Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/8822 E. 2025/8158 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8822
- Karar No
- 2025/8158
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2415 Esas, 2024/1645 Karar DAVA TARİHİ : 27.02.2023 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/285 Esas, 2023/669 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili dava dilekçelerinde özetle; dava konusu Kırıkkale ili, ..., ... Mahallesi 31 80... parsel sayılı taşınmaza imar planında park yeri olarak ayrılmak suretiyle el atıldığını, taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Asıl ve birleştirilen davalarda davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; salt imar planı ve buna dayalı imar uygulaması sonucunda uğranılan zarara ilişkin açılan işbu davanın idari yargı yerince çözümlenmesi gerektiğini, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını ve zamanaşımına uğradığını, uzlaşma dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddine karar verilmesini, davacının taşınmazı edindiği tarihten itibaren 5 yıllık süre dolmadan davanın açıldığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, dava konusu taşınmaz için talep edilen tazminatın yüksek olduğunu, başlatılan imar uygulaması çalışmasının bekletici mesele yapılmasını, davacı tarafça aynı taşınmaz ve komşu taşınmazlarla ilgili çok sayıda dava açıldığının tespit edildiğini, seri davalar için öngörülen vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; imar planı ve buna dayalı imar uygulaması sonucunda uğranılan zarara ilişkin açılan işbu davanın idari yargı yerince çözümlenmesi gerektiğini, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını ve zamanaşımına uğradığını, uzlaşma dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddine karar verilmesini, başlatılan imar uygulaması çalışmasının bekletici mesele yapılmasını, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, taşınmazın emlak vergi değeri ile takdir edilen değeri arasında fahiş farklılık bulunduğunu, Kırıkkale Tapu Müdürlüğü tarafından dosyaya gönderilen emsal taşınmazların gerekçe gösterilmeden değerlendirilmediğini, iki satışın emsal alınarak değerlendirme yapan raporun denetlenebilir olmadığını, emsal karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, davacıların taşınmazı edindiği tarihten itibaren 5 yıllık süre dolmadan davanın açıldığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, aynı avukatın aynı taşınmaz ve komşu taşınmazlarla ilgili çok sayıda dava açıldığının tespit edildiğini, bu davaların birleştirilerek tek maktu vekâlet ücretine hükmedilmesini veya seri davalar için öngörülen vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, ıslah yoluyla arttırılan kısım için ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1986 yılında onaylanan imar planına göre kamu ortaklık payı hisselerinden oluştuğu ve "park alanı" olarak ayrıldığı, yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmış ise de uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği açık olup, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle de dikkate alındığında açılacak bedel davasında adli yargının görevli olduğu, bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edilip davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacı payının iptali ile davalı idare adına tapuya tesciline dair kararda, davaya konu taşınmazda Belediye Encümeninin 01.06.2022 tarihli ve 452 sayılı kararı ile imar uygulaması çalışması başlattığı, çalışmaların sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de karar tarihi itibari ile davalı tarafından çalışmaların sonuçlandırıldığına dair bir belge dosyaya sunulmadığı da dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin vaka ve hukuki değerlendirmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca müvekkili idare tarafından imar planı revizyonu ve ilave imar planı çalışmalarının başlatıldığını, söz konusu idare işlemlerin bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki Kırıkkale ili, ..., Mahallesi 31 80... parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ile ''Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." hükmü ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının vekâlet ücretine ilişkin 42 nci paragrafında yer alan "176.618,40" sayısının hükümden çıkartılması, yerine "9.200,00" sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.