Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/14 E. 2025/12211 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/14
- Karar No
- 2025/12211
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/4237 Esas, 2024/3725 Karar KARAR: Esastan ret SAYISI: 2023/740 Esas, 2024/486 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu pilon yeri ve irtifak hakkı bedelinin tespiti ile idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 229 ada 3 ... sayılı taşınmazın 6,25m²lik pilon yeri ve 967,19 m²lik irtifak hakkı bedelinin tespiti ile davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, pilon yeri ve irtifak alanı kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacı idare adına tesciline, kamulaştırma bedelinin davalı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesi ile tespit edilen kamulaştırma bedeli ile kıymet takdir raporu arasında fahiş fark bulunduğunu, çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, Mahkemece kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin işletilmesinin hatalı olduğunu, faize hükmedilecekse dahi faiz türünün yasal faiz olması gerektiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak bedel ve faiz yönünden yeniden hüküm kurulması gerektiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın emsallerine göre mülkiyet ve irtifak değerinin düşük belirlendiğini, objektif değer artışının %500 uygulanması gerekirken hiç uygulanmamasının hatalı olduğunu, dava açılış ayı olan 2023 yılı Ekim ayı münevebesine göre değerlendirme yapılması gerektiğini, kararda sadece dava tarihinden itibaren faize hükmedildiğini, gerekçeli karar tarihine kadar olan kısmın faizinin depo edilmesi ve enflasyon oranına göre faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek katılma yolu ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda açıklandığı üzere, irtifak tesisi istenilen hattın taşınmazdan geçtiği yer ve geçtiği alan dikkate alındığında alınan değer düşüklüğü oranının dosya kapsamına uygun olduğu, dava konusu taşınmazın bir kısmı kapama ... bir kısmı ise sulu tarım arazi niteliğine göre değer biçilmesinde Yargıtay'ın son içtihatları doğrultusunda kapitalizasyon faiz oranının %4 alınmasının yerinde olduğu, değerlendirme tarihi olan dava yılına ait verilerin dikkate alındığı, 2023 yılı maliyet cetvelinde yer alan üretim giderinin brüt gelirin %50'sinden fazla olması nedeniyle 1/3 oranının esas alınmasının doğru olduğu, kapitalizasyon faizine uygulanan kıstasların objektif değer artırıcı unsur için kullanılmadığı ve piyasa koşullarına uygunluğu sebebiyle objektif değer artışı uygulaması yapmadıklarını belirtmesi karşısında objektif değer artışı uygulanmamasının makul olduğu; ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin .../17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi yerinde olduğu gibi dava 01.08.2023 tarihinden sonra açıldığı gözetilerek faizin dava tarihinden başlatılarak karar tarihine kadar işletilmesi ve kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz olarak belirlenmesinin de yerinde olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma konusu pilon yeri ve irtifak hakkı bedelinin tespiti ve tescili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının ve pilon yeri bedelinin tespit edilmesi yerindedir.
3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden sonra 06.10.2023 tarihinde açılmıştır. Bu nedenle faizin dava tarihinden başlatılarak karar tarihine kadar işletilmesi ve kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz olarak belirlenmesi de yerindedir.
4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
5. Tapu ... Genel Müdürlüğü ... Sorgu Uygulaması ve UYAP sisteminde bulunan Tapu ve ... Bilgi Sistemi (TAKBİS) kayıtları üzerinden Dairemizce edinilen bilgiye göre dava konusu 229 ada 3 ... sayılı taşınmazın 21.10.2024 tarihli ifraz işlemi ile pasife alındığı ve taşınmazın 229 ada 4 ve 5 ... numarası ile davalı adına tapuya tescil edildiği, 229 ada 4 parselin 10.918.59 m² ile 229 ada 5 parselin 6.25 m² yüzölçümü ile tapuya kayıt ve tescil edildiği anlaşılmış olup yeni ada ve ... numarası üzerinden hüküm tesis edilmemiş olması infazda tereddüt yaratmıştır.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyannca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2 Kamu düzenine ilişkin olarak yapılan değerlendirme sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3- İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının ; (2) - a bendinde yer alan " 229 ada 3 ..." kısmının hükümden çıkartılması, yerine " 229 ada 4 ve 5 ..." , b) bendinde yer alan " 229 ada 3 ..." kısmının hükümden çıkartılması, yerine " 229 ada 4 ..."
c) bendinde yer alan " 229 ada 3 ..." kısmının hükümden çıkartılması, yerine "229 ada 5 ..." yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.