Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2024/12063 E. 2025/11213 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/12063
Karar No
2025/11213
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/992 Esas, 2024/1365 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/231 Esas, 2024/137 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ..., ... Mahallesi ... parsel (eski 7) sayılı taşınmaz murisleri .... adına kayıtlı iken dava konusu taşınmazın davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmadığı hâlde fiilen kullanıldığını belirterek taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, dava konusu taşınmazın kesinleşmiş mahkeme kararı gereğince davalı idare adına tescil edildiğini, bu nedenle kamulaştırmasız el atmanın söz konusu olmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın 1956 yılından çok önceden beri kamu hizmetine tahsisli olduğunu, davanın usul ve esas bakımından tümüyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; 221 sayılı Amme Hükmi Şahısları veya Müesseseleri Tarafından Fiilen Amme Hizmetlerine Tahsis Edilmiş Gayrimenkuller Hakkında Kanunu’nun (221 sayılı Kanun) uyarınca davanın reddi gerektiğini, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, taşınmaza 1956 yılı öncesinde el atıldığını, kamu malı niteliğinde olan vakıf mallarının özel mülkiyete konu olamayacağını, taşınmazın hayrat niteliğinde olduğunu, davacının öncelikle tapu iptal ve tescil davası açması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile taşınmazın niteliğinin tespit edilmesinde dava tarihinin esas alınmasının hatalı olduğunu, tespit edilen bedelin fahiş olduğunu, bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının değerlendirilmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi dava konusu taşınmazın mülkiyetinin 1969 yılında tapulama ile kazanıldığı, bu nedenle 221 sayılı Kanun'un davada uygulanma olanağı bulunmadığı, Anayasa Mahkemesinin 04.08.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararı ile 221 sayılı Kanun’un da iptal edildiği anlaşılmakla davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; dava konusu taşınmazın geldisi eski 7 parsel sayılı taşınmazın 5750 m² olarak 09.09.1969 tarihinde tapulama çalışmaları sırasında tam hisse ile davacılar murisi ... adına tescil edildiği, İSKİ Genel Müdürlüğü tarafından İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılıp 26.12.1973 tarihli ve 1971/1046 Esas, 1973/1080 Karar sayılı dosya üzerinden hasımsız olarak görülen dava neticesinde, 221 sayılı Kanun hükümleri uyarınca idare adına tesciline karar verildiği, taşınmaza 09.10.1956 tarihinden çok önce Atik Valide Suyu Memba Sahası ve İsale Hattı nedeniyle el atıldığı anlaşılmıştır. 3.Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararı, 04.08.2022 tarihli ve 31913 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmış ve 04.05.2023 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiştir. Bu karar ile 05.01.1961 tarihli ve 221 sayılı Kanun’un; 1., 2., 3., 4., 5., 6., 7., 8. ve 9. maddeleri iptal edilmiştir. Dava konusu taşınmazın tapudaki ilk tesis tarihinin 1969 yılı olması nedeniyle bu Kanun'un uygulanma imkanı bulunmadığı, davacıların dava hakkını bu tarih itibarıyla elde ettikleri anlaşıldığından somut olayda kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü doğrudur. 4. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak ve Dairemiz denetiminden geçen dosyalar için belirlenen metrekare birim fiyatları ile uyumlu olarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı idare vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/12063, K. 2025/11213, T. 09.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2024-12063-e-2025-11213-k-11052aee4110