Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/6660 E. 2025/2065 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6660
- Karar No
- 2025/2065
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1430 Esas, 2024/176 Karar Avukat ... KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/186 Esas, 2021/135 Karar Taraflar arasındaki ortak alana müdahalenin önlenmesi ile eski hale getirilmesi istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ..., 325 ada 11 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan zemin + 4 katlı bağımsız bölümden oluşan anagayrimenkulün (4) numaralı bağımsız bölüm maliki olduğunu, kat malikleri kurulu kararı alınmaksızın birkaç bağımsız bölüm maliki ile davalı şirket arasında düzenlenen kira sözleşmesine dayanılarak binanın çatı katına davalı şirket tarafından baz istasyonu kurulduğunu, kira bedelinin de kiraya veren bağımsız bölüm malikleri arasında paylaşıldığını öğrendiğini, söz konusu kira sözleşmesinin herhangi bir kat malikleri kurulu kararına dayanmadığı için geçersiz olduğunu ileri sürerek ortak alana kurulan baz istasyonunun sökülerek çatı katının eski hale getirilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davaya konu haberleşme sisteminin davalı şirket ile dava dışı , ve arasında düzenlenen 01.04.2007 başlangıç tarihli kira sözleşmesi çerçevesinde kurulup tarafların mutabakatı ile kira ilişkisinin 14.06.2017 tarihinde karşılıklı olarak feshedildiğini, akabinde ise bağımsız bölüm maliklerinden ... ile davalı şirket arasında imzalanan 14.06.2017 tarihli kira sözleşmesi doğrultusunda kira ilişkisinin devam ettirildiğini, kısacası davalı şirketin uzun yıllardır dava konusu taşınmazda kiracı sıfatıyla bulunduğunu, kira bedelinin düzenli olarak sözleşmede belirtilen hesaba yatırıldığını, davacının taşınmazı 17.02.2017 tarihinde satın aldığını, taşınmazı satın aldığında kira ilişkisinden haberdar olduğunu, baz istasyonunun kurulmasına dair kira sözleşmesinin geçerli olup sözleşmenin kat maliki ... ile imzalanmasına ve yine kira bedellerinin adı geçen kat malikinin hesabına yatırılmasına diğer kat maliklerinin muvafakat ettiğini, davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun) 45 inci maddesine göre, anagayrimenkulün çatı ve damının kiralanması gibi önemli işlerin kat maliklerinin oy birliğiyle alacakları kararla mümkün olacağı, dava konusu 14.06.2017 tarihli kira sözleşmesinin herhangi bir kat malikleri kurulu kararına dayanmadığı, sözleşme tarihinde davacının bağımsız bölüm maliki olup kira sözleşmesinde imzası bulunmadığı gibi kira ilişkisine muvafakatinin de olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu apartmanın çatısında bulunan davalıya ait baz istasyonunun tahliyesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının talebinin açık ve anlaşılır olmadığını, aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, dava konusu baz istasyonunun iddia edildiği gibi davacının maliki olduğu binanın ortak alanında yer almadığını, davacının maliki olduğu taşınmaz Beyoğlu/ İSTANBUL" adresinde bulunmakta olup dava konusu baz istasyonunun ise Beyoğlu/ İSTANBUL" adresinde bulunan taşınmaz üzerinde yer aldığını, davalı şirket ile dava dışı bağımsız bölüm maliki ... arasında imzalanan 14.06.2017 tarihli kira sözleşmesinin geçerli olduğunu, diğer kat maliklerinin dava konusu taşınmazın kiralanmasına ve kira bedellerinin adı geçen bağımsız bölüm malikinin hesabına yatırılmasına muvafakat ettiğini, davanın reddi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı şirket tarafından dava konusu baz istasyonunun 10 katlı bağımsız bölümden oluşan anagayrimenkulün çatısına yerleştirildiği, ortak alan niteliğindeki çatının birkaç bağımsız bölüm maliki tarafından 14.06.2017 tarihinde davalı şirkete kiraya verildiği sabit olup, 634 sayılı Kanun'un 45 inci maddesi uyarınca kira sözleşmesinin yapılmasının kat maliklerinin oy birliğiyle alacakları kararla mümkün olacağı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu kat mülkiyetli anagayrimenkulün ortak alanına kurulan baz istasyonunun kaldırılması suretiyle eski hale getirilmesi ve ortak alana müdahalenin önlenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 634 sayılı Kanun'un 4 üncü, 16 ncı, 33 üncü ve 45 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. 634 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca, kat malikleri anagayrimenkulün ortak yerlerine, arsa payları oranında, ortak mülkiyet hükümlerine göre malik olup; aynı Kanun'un 4 üncü maddesine göre çatılar, bacalar, genel dam terasları anagayrimenkulün ortak yerlerindendir. 3. 634 sayılı Kanun'un 45 inci maddesi hükmüne göre anagayrimenkulün ortak yerlerinin herhangi bir amaçla kiraya verilip bir hakla kayıtlanması ancak bütün kat maliklerinin oy birliğiyle karar vermesi halinde mümkündür. Bu bağlamda, dava konusu anagayrimenkulün ortak alanı olan çatısına kat maliklerinin oy birliği sağlanmadan kurulduğu saptanan davalı şirkete ait baz istasyonunun kaldırılması suretiyle davalı şirketin tahliyesine karar verilmesi yerindedir. 4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu anagayrimenkulde kat maliki olan davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmasına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 5. Kat mülkiyetli anagayrimenkulün ortak yerine baz istasyonu kurulmak suretiyle vaki müdahalenin önlenmesiyle istasyonun kaldırılmasına ve bunun için davalı şirkete 634 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca uygun bir süre verilmesine karar verilmesi gerekirken, infazda duraksama yaratacak şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci fıkrası uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. Kamu düzenine ilişkin olarak yapılan değerlendirme sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "apartmanın" kelimesinden sonra gelen "çatısında bulunan davalıya ait baz istasyonunun tahliyesine" ifadesinin çıkarılarak yerine "çatısına baz istasyonu kurulmak suretiyle vaki müdahalenin önlenmesine ve istasyonun kaldırılarak davalı şirketin tahliyesine, bunun için davalı şirkete 30 gün süre verilmesine" ifadesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalıdan aşağıda yazılı temyiz harcının alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.