Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/9610 E. 2025/8656 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/9610
Karar No
2025/8656
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2218 Esas, 2024/1528 Karar DAVA TARİHİ : 17.01.2023 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/142 Esas, 2023/562 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili dava dilekçelerinde özetle; dava konusu Kırıkkale ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 53 36... parsel sayılı taşınmaza imar planında park alanı olarak ayrılmak suretiyle el atıldığını, taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Asıl ve birleştirilen davalarda davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını ve zamanaşımına uğradığını, uzlaşma dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddine karar verilmesini, davacının taşınmazı edindiği tarihten itibaren 5 yıllık süre dolmadan davanın açıldığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, talep edilen tazminat bedelinin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını ve zamanaşımına uğradığını, uzlaşma dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın reddine karar verilmesini, ... Tapu Müdürlüğü tarafından dosyaya gönderilen emsal taşınmazların gerekçe gösterilmeden değerlendirilmediğini, emsal karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, ıslah yoluyla artırılan kısım için ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, aynı avukatın aynı taşınmaz ve komşu taşınmazlarla ilgili çok sayıda dava açtığının tespit edildiğini, bu davaların birleştirilerek tek maktu vekâlet ücretine hükmedilmesini veya seri davalar için öngörülen vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1986 yılında onaylanan imar planına göre kamu ortaklık payı hisselerinden oluştuğu ve "park alanı" olarak ayrıldığı, yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmış ise de; uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığının doğal sonucu, idarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği açık olup, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle de dikkate alındığında açılacak bedel davasında adli yargının görevli olduğu, bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edilip davalı idareden tahsiline, dava konusu taşınmazdaki davacı payının iptali ile davalı idare adına tapuya tesciline dair kararda, davaya konu taşınmazda Belediye Encümeninin 01.06.2022 tarihli ve 452 sayılı kararı ile imar uygulaması çalışması başlattığı, çalışmaların sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de karar tarihi itibari ile davalı tarafından çalışmaların sonuçlandırıldığına dair bir belge dosyaya sunulmadığı da dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca müvekkili idare tarafından imar planı revizyonu ve ilave imar planı çalışmalarının başlatıldığını, söz konusu idare işlemlerin bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki Kırıkkale ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 53 36... parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/9610, K. 2025/8656, T. 29.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-9610-e-2025-8656-k-832f611fd487