Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/10414 E. 2025/7743 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10414
- Karar No
- 2025/7743
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/417 Esas, 2024/1316 Karar DAVA TARİHİ : 18.04.2019 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/142 Esas, 2023/679 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ...’in İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 18 42... parsel (yeni 126 89... parsel) sayılı taşınmazda malik olduğunu, davalı idareler tarafından kamulaştırma işlemi yapılmaksızın yol yapılmak suretiyle el atıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirlenecek tazminatın davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın müvekkili idareye ihbar edildiğini, dava dilekçesinde müvekkili idarenin hasım gösterilmediğinden davanın reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazın 1953 yılında yapılan tevhit ve ifraz işlemleri sonucu oluştuğunu ve geçit mahalli niteliğinde olduğunu, davanın husumetten reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; uzlaşma dava şartının yerine getirilmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müşterek methal vasıflı taşınmazların mülkiyetinin kök taşınmaz malikine ait olduğunu, kök taşınmaz ifraz edilerek oluşan dava konusu taşınmazın diğer parsellerin müşterek methali olarak tescil edildiğini, lehtar parsellere tanınan hakkın mülkiyet hakkı olmayıp sadece geçit hakkı olduğunu, belediyelerce yol olarak el atılması ile beraber bu parsel üzerindeki geçit hakkının da kendiliğinden son bulduğunu ve kullanma yararlanma haklarının da kök parsel malikine döndüğünü, müşterek methal vasıflı taşınmazda mülkiyet hakkından doğan hakların kök parsel malikine ait olduğunu, lehtar taşınmaz maliklerinin ise sadece geçit (mürur) haklarının olduğunu, mahkemece davacıların aktif husumetlerinin bulunmadığına dair ret gerekçesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların murisinin 11.12.1953 tarihinde başvurusu üzerine 5 18... , 6 ve 7 numaralı parsellerin birleştirilerek 5 18... parselin oluşturulduğu, yine davacıların murisinin aynı tarihli istemi üzerine 5 18... numaralı parselin özel parselasyon işlemine tabi tutularak 5 18... , 104, 105, 106, 107, 1 08... sayılı parsellerin oluşturulduğu, dava konusu taşınmazın davacıların murisi tarafından diğer parsellerin yol ihtiyacını karşılaması için kendi rızası ile yol olarak ayrıldığı ve bu şekilde davacıların murisi adına tescil edildiği, 5 18... , 104, 105, 1 06... parsellerin 25.05.1968 yılında satış yoluyla Hazine adına tescil edildiği, dava konusu 126 89... parselin ... Özel Eğitim Merkez Komutanlığı bahçesi içerisinde kaldığı, davaya konu parselin tapu kaydı incelendiğinde davacıların malik olmadıkları anlaşılmış olup 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 35 inci maddesi nazara alınarak bedeli istenen bölüm özel parselasyon sırasında davacıların murisinin muvafakatiyle yol olarak ayrılmış yerlerden olduğundan davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince dava ehliyeti açısından bir değerlendirme yapılmadan 2942 sayılı Kanun'un 35 inci maddesine dayanılarak istinaf başvurusunun reddedildiğini ve İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğunun belirtildiğini; ancak İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin ret gerekçelerinin birbirinden farklı olduğunu, müşterek methal nitelikli taşınmazların mülkiyet hakkı kök taşınmaz malikine ait olup lehtar parsellere tanınan hakkın mülkiyet hakkı değil; ancak geçit hakkı olduğunu, davaya konu taşınmazlar üzerinde kök parsel malikinin mülkiyet hakkının devam ettiğini, terkin işleminin yalnızca ifraz ile oluşan yeni parsellere geçit sağlamak maksadıyla yapıldığını, müvekkillerinin murisinin mülkiyet hakkının sonlanmadığını, ifraz işlemini yaptıran kök malikin amacının yalnızca yeni parsellerin geçişini temin etmek olduğunu ve bu işlem ile taşınmazın genel yola terk edilmesinin söz konusu olmadığını, dava konusu yola terk alanlarının tamamının tazmini gerektiğini, bedelsiz olarak terk edilen alanların zeminde denk geldiği yer tespit edilip kamu hizmetine tahsis durumunun devam edip etmediği tespit edilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, hem İlk Derece Mahkemesi hem de Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinin hukuka uygun olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacılar tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ...Mahallesinde 12689 (eski 1842) ada 10 parsel sayılı taşınmazın evveliyatının .... Mahallesi 5 18... , 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazlar olduğu, 5 18... , 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazların tamamı davacılar murisi .... adına kayıtlı iken 11.12.1953 tarihli ve ... yevmiye numarası ile yapılan tevhid işlemi sonucu 5 18... parsel oldukları, aynı yevmiye numarası ile 5 18... parsel sayılı taşınmazın da 5 18... , 104, 105, 106, 107, 108, 1 09... parsel sayılı taşınmazlara ifraz edildiği, ifraz sonucu oluşan davaya konu 18 42... parsel (eski 5 18... parsel) sayılı taşınmazın “Geçit Mahalli” vasfı ile tapuya tescil edildiği ve malik sütununda "1479-1486 sahifeler” olarak yazılı olduğu ve 12689 (eski 1842) ada 6 ve 13 parsel sayılı taşınmazlar olup bu taşınmazlarda davacıların ortak murisi .... adına kayıtlı hisselerin 19 67... yıllarında Hava Kuvvetleri Komutanlığınca istimlak edildiği cihetle satış sureti ile Maliye Hazinesi adına tescil edilmiş olduğu, Uygulama İmar Planında da taşınmazın askeri alan olarak planlandığı, 12689 (eski 1842) ada 6 ve 13 parsel sayılı taşınmazlarda davacılar murisi adına kayıtlı tapu bulunmadığı da dikkate alındığında aktif husumet yokluğundan bahisle davanın reddi yerine, 2942 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi uyarınca dava konusu taşınmaz için tazminat istemelerinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi sonucu itibarıyla doğru olduğundan, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.