26.11.2010 tarihinde dilekçe vererek 20 nolu parsele ait inşaat istikamet rölevesine uygun olarak hazırladığı Encümen Folyelerinin kontrol edilerek encümen kararı alınmasını talep ettiği ve bu doğrultuda Bahçelievler Belediye Başkanlığının 07.12.2010 tarihli 2086 Karar nolu encümen kararı ile 3194 sayılı Kanun'un 15 ve 16 ncı maddelerine göre 20 Parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 1.291.04m² alanlı kısmının yola terkinine, kalan parselin ifraz edilerek (B) ile işaretli 2916.93m²lik kısmının 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında kültürel tesis alanında kaldığından bu kısmın Bahçelievler Belediyesi adına hibe yoluyla tescil edilmesine karar verildiği, davacı muris vekilinin 29.12.2010 tarihli tescil istem belgesi ile taşınmazın 1.291.04 m²lik bölümünün rızaen terk ettiği 27.01.2011 tarihli resmi senetle ise 2.916.93m² lik kısmın kültürel tesis alanı olarak hibe ettiği anlaşılmıştır.

3. 2942 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi uyarınca imar düzenlemesi sırasında malikinin muvafakati ile yol, yeşil alan ve bunun gibi kamu hizmet ve tesislerine ayrılan alan için eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamayacağı gibi karşılığı da istenemeyeceğinden ve Anayasa Mahkemesinin 07.09.2021 tarihli ve 2017/22268 başvuru numaralı kararı da dikkate alındığında, davacılar murisinin kendi isteği ile yapılan işlemden elde ettiği menfaat de gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/13326, K. 2025/10174, T. 01.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-13326-e-2025-10174-k-c86d1e02c109