Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/13697 E. 2025/11219 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/13697
- Karar No
- 2025/11219
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2507 Esas, 2024/1809 Karar KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/229 Esas, 2023/268 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddi ile kamu düzeni gereğince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların ... ili, ..., ... Mahallesi ... ada 1 parsel sayılı taşınmazın hissedarı olduklarını, söz konusu taşınmaza kamulaştırma işlemi yapılmaksızın fiilen el atıldığını belirterek tespit edilecek paylarına düşen bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza müvekkilinin hiçbir müdahalesinin bulunmadığını, müvekkili belediye tarafından söz konusu taşınmazda herhangi bir çalışma, imalat yapılmadığını, dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli .... Revizyonu Uygulama İmar Planında "İlkokul Alanında" kaldığını, kamulaştırma yetki ve sorumluluğunun Milli Eğitim Bakanlığında olduğunu, davanın müvekkili belediye yönünden husumet nedeniyle reddinin gerektiğini ileri sürmüştür. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmaz üzerinde müvekkili idarenin hiçbir fiili müdahalesinin bulunmadığını, hukuki el atma iddiası var ise de davanın İdare Mahkemelerinde açılması gerekirken Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, davacı tarafın imar planından kaynaklanan zarara uğradığını düşünmesi halinde tazminat talebinden de ilgili belediyenin sorumlu tutulması gerektiğini, tazminat için zarar ve kusur koşullarının gerçekleşmediğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, taşınmazın fiilen yol olarak el atılan kısmının bedelinin davalı ... Başkanlığından, arta kalan ve imar planında ilkokul alanu içinde kalan kısmın bedelinin ise davalı ... Bakanlığından tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece belirlenen bedelin çok düşük olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; A harfi gösterilen kısma dökülen malzemenin davalı idare ile ilgisinin olmadığını, B harfi ile gösterilen kısımdaki müdahalenin kaldırıldığını, husumet yokluğu nedeniyle müvekkil idare yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, emsal seçiminin hatalı olduğunu, tazminat miktarının yüksek olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza müvekkili idarenin fiili atmasının bulunmadığını, proje bütünlüğü nedeniyle müvekkil idarenin sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, sorumluluğun fiilen el atan ve imar planını yapan belediyelerde olduğunu, tazminatın yüksek olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tapuda arsa olarak kayıtlı olduğu, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ilkokul alanında kaldığı, asfalt yol ve stabilize yapılmak suretiyle dava konusu taşınmaza el atıldığı, arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve fiilen el atılan bölüm dışında kalan ancak imar planında ilkokul alanı olarak bırakılan bölümünlerinde de proje bütünlüğü gözetilerek bedeline hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir; ancak eldeki davada taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra el atılmıştır. 2942 sayılı Kanun'da 04.11.1983 tarihinden sonraki el atmalara ilişkin başkaca bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçlarının nispi olarak uygulanması gerektiğinden, İlk Derece Mahkemesince ... yönünden alınması gereken ilam harcının maktu olarak belirlenmesi doğru olmadığından İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeninden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan güncel tarife üzerinden lehlerine vekâlet ücreti verilmesi gerektiğini ve hükmedilen tazminat bedelinin Anayasa'nın 46 ncı maddesi gereği kamu alacakları için öngörülen en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş, dava konusu taşınmaz üzerinden stabilize ve asfalt yol geçirilmek suretiyle fiili el atmayı....Belediye Başkanlığının gerçekleştirdiğini, imar planlarını yapma ve yürütme yetkisinin belediyelerde olduğunu bu nedenle de belediye başkanlığının sorumlu olduğunu, idareleri yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, idarelerince taşınmaza fiilen el atılmadığını, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgu Uygulaması ve UYAP sisteminde bulunan Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) kayıtları üzerinden Dairemizce edinilen bilgiye göre; dava konusu 344 ada 1 parsel sayılı taşınmazın yargılama devam ederken 21.03.2024 tarihinde imar uygulamasına tabi tutulması sonucu tapu kaydının kapatılıp 344 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların oluştuğu anlaşılmıştır. 4. Bu durumda, Mahkemece en son imar uygulamasına ait şuyulandırma cetvelleri ilgili Belediyeden istendikten, dava konusu taşınmazın imar uygulaması sonucu gittiği yeni tapu kayıtları ilgili Tapu Müdürlüğünden getirtildikten, imar uygulaması sonucu yeni oluşan parsellerin imar planındaki özgülenme amacı ilgili Belediye Başkanlığından sorulduktan, şuyulandırma öncesi ve sonrası çaplı krokiler ilgili Kadastro Müdürlüğünden getirtiltildikten sonra, mahallinde yeniden keşif yapılarak, imar uygulaması sonucu oluşan yeni parsellerin tapu kaydı zemine uygulanıp, yeni oluşan parsellere davalı idarece fiilen el atılıp atılmadığı, fiilen el atılmasa bile dava konusu taşınmazın imar planındaki konumu, kamuya tahsisli alan olarak ayrılıp ayrılmadığının, kamuya özgülenme durumunun devam edip etmediği tespit edilerek bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, bu husus bozmayı gerektirmiştir. 5. Kabule göre de Bölge Adliye Mahkemesince karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan tarife uyarınca vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesi karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan tarife uyarınca vekâlet ücreti takdiri hatalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar ve davalı ... vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.