Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/1309 E. 2025/11091 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1309
- Karar No
- 2025/11091
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1459 Esas, 2024/1906 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/43 Esas, 2023/61 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten soma dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; .... ili, ..., .... Mahallesi .... ada 1 parsel (eski ... parsel), ... ada 2 parsel (eski ....), ....,...,... parsel sayılı taşınmazlara fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedelinin tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların İstanbul-İzmit Otoyolunun Yarımca-İzmit Kesimi Km: 72+000 - 79+923 arası yol inşaat ve emniyet sahası tesis etmek amacıyla 31.05.1973 tarihli ve 1973/95 sayılı Kamu Yararı Kararına istinaden kamulaştırma sahası içerisine alınarak ifraz edilmesiyle oluşturulduğunu, 6830 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 14 üncü maddesi uyarınca 30 günlük süre içerisinde açılmayan davanın reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun teknik ve hukuki yönden eksik ve hatalı olduğunu, taşınmazın tapuda halen tarla vasfında olmasına rağmen arsa olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, Yargıtay kararlarına göre dava ile emsal alınan taşınmazların mümkün olduğunca dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden, dava konusu taşınmazla benzer yüzölçümlü ve dava tarihine yakın tarihte satış görmüş bir emsal olması gerektiğini, emsal alınan taşınmaz ile kamulaştırılan alanın yüzölçümünün benzer olmadığını, ayrıca bilirkişilerce dava konusu taşınmazın metrekare değerini belirlerken objektif kriterleri dikkate alınmaksızın soyut bir takım değerlendirmelerde bulunulduğundan bilirkişilerce tespit edilen metrekare değerini kabul etmediklerini ileri sürerek usul ve kanuna aykırı olarak verilen kararın kaldıırlmasını talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların imar parseli olduğu, üzerinde fiilen içerisinden yol geçtiği, somut emsal kabul edilen .... Mahallesinde bulunan .... ada 95 parsel sayılı taşınmazın, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında kaldığı, emsal taşınmazın da imar uygulaması görmüş imar parseli olması sebebiyle düzenleme ortaklık payı düşülmemesinin doğru olduğu, eldeki dava dosyasında tespit edilen 2.300,00TL/m² birim değerinin yerinde olduğu, aynı mahalden Dairemizden geçen dava dosyaları ile dava tarihi itibarıyla uyumlu olduğu anlaşılmış olup neticeten; bilirkişi heyetince taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile emsal incelemesi yapmak suretiyle taşınmazların değerini belirlemeleri ve buna göre bilirkişilerin dava konusu taşınmazlar ile emsal taşınmazın konum, ve diğer nitelikleri yönüyle karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek suretiyle 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu' nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi çerçevesinde her iki taşınmazı kıyaslamak suretiyle dava konusu taşınmazların değerini belirlemelerinde isabetsizlik bulunmadığı, bilirkişi heyet raporunun karar vermeye yeterli ve elverişli olduğu, Mahkemenin bu raporu esas alarak hüküm kurmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı idare vekili istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararma karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır 2. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 2. Arsa niteliğindeki taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.