Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/4401 E. 2024/10011 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4401
- Karar No
- 2024/10011
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/425 Esas, 2024/648 Karar DAVA TARİHİ : 11.11.2020 KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/624 Esas, 2022/536 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekili tarafından verilen davadan feragat dilekçesi nedeniyle İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., Lodumlu Mahallesi 349 ada 1 parsel sayılı taşınmaza davalı idarece fiili el atma olgusu gerçekleşecek şekilde kamulaştırmasız el atıldığından bahisle taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; imar planlarını yapmaya ve uygulamaya yetkili olan belediyelerin veya mücavir alan dışmda kalan yerlerde Valiliklerin (İl Özel İdarelerin) sorumlu tutulduğunu, bu nedenle husumetin ilgili belediyeye yönlendirilmesi gerektiğinden, öncelikle husumet itirazında bulunulduğunu, ayrıca okul alanı olarak ayrılan gayrimenkullerin mülkiyeti, sonrasında Maliye Hâzinesine ait olacağından husumetin Maliye Bakanlığına yöneltilmesi gerektiğini, dava konusu edilen taşınmaza yönelik herhangi bir kamlaştırmasız el atmanın söz konusu olmadığını, dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığını, taşınmazın salt imar planında okul alanı olarak gösterilmesinin taşınmaz sahibine dava hakkı vermeyeceğini, dava konusu taşınmazın kamu ortaklık payı hisselerinden oluşmaktaysa da arsa sahiplerine diğer arsaları üzerinde tasarrufta bulunmalarını engelleyici bir işlem yapılmadığını, kaldı ki bu parsellerin de fiili olarak kamulaştırılmadan mâlikleri tarafından piyasa rayiç değeri üzerinden tapuda alınıp satılabildiğini, davacı tarafından imar planındaki şerhin hukuka aykırı olarak konulduğu düşünülüyor ise ilgili belediyeden işlemin iptalinin talep edilmesini ve bu konuda dava açılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekcesinde özetle; husumettin kendilerine düşmediğini, bedelin fahiş olduğunu ileri sürülmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili dosyaya sunduğu 20.02.2024 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerini bildirdiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'nun (6100 sayılı Kanun) 311 inci maddesinde feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı, 310 uncu maddesinde ise hüküm kesinleşinceye kadar her zaman davadan feragat edilebileceği hususları düzenlendiği, yapılan incelemede; davacı tarafından verilen vekâletnamede vekilin davadan feragat etme yetkisinin bulunduğu ve vekilin bu yetkiye istinaden usulüne uygun olarak davadan feragat ettiği anlaşıldığından davacı vekilinin davadan feragat dilekçesinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davadan feragat nedeniyle davalı lehine hüküm altına alınan vekâlet ücretine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek madde 4 ün üçüncü fıkrası. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı, imar planında Eğitim Tesis Alanı olarak ayrılmış olması nedeniyle kamulaştırmasız el atma olgusuna dayanılarak açılan iş bu davada 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek madde 4 ile ''Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." hükmü getirildiği gözetildiğinde harca esas değer üzerinden belirlenen vekâlet ücretinin de maktu harca tâbi davalarda maktu alınması gerektiğinden, vekâlet ücretinin nispi olarak belirlenmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinde yer alan ''481.480,00'' sayısının çıkartılması, yerine ''17.900,00'' sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.