Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/4938 E. 2024/8031 K. – Trafik Kazası

Konu: Trafik Kazası Sonucu Hasar Bedeli

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4938
Karar No
2024/8031
Karar Tarihi
Konu
Trafik Kazası Sonucu Hasar Bedeli

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2728 E., 2021/1725 K. DAVA TARİHİ : 27.11.2015 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/1139 E., 2018/656 K. Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu hasar bedeli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile HZR Tur. Oto. İnş. Züc. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi - rehin sözleşmesi imzalandığını, 34 YL 6478 plakalı Porsche marka 2012 model aracın kaydına müvekkili lehine rehin şerhi işlendiğini ve aynı zamanda kredi borçlusu tarafından, söz konusu aracın davalı nezdinde 18.02.2015 tarih ve 11159690 nolu kasko poliçesi ile sigorta ettirildiğini; kredi borçlusunun sözleşmenin gereklerini yerine getirmemesi nedeniyle İstanbul Anadolu 19. İcra Müdürlüğünün 2015/10261 Esas sayılı dosyasında kambiyo yoluyla icra takibi yapıldığını, araca yönelik yakalama ve muhafaza altına alma kararı verildiğini, işlemlerin devamı esnasında, aracın kaza sonucu hasara uğradığının, yediemin otoparkında kazalı ve trafikçe bağlanmış şekilde bulunduğunun tespit edildiğini; davalı nezdinde hasar dosyası açıldığını; müvekkilinin "dain ve mürtehin" sıfatını haiz olması nedeniyle tazminatın müvekkiline ödenmesi gerektiğini, ancak davalı tarafından tazminatın ödenmediğini iddia ederek, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması kaydıyla, mahkemece tespit edilecek kasko sigorta teminat bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 34 LY 6478 plakalı aracın, olay tarihini kapsayacak şekilde müvekkili nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, davacı tarafından müvekkili şirkete gönderilen 05.11.2015 tarihli e-mail ile sigortalı aracın otoparkta kazalı halde bağlanmış şekilde bulunduğunun öğrenildiğini ve müvekkilinden tazminat ödemesinin yapılmasının istenildiğini, ancak sigortalı araçtaki hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında gerçekleşen bir olay sonucunda oluştuğuna dair hiçbir bilgi ve belgenin bulunmadığını, sigortalı araçta hasara neden olan olayın, sigortalı tarafından müvekkili şirkete kasten doğru bir şekilde ihbar edilmediğinden, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1439/2 nci maddesi uyarınca müvekkili sigorta şirketinin, sigortalı ve dolayısıyla dain mürtehin bankaya tazminat ödeme borcunun bulunmadığını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaza tespit tutanağı dahi tutulmadan, sonradan herhangi bir bildirim yapılmadan aracın kasten terk edilip bırakılmasının ve araç için çalıntı ihbarı bulunmamasının aracın kasten hasarlı şekilde bırakıldığını ve ihbar yükümlülüğünün de kasten ihlal edildiğini gösterdiği, TTK'nın 1439. maddesine göre sigortacının tazminat ödeme borcunun ortadan kalktığı davalının dava konusu hasar tazminatından sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemenin gerekçeli kararında da belirtildiği üzere, hasar gören dava konusu araç için müvekkilinin dain ve mürtehin sıfatıyla tazminat talep etme haklarının olduğunun tespit edildiğini, mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarında da bu hususun tespit edildiğini ve ödenmesi gereken hasar bedelinin 110.000,00 TL olarak belirlendiğini, ancak buna rağmen mahkemece davanın reddine karar verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; aracın trafikte hareket halinde olduğu sırada meydana gelen çarpışma sonucu hasar görmüş olduğu, dain mürtehin sıfatı devam eden davacının, doğrudan davalıdan sigorta tazminatı talep etme hakkının bulunduğu, TTK ve yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca davalının, somut deliller ile meydana gelen hasarın poliçe genel ve özel şartları kapsamında kalmadığını ispatla mükellef olduğu, mevcut deliller ile meydana gelen rizikonun teminat dışı kaldığını ispat edemediği, aracın kazadan önceki piyasa değerinin 310.000,00 TL olmasına karşılık hasarlı olarak değerinin 200.000,00 (icra dosyasında taşıtın açık arttırma şartnamesinde değerinin 200.000,00 TL olarak takdir edilmesi ve aracın 09.12.2015 tarihinde Celil Hacısalihoğlu tarafından satın alınmış olması) olması nedeniyle, davacının talep edebileceği hasar bedelinin 110.000,00 TL olduğu, davacı vekilinin istinaf başvurusundaki itirazların kabul edilerek ve davacı vekilinin 20.04.2018 tarihli ıslah dilekçesi de dikkate alınarak, 110.000,00 TL araç hasar bedelinin, dava tarihi olan 27.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında gerçekleşen bir olay sonucunda oluştuğuna dair dava dosyasında hiçbir delil bulunmadığına ve hasarın müvekkil sigorta şirketine dava dışı sigortalı tarafından ihbar dahi edilmediğine ilişkin esaslı savunma ve itirazlarının nazara alınmadığını, hesaplamanın hatalı ve yetersiz olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından kasko poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu hasar bedeli talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/4938, K. 2024/8031, T. 23.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-4938-e-2024-8031-k-ea5d34cea6ed