Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/14162 E. 2025/11844 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/14162
Karar No
2025/11844
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2413 Esas, 2024/1834 Karar KARAR : Esastan ret / Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/435 Esas, 2023/298 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddi ile kamu düzeni gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ..., Mahallesi 3487 ada 1 parsel sayılı taşınmazda müvekkilinin hissedar olduğunu, dava konusu taşınmaza davalı idare tarafından fiilen el atıldığını, taşınmazın imar planında kamu alanında kaldığını belirterek belirlenecek tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın müvekkil Belediye yönünden husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili .... Belediye Başkanlığınca dava konusu taşınmaza herhangi bir imalat yapılmadığını, bu nedenle söz konusu taşınmaza eylemci olarak el atmayan müvekkil idare açısından davanın husumet yönünden reddini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre kamulaştırmasız el koyma davasını ancak malikin açabileceğini, bu nedenle dava konusu parselin hisseli olması nedeniyle bu taşınmaza ait özel parselasyon planının ibrazının gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin düşük olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaza belediye tarafından el atılmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, dayanağını imar planından alan hukuki el atma tazminatı davalarının idari yargıda açılabileceğini, mahkemenin görevsiz olduğunu, emsal olarak belirlenmiş parselin uygun bir parsel niteliğinde olmadığını, eski tarihli satışların emsal olarak incelenmesinin uygun olmadığını, emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin gereği gibi karşılaştırılmadığını, kamulaştırmasız el atma şartlarının somut olayda oluşmadığını, bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırılması yapılmak suretiyle belirlenen bedelin davalı idareden tahsiline dair Mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, ancak kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararları gereğince 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretinin nispi olarak uygulanması gerektiğinden 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasının uygulanma imkanı bulunmadığı, yerel mahkemece harcın nispi alınması gerekirken maktu alınmasının hatalı olduğu, bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan İlk Derece Mahkeme kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş, ayrıca tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek Anayasa'nın 46 ncı maddenin son fıkrası gereği kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesince yeniden hüküm kurulduğundan güncel tarifeye göre vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedeline hükmedilmesi yerindedir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Davacı taraf lehine hükmedilen vekâlet ücretinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 2 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile yürürlükte olan tarife uyarınca belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru değildir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinde yer alan “213.730,00” sayısının çıkartılması, yerine “312.515,87 TL” sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, aşağıda yazılı kalan harcın davalı idareden alınarak Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/14162, K. 2025/11844, T. 24.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-14162-e-2025-11844-k-418a6a41cef8