Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/8289 E. 2025/7553 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8289
- Karar No
- 2025/7553
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2091 Esas, 2024/1417 Karar Avukat ... DAVA TARİHİ : 24.01.2023 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/148 Esas, 2023/350 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 378.290,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
... haricindeki davacılar yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Bu nedenle ... haricindeki davacılar yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verildikten sonra, davacı ... yönünden davalı idare vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Kırıkkale ili, ..., köyü 52 83... parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu, taşınmazın davalı kurum tarafından park alanı olarak kullanıldığını, söz konusu taşınmaza herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmadan el atıldığını ve kamulaştırma bedelinin ödenmediğini beyanla fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla kamulaştırmasız el atma nedeniyle uğranılan zararın karşılığı olarak Anayasa'nın 46 ncı maddesine göre en yüksek banka iskonto oranında reeskont faizi veya devlet borçları için öngörülen en yüksek faiziyle birlikte şimdilik 98.300,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davada görevli mahkemenin İdare Mahkemesi olduğundan görevsizlik nedeniyle davanın reddini, davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönüyle de reddinin gerektiğini, müvekkili kuruma herhangi bir uzlaşma talebinde bulunmadığını, bu yönüyle de dava şartı yerine getirilmediğinden davanın reddinin gerektiğini, davacının dava konusu taşınmazı edindiği tarihten itibaren başlamak üzere 5 yıllık süre dolmadan iş bu davayı açmış ise davanın bu sebeple de reddinin gerektiğini, dava konusu taşınmazın 1986 yılında park alanı olarak belirlendiğini, dolayısıyla dava dilekçesinde izah edildiği gibi değerli bir taşınmaz olmadığını, davacı tarafça istenilen bedelin çok yüksek bir bedel olduğundan kabulünün mümkün olmadığını, davanın esastan reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının tespiti ile davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; parselasyon planının iptali için açılmış dava olmadığından bu davanın da açılamayacağını, fiilen el atmanın söz konusu olmadığını, uzlaşma dava şartının yerine getirilmediğini, Uyuşmazlık Mahkemesi kararları uyarınca davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, seri davalar nedeniyle birleştirme taleplerinin sonuçsuz bırakılmasının yerinde olmadığını, raporun yetersiz bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza fiilen el atmanın olmadığı tespit edilmiş ise de uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulünün gerektiği, kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu, idarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği açık olup, 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7421 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle de dikkate alındığında açılacak bedel davasında adli yargı görevli olduğu, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılıp, dava konusu taşınmaz ile emsalin vergi rayiç değerleri de kıyaslanmak suretiyle dava tarihi itibarıyla arsa değerinin tespit edilmesinde ve bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesinde vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmediği, Belediye Encümeninin 01.06.2022 tarihli ve 452 nolu kararı ile imar uygulaması çalışması başlattığı, çalışmaların sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de karar tarihi itibari ile davalı tarafından çalışmaların sonuçlandırıldığına dair bir belge dosyaya sunulmadığı da dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporunda, keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte, 1986 onay tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı kapsamında "park alanı" olarak ayrıldığı dikkate alındığında, alınan rapor uyarınca taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin ... Haricindeki Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
B. Davalı İdare Vekilinin Davacı ...'a İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.